Kimlik kargasasi

Gecen bir arkadasimla yazisiyoruz, ona friendfeed’de olan ve garipsedigim bir seyden bahsediyordum.  Sonunda bende bir kimlik kargasasi olduguna kanaat getirdim, lakin bu kargasayi nasil duze cikaririm onu da bilmiyorum, cikarmasam dunyanin sonu degil diyerek klasik saldim cayira mevlam kayira yaklasimimi uygun gordum duruma.  Yine de, bu kargasayi su ortamda paylasmak isterim, modern insanin kimlik sorunlarina ibretlik ornek olsun diye.

Simdi su yazdigimi okuyan da diyecek ki azinlik kimligi var da ifade sorunu yasiyor galiba zavalli.  Alakasi yok.  Bahsettigim kimlikler gercek kimligim ve sanal kimliklerim.  Gecenlerde yazmistim ya evlilik sonrasi isim degisikligi surecini, aslinda onun devami bir nevi bu muhabbet.  Orada “ben”e takilan yasal etiketin soyadi kismina kaynak yaptiydik.  Ama bir de bu “ben”in hayatinin bir parcasi olan sanal dunyadaki etiketleri var, onlar biraz karisti iste.

Dikkatinizi cekerim, bir kimlik bunalimindan bahsetmiyorum.  Ne bileyim gercek hayatta farkli bir insanken su bloga yazarken bambaska bir kimlige burunmuyorum.  Orada burada “ben” olarak varoldugum icin ekstra bir sorunum yok.  Farkli olan bir sey de var tabii: sanal ortamlarda “ben”in hepsini ifsa etmek istemiyorum.  Bunun pek cok sebebi var tabii (asagida belki bahsederim).  Mesela o legal isim etiketimin sanal etiketlerimle ilintilenmesini istemiyorum.  Burada ogrencilerden falan bahsediyorum ama is yasantimin da sanal benle ilintilenmesini istemiyorum.  Ne bileyim, hayatimin ve benim degisik taraflarimiz degisik sanal ortamlarda ifade edilsin, birbirlerine bulasmasinlar.

Dun muydu neydi, gazetede cok da detayina girmeden okudugum bir haber vardi.  Hatirladigim kadariyla soyle:  Bir yerde bir kaymakam var, gencin bir yere tayini cikiyor, bulundugu yerden ayriliyor diye bir veda gecesi duzenleniyor.  Genc de arkadaslariyla eglenip cosuyor, belki biraz dagitiyor, dansozlu falan bir foto vardi galiba.  Bu gecede cekilen fotograflar (facebook araciligiyla?) amirlerinin dikkatini cekince olan oluyor.  Yok efendim pozisyonuna yakismayan davranislar sergilemis bilmemne, sorusturma baslatiliyor.  Bu elemanin 9-5 isi olmasi gereken sey butun hayatini kaplamis, o “kaymakam” kimligi eglenip cosmak isteyen genc erkek kimligini ele gecirmis.  Eleman kiz tavlamaya bara gitse de boyle devlet memuru takilmak zorunda (yani husranla eve donmek zorunda diyebiliriz.  7/24 devlet memuruna varmaya hevesli kizlar vardir ama onlari barda bulamaz diye dusunuyorum.)

Neyse, benimki de biraz boyle, cesitli sosyal rollerim neylerim var herkes gibi, ama bunlarin birbirinden bagimsiz takilabilmesini istiyorum. Mesela, ogrencilerim gelip bu blogda yazdiklarimi okuyamasin istiyorum (hic Turk ogrencim olmadi), dunku ogrencilerle yemegin kahve ayaginda bir facebook muhabbeti acildi, ben de makul bir sekilde ogrencilerimi prensip icabi eklemedigimi soyledim, sebebini anlattim.  Hatta donemin ortasinda evlenmis olup onlara hicbir sey soylememis olmama cok sasirdilar, resmen isyan ettiler niye soylemiyon diye.  O hafta onlarin dersinden bir saat once evlilik sertifikamizi aldik, derslerinden 1 gun sonra da evlendik ama bunu niye bilsinler ki?  Ogrencilerimle samimi olmakla, arkadascil olmakla ilgili bir sorunum yok ama malesef konumlarimiz geregi ogretmen-ogrenci kimliklerimizin cizdigi bazi sinirlar var, aramizda bir ast-ust iliskisi var.  O yuzden samimiyet onlara her seyimi ifsa etme boyutlarinda degil, arkadascil olabiliriz ama arkadas i ih.

