Usumek

Hayatta ciddi anlamda nefret ettigim birinci durum islanmaksa ikincisi de usumek olsa gerek.  Oyle ki, biraz daha cahil olsam, herkes kuresel isinma kuresel isinma diye feryat figan ederken “niye o kadar buyutuyorsunuz ayol, ortalik isiniyor ne guzel iste” falan derdim.  Yazin herkes sicaklardan bunalmis sikayet ederken, ne kadar bunalsam da, hatta en bunaldigim zamanlarda “su anda kicinin donuyor olmasi ve bu sicaklar arasinda bir secim yapman gerekse secimin bu olurdu, hic sikayet etme” derim kendime.  Sicaga katlanmasini da daha kolay bulurum.  Gel gor ki usumeye dayanamiyorum, hem fiziksel olarak hem de sevmeme seklinde.  Soguklar bana gore degil.

Sicak bir yerde yasiyorum, Antalyamsi iklimi var, belki daha bile sicak. 1 saatlik mesafede “col” var oyle diyeyim.  Yazin sicaklarda sogutmayi fazla acmam evde (hem fatura girmesin hem de karbon ayakizimiz minimal olsun diye), cogunlukla sorun olmuyor.  Sicak hava dalgasinin vurdugu veya sicak ruzgarlarin esip ortaligi kavurdugu donemlerde ihtiyac duyuyorum bir tek.  Gel gelelim, bu sicak iklimde bile havanin bayagi sogudugu 1-2 haftalik bir sure oluyor.  Iste su siralar o donemi yasiyoruz.

1 saatlik cemberimiz icinde col oldugu gibi tepesi karli daglar tepeler de var, en azindan su anda karli.  Gecen gun benzinci muhabbeti yapiyordum ya, o gun sirada beklerken baktik ondeki kamyonetin arkasi kar doluydu.  Adamlar cikmislar daga, kari doldurmuslar, sehre inmisler.  Ne yapacaklarsa?  Valla, hic oyle kar meraklisi degilim.  Her sene Ekim’den sonra sabahlari ilk is camdan bakip kar yagmis mi diye kontrol eden, kar yagdiginda bambaska bir insana donusuveren, kar kar diye cildiran, kar tutar tutmaz kendini disari atip “snow angel”di, kardanadamdi, kartopuydu insan evlatlarinin kar ile icad ettigi ne kadar eglence varsa tadina doymaya calisan insanlar var.  Ben hicbir zaman onlardan olmadim, olmayacagim da kesin.  Hayatimin belli kisimlarinda soguk, karli memleketlerde yasadim, insan mecbur olunca yasiyor, hayatta kaliyor bir sekilde ama sagol canim ben almayayim mumkunse.

Ay neyse, sadede gelemedim.  Yilda zaten kac gun soguk yasiyoruz, o soguklarda da evdeki isitici bozuldu iyi mi?  Simdi bir de sunu soylemem lazim: soguk soguk diyorum ya, 40F/4-5C’nin altina da dusmuyor.  Oyle sifirin alti durumlar yok yani.  Evin ici de 15in altina dusmuyor gunduz (yorganin altinda oldugum sabah ayazi saatlerinde dusuyor olabilir 4am gibi).  Ama usuyorum anasini satayim.  Bunun icin beni kinayacak, amma hanimevladiymissin beaaa diye dalga gececek, hatta “yuh!” deyip nefret edecek soguk iklim insanlari eminim olacaktir.  Istediklerini desinler, bu benim usuyor oldugum gercegini degistirmez.

Evet, isitma sistemim bozuldu.  Hatta tirstirici bir sekilde bozuldu, yangin cikmadigina sukrediyorum.  Home warranty adamlarini aradim, dedim boyle boyle, police kapsami dahilindedir herhalde.  Adam yollayacaklar bakalim ne zaman gelecekler, tamiri/yenilenmesi ne kadar surecek (ve bana kaca patlayacak).  Simdi soyle bir sey soruyorum kendime:  Bu soguk dalgalari gelmeden once ev aksamlari soguk oldugunda ustume bir kat daha giyip oturuyordum isitmayi acmak yerine.  Soguklar gelince birden fazla yuklendim diye mi bozuldu acaba alet, surekli calistirsam isleyen demir isildar misali bozulmasini engeller miydim?  Yuklenme demisken 21-22 derecede oluyordu termostat, oyle bir evi kadinlar hamamina cevirme durumu yok yani.

