Bahar

Dogu kiyisinda gecirilen soguk, karli, yagmurlu, kapali havali bir kistan sonra baharin gelisi insani daha bir mutlu ediyor.  Esegimi once kaybedip sonra bulmuscasina sukran ve mutluluk doluyum.  Bu satirlari da bahcemizde esen ruzgara ragmen usutmeyen bir hava esliginde keyif yaparken yaziyorum.  Palmiyelerin yapraklari ve ne oldugunu bilmedigim mor salkimlar ruzgarda siril siril dalgalaniyorlar.  Komsunun sayko kopegi kendi kendine havlamasa iyice huzur verici bir ortam olacak, artik o kadari da kadi kizi kusuru olsun.

Kuslar neredeler onu merak ediyorum, sabahlari civir civir dolaniyorlar ortalikta, bu saatte yok kus mus.  Hatta bu sabah iceride bahce kapisinin hemen karsisina denk gelen kanepede oturmus telefonla konusurken bir hummingbird/sinekkusu (arikusu degil) gordum.  Eskiden oturdugumuz yerde bu kustan bayagi olurdu, ama burada herhalde ilk defa goruyorum.  O minnacik bedenle, o kadar hizli hareket eden kanatlarla bir hos yaratiklar.  Eyyyy yimirtaya can veren rabbiimmm moduna girmeden, sinekkusu hastasi Mitfakcibasi arkadasima bir selam cakip bu bahsi kapatayim.

Evimize geri dondugumuzden beri hava serinceydi, yagmur falan yagdi hatta.  Ulan dedim, gelirken boktan havayi da mi getirdim?  Neyse ki duzeldi.  Iki aksamdir 5 cayimizi yapip bahcede iciyoruz.  Lakin cay zevkimize limon sikan bir olay var, o da cayimizin bitmis olmasi!  Normalde Turk cayi ile (cay cicegi) Twinnings ya da Ahmad Tea’nin Earl Grey’ini harmanlayip yapiyoruz cay, ama Turk cayimiz bitmis, buradaki ortadogu marketinde de yoktu.  Sirf earl grey de cok super olmuyor dogrusu.  Cuma gunu sehre iniyoruz (hahahhaa!), oradaki dukkanlari deneyecegiz.  Cay bulana kadar dolaniriz artik.  Tulumba opsiyonu var en kotu ihtimalle ama shippingleri odeyesim yok.

Cuma gunu yapacak cok isimiz var, cay seferi disinda.  Sehre asil gidis sebebimiz bir sureligine beni ziyarete gelen annem ve babami karsilamak.  Cuma gec vakitte varacaklar.  Hazir havaalani icin gitmisken bir de konsoloslugun kapisina dayanip evliligimizi tescil ettirmeye calisacagiz, bakalim ne olacak (bu konuda bilgilendirici bir yazi yazarim birkac gun sonrasinda sanirim).  Konsoloslukta isimizi bitirip havaalanina yollanma arasinda da iste Turk urunleri pesinde kosmacalar, “Farmers Market”taki sufer mamalardan hangisi ile karnimizi doyuracagimizi sasirmalar, belki sahilde bir iki tur…  Konsolosluk disinda direk sefa pezevenkligine vuracagiz yani.  Umarim trafik tikanikliklarina kalmayiz da sefamiz bozulmaz.

heyo bahar geldikis bizde taze bitti, dagbaslari hala karli

Evettt, annemler geliyor.  Sunca yildir bu ulkedeyim, sadece 1 kere geldiler, o da mezuniyetime.  Mezuniyetim minik dugunumden daha sasali oldu (annemler duguncuge gelemediler)(Olacak tabii, yillaaar yili ikindik o gune gelinceye kadar).   O zaman geldiklerinde kampuste kic kadar bir studyo dairem vardi, annem babam abim bir guzel tikilmistik, hahaha.  Simdi “ev”lendik malum, istiyorum ki gelsinler, soyle yayilalim beraber, bahcede 5 caylari icelim.  Tabii art niyetlerim yok degil.  Alan razi satan razi bir durum yarattim, anneme bahcemi elden gecirtecegim.  Annem –daha onceden de bahsetmistim– cicek bocek manyagi bir insan, elini degdigi bitki canlaniyor falan.  Tam da bahar, bahcede cilginca ihmal edilmis bitkiler cicek acmislar (ve bazi yabani otlar boyum kadar olmuslar!).  Annem gelsin, bir el atsin, adam olsun ilgisizligime ragmen cicek acmaktan geri kalmamis bitkiler.  Hatta yeni bazi seyler de dikme planlarim var, mesela domates maydonoz nane gibi seyler dikmek icin bir mini sebze bahcesi ayirmistim yan tarafa, mesela portakal, limon, avocado gibi meyve agaclari diksem ve bir iki seneye meyve vermeye baslasalar.  Ahhhh, ah bir de yesil erik agaci fidesi bulabilsem, hayalim o.  Anneannemin bahcesindeki gibi bir erik agaci.  Neyse iste, annemin ellerinden operler.