Neyse, gelelim sanal aleme.  Ben IRC devrini direk es gectim, internetim neyim vardi ama IRC olayina girmedim iste.  Parcasi oldugum ilk online “community”/topluluk Eksi Sozluk degildi ama legal etiketimle degil bir rumuzla dahil oldugum ilk topluluk oydu galiba.  Sanal olarak muhabbet kurdugum kisiler oldu, sanal kalsa da rumuzu gecip legal isim boyutuna gectigim kisiler oldu, bire bir tanistigim, gorustugum kisiler oldu.  Bu insanlarin hepsi de “ben”imle muhabbet ettiler, yani bir kismina 17 yasinda manken adayi, bir kismina 20 yasinda bankaci rolu oynamadim.  Sadece paylastigim kisim  ve/ya miktar farkediyordu.

Sonra yavas yavas bir seyler degisti, birkac birbirinden bagimsiz, ufak tefek ama bana “hoh?” dedirten sey oldu.  Ben sozlukte selebriti falan degildim, takip eden birkac kisi vardi herhalde tanidiklarim haricinde ama onlarla da hic mesajlasmam falan olmadigi icin kim olduklarini bilmiyorum.  Ama bu kadar goz onunde olmayan ben bile bu “hoh?” olaylari yasadim.  Insanlar senin onlara verdiginle yetinmiyorlar, senin onlara acmadigin tarafini da altindan girip ustunden cikip kesfetmeye fethetmeye calisiyorlar.  Google, facebook, dedikodu, ve tabii ki entrylerinin bizzat kendilerinden sagilan kolajlananlar, her turlu imkan var sonucta bunu yapabilmek icin.  Ha ilk zamanlarda cok da kasmiyordum, tanistigim insanlardan kendimi sakinasim gelmemisti cok, sagolsun sozluk super insanlar tanidim sayesinde.  Ama sonradan “benden uzak Allah’a yakin” insan oraninda artis oldu (ya da absolut sayilari yukseldigi icin muhatap olma sikligi artti, bilmiyorum).  Ve bana oyle geliyor ki, bu ikinci grup kendilerine verilmeyeni alma konusunda daha bir hirslilar, stalkerliga basvurmaktan gocunmuyorlar.  Bir “aya benzer yuregim e dogal olarak takipteyim” masumiyeti de yok, direk vicious, dur bir seyler bulayim da agzina sicayim modunda.

MSN’i hayatimdan silince birden bayagi bir sey degisti.  Bir cok iletisim yoluyla yine erisilebilir olsam da cogunlukla selam sabah kesildi.  Sonra sozluge de yazmamaya basladim.  Sonra da blog yapasim geldi ve o noktada bir etiket sorunu basgosterdi.  Blogu da sozluk rumuzumla mi acacaktim yoksa baska bir sey mi olacakti(m)?  Malumunuz oldugu uzere baska bir sey olsun kararina vardim.  Ne bileyim birbirinden bagimsiz olsun dedim.  Farkindaysaniz hala da israrla sozlukteki rumuzum bilememneydi demiyorum.

