Turk Mutfagi

Gecen hafta dellendim, buradaki Turk arkadaslara (abla-kardes 2 kisi topu topu) aksama gelin tikinalim dedim.  Soyle bir “altin gunu”ne yakinsamakti niyetim, ama abartmadim, tadinda biraktim.  Iyi ki de oyle yapmisim, daha fazla cesit olsa hepsinden daha az yenecek ve daha cok sey artacakti.  Ozetle, minik simitler (kandil simidimsi), peynirli puf borek ve patates salatasi yaptim. Arkadaslar da  karisik filiz salatasi ve barbunya getirmisler, oh oh oh.

Iste o kandil simitleri ve borekler! (Bir fotogaleri mi yapmali ne yapmali!?! Turk basini standartlarina dusurmeyelim blogu neyse.) Bu arada fotograflarin kalitesi super degil, cunku bunlara yumulmadan once cok kasamadik, iphone’la cektim, isigi neyi ayarlamadigimiz icin los cikmis.  Yemek blogu degiliz kardesim, ne kasicam, biz yemek degil yeme bloguyuz, bizi taniyin kizim biz buyuz roaaggrr! Hehehe.

Neyse iste, aksam 6:30’da hazir olur demistim, kafadan hesap yaptim simitler, borekler, salata toplam kac saatte hazir olur diye. 4:30 muydu neydi hamura giristigimde.  Iste o noktada birkac sey gecti aklimdan:

1. Eger bir sekilde “karisik” bir ciftin cocugu olsaydim, yani ebeveyinlerimden biri Turk olmasaydi, Turk olanin annem olmasini isterdim, cunku evde Turk yemeklerinden mahrum kalmak istemezdim.  Simdi burasi biraz cinsiyetci oldu, sanki kadinlarin gorevi yemek pisirmektir sanrisini desteklercesine.  Bizim evde yemekleri annem pisirdigi icin oyle, “yemek isini iyi beceren ebeveynimin Turk olmasini isterdim” diyebilirim daha genel olsun diye, anladiniz siz derdimi.  Ama soyle de bir sorun var: annem yemek yapmayi guneydogu mutfaginin ustasi babaannemden ogrenmis, yani babam yabanci olsa buyurken yedigim o guzelim yemekler yerine anneannemlerin oralarin daha yavan buldugum yemekleriyle buyumek zorunda kalirdim. Ulan, bir fikir egzersizi yapacagim alti ustu, onu bile elime yuzume bulastirdim.  Evde Turk(iye) yemekleri yiyerek buyumek bence bir ayricalik.

Simdi, bu belki cok iddiali oldu. Cin, Fransiz, Meksika vb. mutfaklar var gayet zengin, lezzetli.  O elemanlar evde ne pisirip yiyor bilemiyorum, cunku ancak “cin restorani”na gittim ben.  Hong Konglu bir ev arkadasim vardi, ev usulu Cin yemegi onun pisirip yedikleri olamaz, inanmam.  Kizimiz mutfaga pek asina olmayan tikimsi bir Cin asilli genci temsil ediyordu daha cok.  Ama bir Alman, bir Ingiliz, bir Amerikan ev yemeklerine Turk ev yemekleri hem cesit, hem lezzet, hem de besin degeri acisindan bin basar, bence bu boyle.

Amerikalilar yemek hazirlamak icin “fix” kelimesini kullaniyorlar. Tamir etme, kotarma gibi anlamlari var. “Hop hop hop aksam yemegi hazirrrrr!” seklinde.  Biz de is guc derken cogunlukla bu sekilde “hop hop hop” yapiyoruz ama yine de makarna uzerine kavanozdan domatesli sos dokuvermiyoruz haftanin 5 gunu.  Her gece Turk mutfagi klasiklerini masaya servis ettigim falan yok (nerdeee) ama annem yapardi, ben onlari yiyerek buyudum.  Mustakbel bebelerim icin uzgunum, anneanne yoksa alengirli yemekler yok, ama yine de Amerikali arkadaslarindan daha sansli olacaklar.