Eh, tabii anne gelecek diye soyle bir bahar temizligi yapmak icabetti.  Yoksa geldigi gibi kendi girisir, kocaman evi adam edecegim derken perisan olur.  Onun yerine ben perisan oldum.  Daha butun temizlik bitmedi bile, misafir odasi, banyolar ve mutfak tamam da oturma odasini falan da temizlemem lazim.  Ay neyse,  hep anneme derdim, “ya butun evi bir gunde temizlemek zorunda degilsin ki, bir gun bir yeri temizle, ertesi gun baska yeri!”  100% temiz ve pak bir evin icinde mis gibi dusunu alip mis gibi kokan carsaflarin icine girip yatmanin keyfi bambaska, biliyorum ama dana gibi evi bir gunde temizlemeye kalkmak intihar gibi.  Diyeceksiniz ki, “Cimri Sapkaci olmaliymissin sen, temizlikci eleman cagirsana!”  Ya cimrilikten degil vallahi, control freaklikten.  Elemanlarin yaptigi temizligi begenmeyecegim, peslerinden ben yine temizleyecegim, ne anladim o isten?  Sagolsun kocambey isin ucundan tuttu biraz, onun arkasindan temizledim bir iki seyi, bu seferlik boyle idare ettik.  Annem ne diyecek bakalim.

Simdi merakla bekliyoruz bakalim.  Ilk gelislerinde yanlarinda abim vardi, o yuzden aktarmada vs. dil sorunu yasamadilar.  Ikisinde de ingilizce sifir, bakalim bu sefer ne yapacaklar.  Iste size bitirirayak ingilizce bilmeyen anne-babaniz sizi ziyarete geliyorsa aklida bulundurulacak seyler tavsiye listesi yazarak gercek hayatta da gaaayettt faideli bir blog oldugumuzuuuuu gosteriyoruzz.

1. Bulundugunuz sehre Istanbul’dan direkt ucus varsa super, Turkiye’de biner burada inerler.  Ama eger bir aktarma yapilmasi sartsa mumkun mertebe bu aktarmayi Avrupa’da yapacaklari sekilde bilet alin.  Atiyorum San Francisco, Los Angeles, Atlanta vs. sehirlerse son nokta, New York veya Chicago’dan oraya aktarma yapmalari yerine Frankfurt, Amsterdam vs. Avrupa sehirlerinde aktarma yapsinlar.  Sebebi basit: Eger aktarma Avrupa’da olursa valizleri son varis noktasina kadar hic gormuyorsunuz, otomatik aktariliyor.  Ama Amerika icinde aktarma yapmalari gerekirse, pasaport kontrolunden sonra valizlerini alip gumrukten gecip sonra tekrar Amerika ucusunu yapacaklari sirketin bankosunda teslim etmeleri gerekiyor.  Pasaport kontroluydu, bagajdi, bilmemneydi vakit alabiliyor, iki ucusun arasinda yeterli vakit yoksa kacirirlar baglantiyi alimallah.  Dil bilmeden bu valiz alip verme yeterince sorunlu bir surec, bir de zaman kitligi varsa eyvah.  Aktarma Avurpa’da olunca, siz bagajlarin orada beklerken onlar ne kadar uzun surerse sursun rahatca pasaport ve gumrukten gecip yaniniza geliverirler.

2.  Ben kisacik bir mektup yazip yolladim.  Mektubu pasaport kontrolu sirasinda USCIS gorevlisine verin dedim.  Kisaca “Annem ve babam dil bilmiyorlar, bu mektup yardimci olabilir. Ben CilginSapkaci, legal olarak burada yasiyorum, su isi yapiyorum.  Annem X ve babam Y Istanbul’da yasiyorlar, su kadar sure ziyaretime geldiler, su adresteki evimde olacaklar, donus biletleri su tarihe.  Eger iletisim sorunu yasarsaniz cebimden arayin numerosu su.”  O yasta bir ciftin terorist olma ihtimali sifir oldugu icin dertleri “Bunlar gelip de kalmasinlar?” olacaktir.  Eger donus biletleri neyleri varsa sorun olmamali bu.  Tabi cep telefonumdan beni aramalari falan mumkun degil ama yine de yazdim, n’olur n’olmaz.