Bu soguk evde ne yapacagiz simdi?  Bir battaniye var, hediyeydi, cikardim dolaptan, indidim asagi, amanin super sicak tutuyormus.  Ona sarindim.  Su snuggie denen alet faydali olur muydu diye dusundum ama hala sacma buluyorum o fikri.  Uzerimde battaniyeyle bir miktar Heidi’deki Klara gibi hissediyorum, onun da dizlerinde battaniye olurdu ya.  Bir de bir somine olayimiz var, yalanci gazli somine.  Yaktim isitir diye, pek isitmadi, bir de koktu ustelik.  Ulan tam bilmiyorum, bacasi acik degildir CO2 zehirlenmesine kurban gideriz diye tirsarak vazgectim o fikirden.  Battaniyeye ve caya talim ediyorum.

Battaniyeye talim eden bir ben degilim.  Kedi hanim yazin gider tas yerlerde yatar, olmadi sehpanin ustunde yatar.  Simdilerde koltugun ustune serili battaniyesinin uzerini mesken tuttu.  Kurku var neyi var ama o da soguklara bir miktar hassas galiba.  Benim battaniye boyle pelus gibi, yumos bir sey.  Niye gelip buna da sulanmiyor onu anlayamadim.  Battaniyeye sulanmisken biraz dibime girer diye umit ediyordum halbuki, mesafesini korumayi bildi.  Allahsiz kedi, su soguklarda gelse soyle kucagima, gobegime falan yatsa, karsilikli isinsak fena mi olurdu?  Yok, yamacimda degil yanimda olmayi tercih ediyor, kucagimda degil ayagimin dibinde uyuyor.

Boyle battaniyeler altinda oturmak zorunda kalmak biraz sinirimi bozdu, niye bozuldu bu alet simdi falan diye soylendim.  Ama sonra bir ara yasadigim soguk geceler aklima geldi de halime sukreder hatta bununla eglenebilir hale geldim.  Vaktiyle uzak ve soguk bir diyardaydim.  Kislari da soguk olan bu memlekette malesef bazi servisler cokmustu (Turkiye’ye dua ettirecek kadar).  Gazla isinan merkezi isitma sistemi vardi sehrin, ama gaz borulari curudugu ve yenilenemedigi icin gaz ise yaramiyordu (ya da milletin dedigi buydu).  Buz gibi gecelerde uyku tulumumun icinde otururdum. Bir de ev sahibimin verdigi kiytirik bir elektrikli isitici vardi, sadece kendi onunu isitan, onu da dibime koyardim.  Gece uyku tulumumun icinde ve iki uc kat yorgan vs. ortunun de altinda uyurdum.  Tey tey teyyy.  Boyle bir kisi gecirmis biri olarak simdi soguktan mutsuz olmam dusununce bana bile sacma geldi ama iste usumek boyle bir sey.  Usuyunce gecmisimi gelecegimi unutuyorum, o kadar sevmedigim, katlanmak istemedigim bir sey.

Simdi memleket yangin yeri (DTP’nin kapatilmis olmasi ve bunun etrafinda cereyan eden olaylar durumlar vs.).  Su halde bile usumenden bahsediyorsun, ne sefa pezevengi insanmissin, ne tuzun kuruymus, satilmis vatan haini falan diyen olabilir.  Valla sen de haklisin da sekerim, ama “siz sicacik evlerinizde otururken…” tribi atamazsin bana.  Evim sicacik falan degil zira, soguk, usuyorum.  DTP’liler ve de partiyi kapatma kararini alanlar da evleri soguk, usuyen, cesitli gercek sorunlarla bogusan Kurt vatandaslari biraz kaale alsalardi boyle bir gundemimiz olmazdi zaten.  Basimiza ne geliyorsa “derdim var” diyen insanlarin derdini dinlememekten geliyor.  Boyleyken boyle. Allah usutmesin.

Reklamlar

One thought on “Usumek

  1. Geri bildirim: Dalyan hayal kirikligi demekmis | Sapkadan Cikan Tavsanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s