Guzel ve Cirkin

Bugun mutfaga cay doldurmaya gidiyordum o sirada arka bahcenin kapisindan bahceye dogru kaydi gozum, baktim turuncu bir sey.  Ulan dedim yine kimin coplugu pisligi ucup bahceme geldi.  Daha dikkatli bakinca bir de ne goreyim, cicekmis!  Ciktim disari, hemen fotograf cektim.  Ama fotograftan da gorulebilecegi uzere bir gunah cikartmam gerekiyor.

Apartman cocuguyum ben, oyle cicekten bocekten anlamam.  O “green thumb” denen sey bende yok, ve bu da onun genetik bir sey olmadigini gosterir.  Annem mesela tarlalarda buyumus bir insan oldugundan kelli evimizin salonlarinin bir kosesini ufak capli bir cicek bahcesine cevirirdi, cevirebilirdi.  Balkonlarda da bir sandik icinde yesil sogan, maydanoz, nane yetistirirdi.  Accayip guzel cicekleri olurdu hep, hele de cezayir menekseleri.  Becerikli bu konuda cok.  Bana gelince, yillar icinde bir iki saksi bitkim olmustur belki ama hep olduler.  Bende izi kalan tek bitki deneyimim ise yoldan gecerken kopardigim ve suya koydugum bir zakkum yapragini bayagi bayagi bir buyutmemdi.  Lakin birden boceklendi hastalandi ve oldu (cok sembolikti olumu, direk ellerimle buyuttugum solar iken dirilttigim modu).

Neyse iste, apartman cocugu, cicek/bitki becerisi olmayan, meraklisi da olmayan bir insanim.  Ama ev sahibi olunca isler degisti birden.  Onu arkasi derken bir bahcem oldu.  Bahcenin bir cim olayi var, bu cooook uzun hikaye, never ending saga hatta, o yuzden orayi direk es geceyim, sonra anlatirim.  Ama bir de daha onceden ekilmis bitkiler var.  Bir ara adam tutmustum, bahceyi ve agaclari halletsinler adam etsinler diye (bir basima altindan kalkabilecegim bir is degildi).  Onlar biraz ortaligi toplamislardi.  Sonra bir turlu ilgilenemedim o bitkilerle, yani kimse ilgilenmedi.

Iste bu turuncu/eflatun cicek acan eleman da arka bahcede duvarin dibinde kendi kendine takiliyordu.  Goruldugu uzere arada kurumus yapraklar bilmemneler var ama bir kere ellemedigim icin oooyle kalakalmislar, hic temizlenmemisler.  Cicegi gorunce cok buyuk sucluluk duydum dogrusu.  Birinin askina karsilik vermemenin, verememenin suclulugu gibi.   Sen hic ilgilenmiyorsun, yuzune bakmiyorsun, ama o sana cicek veriyor falan. (Ozur dilerim Tuncay, affet beni, umuyorum ki o ilkokul askini kalbine gomup mutlu bir hayata yelken acmissindir!)

Iste bu sucluluk duygusuyla su bahceyle biraz ilgileneyim dedim.  Baktim crabgrass denen igrenc otlar yine baslarini kaldirmaya baslamislar.  Bunlar goruntu olarak bildigin ota benziyor ama aslinda bir tur weed/ayrikotu.  Biraksan bahceni istila eder.  Oyle igrencler ki boyle kokleri yatay olarak yayiliveriyor.  Ben bir ara bunlara weed-b-gone isimli ayrik otu karsiti ilac atmistim ve zayiflamislardi bayagi ama son yagmurlarda falan tekrar kendilerine geldiler galiba.  Yesillenmisler cosmuslar.  Ben de oturdum baslarina basladim sokmeye.  Bazen bir cekiyorsun, boyle tirrrttt diye yarim metre ip gibi cikiyor kok.  Yivranc!  Itiraf etmeliyim ki “hain dusman al sana bombe!” turu bir haz da veriyor bunlari sokmek, koklemek.  Bayagi stres attirici bir sey.  Tam havama girmisim, bir oglen vakti ayrik otlarini hedef alip sokuyorum, sokuyorum, sokuyor sokuuuyoooruummm (Agora meyhanesi melodisiyle okunacak), birden ciyaakk diye bagirarak elimdekileri firlatip uc adim geri firladim.  Cunku neden? Cunku topragi cok kurcalayinca topragin altindaki ivir zivir da gun yuzune bas uzatmaya kalkiyor.  Ivir zivirdan kastim kimil kimil solucanlar, iiiyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy.  Hayatta solucan ve yilan turu yaratiklardan igrendigim kadar cok az seyden igreniyorum.  Itiraf edeyim korkuyorum da.  Hani bu fear factor gibi bir yarismaya katilacak olsam, bana uygun gorulen “ceza” solucanlarla dolu bir kaba elimi sokmak falan olurdu.  Ucunda 100milyon dolar olsa bile de yapmam boyle bir sey, bu kadar da buyuk konusuyorum.  Her seyin bedeli yok bu dunyada!  (Yasar Usta mode on!)