Belki beyhude bir caba olacak yeni bir sanal kimlikle yeniden dogmak, belki (ya da buyuk ihtimalle) insanlar eninde sonunda ha bu sozlukteki bilmemkim diye esitleyiverecekler kafalarinda.  Aman bilmiyorum.  Boyle olsun istedim, inceldigi yerden kopsun.  ff’de de ne istedigini bilmeyen bir sekilde takiliyorum.  Once legal ismimle seyettim, sonra bu rumuza cevirdim ve feed’i private olmaktan cikardim (halka acildim eki eki), sonra “aman cok da onemli bir sey dedigim yok zaten, insanlik benim feedlerim olmadan da evrimini devam ettirebilir” diyerek yine private yaptim.  Insan kime hitabettigini, “audience”inin kim oldugunu/olmasini istedigini bilmediginde boyle oluyor haliyle.  Yani ff’den ne bekliyorum bilmiyorum (tanidigim tanimadigim herkese abone olayim, herkes de bana abone olsun ile arkadaslarimla olagan geyiklerimi farkli bir mecrada yapayim arasinda fark var haliyle).  Buraya yazdiklarimi kim okuyor (bildigim bir iki es dost disinda) onu da bilmiyorum.  O yuzden bir kimlik kargasasi var.

Arkadasin biri ff’de bana “sunlari ekleyebilirsin” diye oneriler yolladi, cogu gercek isimleriyle varlar ve ben onlarin sozlukte kim oldugunu bilmiyorum.  Kendime dedim gercek ismini bilmedigimi (nickini bilsem de) simdilik takip edesim yok, ff sozluk uzantisi olmasin.  Isin ilginc tarafi da su, sozlukten tanistigim, hatta ismimi cismimi bilen insanlarin bir kismi bu CilginSapkaci seysinden habersizler.  Yani merak etseler ben oldugumu anlamalari zor degil ama iste cok merak uyandiran, vayanasini kimmis la bu dedirten bir kisilik oldugumu iddia edemeyecegim.

Icimden aslinda “amaaan amma da abarttin ha, bu kadar abarttigina degecek kadar ilginc ve populer biri de olsan?” diyorum.  Degilim, ben boyle iyiyim, lakin iste insanlarin stalking kapasitesinden korktum bir kere, benim gibi siradan bir sanal etiket sahibinin bile sanal dunyadaki muhataplari gercek dunyasina tecavuz etmeye kalkiyorsa kim bilir daha goz onunde olanlar neler yasiyordur.

Aslinda tam da “kim bilir” degil, daha goz onunde olanlara dair gozlemledigim seyler de var “Allah sabir versin” dedirten, endiselerimi onayan seyler. Aklima gelen bir sey var, kimlerdi, mesele neydi hatirlamiyorum bile.  Bayagi cilgin bir polemik vardi sozlukte, birisi de tartismanin diger tarafindaki bir yazara bel alti vurma ihtiyaci duyuyor ve yanlis hatirlamiyorsam “failed academic” gibi bir laf ediyor.   Boyle bir seyin nereden ciktigini hic bilmiyorum, dayanagini bilmiyorum.  Ama dusunsenize, takildiginiz online bir ortamda birisi sizi discredit etmek icin is yasaminiza, isinize dil uzatiyor. Ad hominem icin domainleri asip ozel hayata tecavuz etmeler, ifsaatlar ve saireler, ne cig.  Iste ben boyle bir sey yasamak istemiyorum.  Boyle seyleri engellemenin iki yolu var: 1. boyle ciglikleri yapabilecek (sig) seviyelerde surunen insanlardan kendini uzaklastiracaksin, 2. onlarin boyle laflar edebilecek bilgiye ulasmasina engel olacaksin.  Kolay olmuyor her zaman bunlar.

Amma abartmissin ya diyorsunuzdur buyuk ihtimalle, dedim ya, ben de diyorum.  Belki abarttim, suc bende ama sever gibi degilim.  Bir miktar misanthrope oldugum yalan degil.  Ona gore yani 🙂  “Beni sevin, opmeyin” diyerek zibilyon yil once sokaga cikarildiginda onune gelenin opmesi yuzunden paralanmis yanaklara sahip bir bebecikken salya onlugumde yazan seyi bloguma tasiyarak cemberi tamamliyorum, kendim icindeyken kafam disinda kaldigi icin caresi yok kardesim her aksam boyle icip kederlenip mutsuz olacagimi dusunuyorsaniz cok yaniliyorsunuz.  Saat cok gec olunca zirvalamak tabiatim geregidir. Satilan mal geri alinmaz. Vasati 40 cop.