2. Bu uc cesiti 2 saat kadar bir surede hazirlayacaktim ya, iste hamuru simitcikler haline getirirken kendimi Yemekteyiz yarismasinda gibi hissettim bir an.  “Nasil, Cilgin Hanim, sofrayi 6:30’a kadar hazirlayabilecek misiniz?  Bakalim Cilgin Hanim sofrasina ne tur cicekler  secmis, ne renk boncuklar serpistirecek?”  Yarismayi birkac kez Tr’da izledim annemlerle, oradan biliyorum.  Ve acikcasi izlerken sasiyorum, cunku, annem mesela bir gunde bilmemkac cesit yemek hazirlayabilen bir kisi, benim de bol cesitli yemek daveti yapmisligim var tek basima (ki annem kadar becerikli degilim).  Bu insanlar niye beceremiyor, iki ayaklari bir pabuca giriyor ki? Tam kavrayamadigim bir seyler var herhalde yarismada.  Ama en guzeli, tabii ki, yetistiremezsem gelenlerin sofrayi kurmaya falan yardim edeceklerini bilmek.  Nitekim, sofrayi kurmaya ve salatanin sosunu dokup karistirmaya yardimci oldular.  Yemekteyiz bence guzelim ailevi/dostane sofra kulturunu kavga/gurultu/dusmanlik/kurnazliga cevirdigi icin cok itici.  Yemek hazirlama telasesi kismini seviyordum ama kapi calindigi anda cekilmez oluyordu.

3. Yine annem.  Altin gunlerine katilirdi annem, ama gordugum kadariyla artik gunlerde servis edilenlerin icerigi de degismis.  Ben kucukken bayagi cilgindi.  Pogaca, borek, kisir, mercimek koftesi, kurabiye, yas pasta, bilmemne cesit tatlilar, zeytinyagli sarma, elmali pasta… Bir tabakta en az bir 5-6 cesit olurdu.  Ortaliktaysam anneme yardim ederdim ama isin cogunu yine o yapardi.  Anneme yardima da kisiri islatmakla baslamistim, hey gidi. Bir de cok guzel sarma sardigimin kesfedilmesiyle o is bana yikilmisti. Ama mesela, nasil yapildigini gorsem de annem hic borek yapmama izin vermedi, hele hamur yogurmama veya hazirlanmis hamurdan pogaca, simit vs. yapmama izin vermedi.  Keki sadece karistirirdim, malzemeleri falan o koyardi.  Bu yuzdendir ki, birden ana yuvasindan ucup yalniz kaliverince hamur islerine bir sure veda ettim.

Sonra yavas yavas fillo dough‘dan borek yapmayi kivirdim (ama sevmiyorum bu yufkalari), sonra hazir hamurlardan (pillsbury) pogacalar, ve bugun dahi severek yedigimiz, super de kolay olan milfoy hamuru boregi yaptim bol bol.  Lakin, kendim hamur yogurmadim pek.  Kekle, tatliyla aram yoktu zaten de pogaca vs. olsa super olurdu.  Sonradan sonraya o ise de giristim, artik milfoy disinda hazir hamur almiyoruz.  Kocambey de masallah becerikli o konularda.  Su anda ekmegimizi cogunlukla evde kendimiz yapiyoruz.  Kocambey kendisi sifirdan yapiyor, ben ona cesaret edemedigim icin makinayla yapiyorum.  Gecenlerde simit olayini da kivirdik, artik sirtimiz yere gelmez.

Annem ve altin gunune geri doneyim, konu dagildi.  Cogunlukla kendisi yapiyordu hazirliklarini.  Bir gun onceden zeytinyaglilar hazirlanir, sarma mesela misafirlerin ogleden sonra 2’de gelecegi gunun sabahi sarilmaya baslanmaz.  Ama borekti, kekti, hele hele kisir ve mercimek koftesiydi o gun hazirlanmali ki taze olsun, sicak olsun.  Yapardi valla hatun.