Ha iste, bahcenin beauty’si, guzeli su cicekcegizse, cirkini, beast’i de bu yimil yimil solucanlar.  Yani cok kizamiyorum da, hayvanlarin da kendi caplarinda bir faydalari var ortama.  Ama gozumden elimden uzak olsunlar bir mumkunse.  Ha bu arada, bahcemde sekip duran cici kuslara kendilerini yem ettikleri icin de kendilerine ayrica tesekkur ederim.  Kuslar sabahlari ugruyorlar daha cok, o vakitlerde soyle topragin uzerine dogru cikabilirlerse bir zahmet. Tsk cnm optm kib.

O arada tekrar karar verdim, baharda annemi getirtiyorum.  Su bahceyi bir adam etsin, obur yan tarafa domtez momtez eksin, ortami ciceklendirsin.  Komsularim bahceme bakip parmaklarini falan isirsin, “waoouuuww!” desin, catlasin patlasinlar.  O catlatip patlatma hayallerimden uyanip dedim “kahrolsun crabgrass-solucan ittifaki!” ve daha guvenli bir is yapayim, su dokulmus yapraklari toplayayim diyerek biraz o isle ilgilendim.  Ama cok enteresan da bir durum var.  Bahcenin enteresan bir aerodinamigi var.  Yapraklarin cogu (hepsi demiyorum ama cogu) esen ruzgarla evin yan tarafina dogru gidiyor ve orada arka ve on bahceler arasindaki kapinin onune yigiliyor.  Isin guzel tarafi da, o kapinin obur tarafinda da cop kutularimiz duruyor.  Hahah, yani yapraklar kendi ayaklariyla(!?!) copun dibine kadar geliyorlar.  Keske butun yapraklar, hepsi hepsi, soyle akilli olsa da ben hic tirmikla yaprak kovalamaca oynamak zorunda kalmasam.

Sonra da karnim acikti, borek yaptim.  ISTE O BOREK!!!.  Lakin bu fillo dough denen sevimsiz seyle yaptim, hic guzel olmadi.  Goruntuye aldanmayin yani.  Boku direk yufkaya atiyorum, cunku ben hakliyim, yufka igrenc onu kiniyorum ve ona laflar hazirladim.  Kendi yufkami acmaya baslayacagim bu igrenc yufkalar yuzunden. Milfoy hamuru guzel de, icinde ne kadar cok yag var haberim de var.  Milfoy milfoy nereye kadar, kicimiz buyuyor, gobegimiz ayvadan kavuna donusuyor.  Beauty and the beast rolled into one, milfoy hamuru dedigin sey aslen budur.  Vatandas bilinclensin!

Bu kici basi ayri oynayan yazinin nihayetinde sizlere favori kedimizin mayisik bir fotografi ile veda edeyim.  Ulan ne diye okuduk bunca laf salatasini diye soylenen varsa soyle yimisasin, suratinda yayvan bir gulus olsun, omuzlarindaki stres cozulsun, pambik kibin gidin buradan.

Reklamlar

One thought on “Guzel ve Cirkin

  1. Geri bildirim: Bahar « Sapkadan Cikan Tavsanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s