Ekleme: Sonradan soyle bir sey gordum, ilginc ve konuyla yakinen alakali.

Being Online: Identity, anonymity, and everything in between ->Bu bir serinin ilk yazisi, en altta diger yazilara linkler var (su anda sadece 2.si var, digerleri yazildikca linklenecek herhalde)

Reklamlar

5 thoughts on “Kimlik kargasasi

  1. pis bir okuyucu olarak tabii ki linke tiklamadim, ama senin yazini okudum tamamen. ben de bazen bunlari da buraya koyuyorum ama ya dusmanlarim da gorurse diye dusunuyorum, ama genellikle dusmanlarimin agzina herhangi bir kanaldan sakiz olabilecek seyleri internete hic yazmamayi seciyorum. tabii o da benim paranoyakligim, ama ben de dusmanlarimi internette arastirmayi severim, ha bulursam magazin haber yapmiyorum, bakip geciyorum, ama dusman var dusman var ehehehe, amma da dusman bir insanmisim, benden korkulur.

  2. Once dusunuyorum “Ulan benim niye ‘dusman’im olsun?” diye, oyle controversial bir insan degilim. Ama sonra goruyorum ki insanlar o kadar sudan seylerden kilic bileyecek duruma geliveriyorlar ki, korkuyorum. Mahsun’a donesim, kafami 45 derece egip kollarimi acip “hepimiiiz kardesiiiizzz” diye turku cigirasim geliyor. Lakin olmayacak duaya da amin denmez, kisisel hayatim uzerinde kontrol ve online dunyada populerlik/bilinirlik arasinda bir secim yapmak gerekirse ilkini seciyorum. Altim kuru keyfim yerinde 🙂

  3. Ben internette legal etiketi ile hayatını afişe eden bir insan olarak başlangıçta benzer endişeleri çok yaşadığımı söylemeliyim. Fakat bir noktadan sonra bir tercih yapmam gerektiğini farkettim. Çünkü anladım ki, ben legal kimliğimi ne kadar gizlemeye çalışırsam çalışayım, etrafımdaki birileri kendilerini legal etiket ile paylaşmayı seçtiklerinde benim kim olduğumun anlaşılması bir “stalker” için hiç zor olmayacak. Nitekim, sözlükteki ismim, eşimin kendisini elalem ile paylaşmayı seçmesi ve birbirimize yazmış olduğumuz aşk entryleri yüzünden aramızdaki bağın anlaşılmasının hiç de zor olmaması yüzünden anonimliğini yitirdi, ben de ağzıma gelen küfürü yazamamaya başladım.

    Dediğim gibi, bir karar vermem gerekiyordu, ben de kendimi olduğum gibi afişe etme yolunu seçtim. Bunun ilerideki dezavantajlarını tamamen kestiremiyordum doğru, ama avantajlarını da (ki avantajdan kastım iş bulmak filan değil, bir şekilde hayatıma katacağı güzel bir şeyler) kesitemeyeceğimi, her şeyi kontrol etmemin imkansız olduğunu farkettim.

    “Rumuz” kullanıldığında belki bir Google araması ile çıkmıyorsun insanların karşısına, ama internette etkileşim içinde bulunduğun diğerleri (FF’deki, sözlükteki “arkadaşların, takipçilerin”) arasından da art niyetli, can sıkıcı insanlar çıkabilir, bu insanlar biraz dedektiflik ile senin kim olduğunu çıkarabilir. Birileri her zaman bir tartışmada ad hominem yapabilir. Bunları engellemenin kolay bir yolu zaten yok bence.