Bu altin gunlerine ben genelde okulda vs. oldugum icin denk gelemiyordum.  Ama dusununce, ev hanimlarinin giyinip suslenip, topuklu ayakkabilarini giymek icin bahane olan bu ev gezmelerine gitmeleri bayagi surreal geliyor.  Giyinip suslenmeyi kadinlarin erkeklere kendini begendirmek icin yaptiklarini one surenler icin bir “yok yeaaa!” adeta bu toplantilar, zira kadinlar birbirlerine begendirmeye calisiyorlar kendilerini.  Lop lop giderdi onca karbonhidrat deposu vallahi, tabaklar bosalir ikinciler bile yenirdi.  Artanlardan da evdekilere yollanirdi, ki gune gitmis anneyi merakla bekleyen “bu da okuldan gelmis hani bana hani bana demis” cocugu anlarim az degildir.  Baskasinda pisen yemegin tatliligindan midir, o kadar degisik ve guzel seyi bir tabakta birarada gormenin zevki midir bilemem, uzeri bir kagit peceteyle ortulu o tabagi annem uzatinca sanki taclandirilma torenindeki kralice adayi gibi hissederdim.  Tabagi alinca da tabii abiyle babayla paylasma zorunlulugu vardi.  Ne varmis ne varmis diye bakip, “first comer’s advantage” kullanarak en guzel seyi (mozaik pasta!?) goturme cinligi yapmisligim da vardir.  Zaman icinde komsular arasinda mutfak becerisi ayrimina da gidiyor insan, X teyzeden gelen tabaga heyecanla atlarken, mutfagi zayif Y teyzeden gelen tabaga “hmpf” diye gozucuyla bakabiliyor.

Artik o dolu dolu tabakli gunler yok.  Kadinlarin daha mesgul olusu belki bir etken, ya da annemin neslinin yaslandigi icin bu mutfak maratonunu kaldiramamasi.  Ama bence en cok “saglik” ve “imaj” derdi.  Cikan kolesterollerle, “ay basenim de iyice buyudu”lerle veda ettiler mozaik pastalarina, bol tereyagli kurabiyelere.  En son gordugumde, maksat muhabbet ve para biriktirmek olsun diyerek “simit” gunu duzenliyorlardi!!!  Bizim gibi oyle evde yapma simit de degil tabii ki, her gun sokaktan gecen simitciden aliyorlar simitleri.  Tabakta simit, peynir, domates, yaninda cay, oyle gun yapiyorlar.  Ha simit peynir domates uclusu candir, ugruna ne cok ic cekmisligimiz vardir ama yani mazimizdeki gun tabagi ile ogrenci kantini menusu farkli olmaliydi.  Devrin ve Celik’in degistigi bir surecte altin gunu fenomeninin, verilen mamalarin da degismesi belki de degismeyen tek sey degisimin kendisidir onermesine bir kez daha “Chapeux!” cekip boyle nostaljik kelamlar edebilmemiz icindir.

Iste, ben de altin gunu diye yola cikip uc (+ gelen 2=5) cesitle sofrayi tamamlamistim.  Ama Allah icin simitler de borek de guzeldi. Filizler zaten super enteresan ve cilginca saglikli/besleyici.  Hic fena degil!  Biraz fazla karbonhidrat yuklemesi oldu ama, arkadaslara soz vedim, bir dahaki sefere (bu haftasonu?) daha saglikli besleyici takilacagim bir altin gunumsu yapacagim.  Kisir, mercimekli kofte mesela bu kriterlere uyuyor.  Ama demin mozaik pasta dedim, canim cekti, bir de ondan?