    Benim de yıllardır süren bu internet maceramda başıma can sıkıcı şeyler gelmedi değil. Ya da rumuz kullandığı ve bu kimlik meselesine çok önem verdiği halde, hakkında legal etiketi kullanılarak bloglar açılan ve başkalarının görmesini istemeyeceği şeyler paylaşılan kişileri de biliyorum (mesela bunu nasıl engelleyeceksin?) 🙂

    Bana kalırsa bindik bi alamete, gidiyoz kıyamete. Ben de bu süreçten elimden geldiğince az endişe ile en çok keyfi almaya çalışıyorum.

    Geçen gün dayım anneanneme Facebook’taki fotoğraflarımı göstermiş, anneannem de oraya dayıma yorum girdirtmiş “daha usturuplu resimler goyun garı goda ay anam gııı” diye 🙂 Düşündüm önce bir endişelenir gibi oldum, sonra alışsın bakalım bunlara da, bu yaştan sonra Facebook’a gireceği varsa, göreceklerinden ben sorumlu değilim 🙂 (Bunun getireceği bir problem var ise de, o problem ortaya çıkınca uğraşayım istiyorum).

    Bu da benim iki kuruşum 🙂

  4. Ben geri geldim. Yukarıda yazdıklarıma şunu eklemeliyim aslında: legal etiketimle buralarda bulunduğumdan, aklıma gelen her şeyi de yazamıyorum bazen elbette. Anonim günlerimi özlüyorum kimi zaman. Ama anonim olarak bir blog sahibi olmak istesem, gerçekten bunu benim dışımda kimsenin bilmemesi ve çevremdeki tanıdıklarımın bile beni tesadüfen keşfetmeleri gerekecek. Diğer türlü, yukarıdaki yorumda da dediğim gibi benim arkadaşlarım üzerinden kim olduğumun anlaşılması o kadar da zor olmamalı.

    (son olarak, verdiğin linki ben de okumadım, ama yazını sonuna kadar okudum, o linkte bahsedilenleri tekrarlamış isem affola).

  5. Linkteki yazilar bizim asil derdimiz olan stalkerlik muessesesinden cok bahsetmiyor, daha cok kisisel bilgilerimizin sistematik olarak elde edilmesi ve kullanilmasindan bahsediyor. Bizim ortamlardaki anonimlik meselesi biraz daha farkli ve sen (Duygu) kendini tatmin eden bir cozum bulmus secimini yapmissin. Keske ben de o noktada olsam ama anlattigim gibi hala kafamin icinde emin degilim ne istedigimden. Hani saklayacak, utanacak bir seyim de yok, insanlar kim oldugumu bilseler muhtemelen “negzel” diyecekler. Hahaha, hatta sey oldu ff’e ilk geldigimde: senin beyinin feedlerinin birinin altinda bir muhabbet donuyordu geyik, ben de bir sey dedim, ve iki genc aralarinda top cevirerek hop diye bana “aptal” dediler (aptallik parayla olsa gider alirmisim falan). O noktada “sen benim kim oldugumu biliyor musun huleayn?” diyesim geldi, 2 saniyeligine, demedim tabii ki, ne faydasi var 🙂

    Sanirim anonim olmayi tercih etmemin bir sebebi zaten olmasam da izleyenlerin takip edenlerin daha farkli kisiler olmayacagini bilmek. Mesela fb’da profilimde var benim diger blogun URLi, hatta yazilar oraya feed ediliyor ama takip eden pek yok. Feedi okuyup “bu da kim?” (olumlu ya da olumsuz sekilde) diye soran oldu, o kadar mi anlasilmiyor yani ben oldugum yuh bana diyorum ahahah. Burayi da ff’dekiler ve tesadufen gelenler (google’da hurriyet webtv arayanlar) okuyor, baska kim okusun ki zaten? Neyse, inceldigi yerden kopsun modundayim, bilmiyom bilemiyom.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s