Son olarak, aslinda bu yaziyi yazmak icin asil durten, gecen Cuma’dan ve yillar oncesinden onca seyi buraya dokturen seye gelelim: Anthony Bourdain denen bir eleman var, orayi burayi geziyor, durmadan yemek yiyor, bu sefa pezevenkligini de program diye yayinliyorlar!  Bu elemanin Istanbul maceralari gecenlerde yayinlandi, Turkiye’deki arkadaslar bile facebook’larina post ettiklerine gore belki cogunuz biliyorsunuz, izlediniz.  Izlemediyseniz iste ilk parcasinin linki, gerisi de alakali videolardan buluna.  Dun aksam bu bahsettigim arkadaslara gittik, yayinlanan bir tekrarini izledik hap beraber.  Herif yiyor, yiyor, ha babam yiyor. Lahmacun yiyor, bal-kaymak, sucuklu yumurta yiyor, kebap yiyor, doner durum yiyor, sakatatlar yiyor, midye dolma yiyor… hep yiyor.  Ve biz her agzini acisinda ya yutkunuyoruz, ya “yapma beee!” diye isyan ediyoruz, ya adama sovuyoruz, ya “ah ulan ah!” diye ic cekiyoruz. Her izleyen Turk bizim gibiydiyse adam saglam kufur yedi bu bolum yuzunden kesin! Gecen yaz Turkiye’deki gunlerimde (topu topu 20 gun) hep hastaydim, hic dogru duzgun bir sey yiyemedim.  Kocamkisisiyle karar verdik, eve donerken liste bile olusturmaya basladik, bu yaz Turkiye’ye gidince dibine vuracagiz, iki kurus servetimizi lokante masalarinda birakip fesat geciren midelerle kalkacagiz, 10 kilo almadan donmeyecegiz geri! Bouhuhuhu.  Yani tamam, memleketimizin lezzetlerini burada da bulmaya, yaratmaya calisiyoruz ama yani bir doner, bir iskender, bir midye dolma olmuyor olamiyor.

Ozetle: mutfagi boyle guzel, boyle zengin bir memlekette dogup buyumus olmak buyuk sans, gel gor ki ondan uzak yasamak da bazen eziyet olabiliyor.  Blogun ismini “Genc Gurbetcinin Acilari” diye degistireyim mi ne yapayim, of!

Reklamlar

3 thoughts on “Turk Mutfagi

  1. Cok guldum okurken, agzimin da sulari akti, bak z tusu basmiyor artik. Biz de beyimle gecen gun konusuyorduk da (beyimin annesi bize geldiginde bana bir iki yemek ogretti de oradan yola ciktik), yemek yapma bilgileri kaynanadan geline aktarilir, mesela benim Bulgar anannem de kaynanasindan ogrenmis, cok guzel yemek yapardi (ki evlenene kadar hic yapmamis yemek). Bu orneklerden universal olduguna karar verdigimiz “kaynanadan geline yemek bilgisi aktarimi” kanununu da suna bagladik: efendim kocanin annesi zaten bu canavari kucuklugunden beri beslemis ve bu yasa kadar buyutmus, gelin icin de bu pahabicilmez bir kaynaktir, bu canavari nasil doyurabiliriz, ya da kalbine midesinden nasil ulasabiliriz diye ilk elden ogrenebilir.

  2. With no disrespect to my kayinvalide, ben annemin kocami mutfak bilgi ve becerileriyle donatmasini istiyorum sahsen, optimum cozumu boyle buldum. Kalplerimiz ve midelerimiz arasina set cekmis durumdayiz biz su durumda zaten, yoksa bu got bu gobekler iyice zivanadan cikacak. Kayinvalideden deniz borulcesi yapmayi ogrendim, lakin bitkiyi bulamayinca o bilginin pek bir faydasi olmuyor. Uzuntu ve muz kabugu.

  3. Geri bildirim: Simdi Istanbul’da Olmak? « Sapkadan Cikan Tavsanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s