3.  Bu aslinda 2. maddenin devami ama yine de ayri yazayim.  Hamile takibindeyim ya hani, bunu da blogcu anneden ogrendim.  Onun annesi de bebek dogumu icin gelecekmis.  Vize gorusmesi sirasinda torun gormeye gidiyorum, torun sevecegim, torun bakacagim gibi seyler soylememek gerekiyormus.  Pasaport kontrolu sirasinda da bebek mebek lafi etmesinler bebek icin gelen anne-babalar.  Bunu annesi yakinda gelecek diger hamile arkaasima soyluyordum, kocambey de tasdikledi.  Bir keresinde Istanbul’daki konsoloslukta vize gorusmesi icin beklerken yaslica bir teyze baslamis aglamaya.  Meger torunu olacakmis, o da torununu gormeye, yardimci olmaya gitmek istiyormus.  Gorevli “Kusura bakmayin veremeyiz” demis, direk reddetmis kadini.  Kadin torunumu goremeyecegim diye orada aglamis durmus.  Sanirsam sebep Amerikali birinin yapabilecegi bir isi yapmaya niyetli olmasi anneanne adayinin.  Cocuk bakiciligi bir meslek sonucta ve torun morun dinlemiyorlar, sanki kacak isci olarak calismaya gelmek istiyor diye algilaniyor torun bakmak istyenler bence.  Garip ama gercek!

4. Bu da hic aklima gelmeyecek bir kolaylik.  Her yerde, her havayolunda, her havalimaninda gecerli olmayabilir ama denemeye deger.  Kayinvalidem bahsetti bundan da.  Kendisinin de Ingilizcesi yok gibi.  Yaninda bir arkadasiyla Kanada’daki kizini (gorumcem olur) ziyarete gittiginde donuste havalimaninda check-in yaptirirken gorumcem gorevliye “Bunlar dil bilmiyor, aktarma sirasinda yardimci olacak birileri ayarlamak mumkun mu?” demis.  Gercekten de aktarma yaptiklari Avrupa havalimaninda (hangisiydi unuttum) ucaktan indiklerinde soyisimleri yazili kart tutan biri bunlari karsilamis, havaalanlarinda gordugunuz o golf arabasi gibi arabalarla diger ucus kapisina kadar goturmusler.  Ben de bizimkilere bunu soyledim, bakalim onlar da yardim isteyince boyle bir servis alacaklar mi.  Bazilari isi garantiye almak icin dil mil demeyip, direk sakat, yurumekte zorluk cekiyor diye tekerlekli sandalye istiyorlarmis.  Bu da aklinizda bulunsun.

5. Turkiye’den gelen annelerin yuregi elvermedigi icin her turlu seyi valize tikip getirmek istiyorlar.  Gumrukten gecerken sorun olmamasi icin “Getirme bisi cicim!” deyin, israr edin.  Yureginiz kanaglasa, akliniz gelecek sucuklarin hayaliyle kavrulsa da yapin bunu.  Bizimkiler “ohh, bacceye dalcaz” diye heves edip domates salatalik tohumu falan almislar.  Dedim sakin getirmeyin.  Cunku lokum, kurabiye hadi neyse de tohum, meyve vs. kes-sin-likle yasak.  Adamlar floralarinin yabancisi bitkilerin ulkeye girmesine engel olmaya calisiyorlar, anlasilir bir kaygi (normalde eyaletlerarasi meyve gecirmek bile yasak aslinda).  Gumrukte normalde ucakta doldurulan kagidi verip geciyorsunuz ama olur da bir sekilde kenara cekiverirlerse sorun olmasin.  Bir keresinde benim valizde seftali seklinde sabun vardi, sus sabunu.  Yanilmiyorsam arkadasin ailesi ona yollamisti, benim bile degildi.  Artik nasil olduysa bunu farketmisler (!?! hicbir fikrim yok).  Valizimi xray’den gecirdiler, meyve mi var dediler, yooo dedim.  Sonra jeton dustu, ya o sabun dedim, seftali seklinde.  Sanirim x-rayde gordukleri ile sabun olduguna ikna oldular.  Ben bunlari yasarken yan taraftaki xray cihazinin basinda bir dram yasaniyordu sevgili okur.  Asyali orta yasin ustunde bir cift valizlerinden cikan koccamaannn baligin izahatini gorevliye vermek isteyip verememe caresizligi cok aciydi.  Vakumluydu balik, sanirim kurutulmus balikti ama gorevli “alamayiz, yasak, bunu burada birakmak zorundasiniz” falan diyor, dediklerinin bir kelimesinin bile anlasilmadigini gorerek o da caresizlige dusuyordu.  Ben gectim gittim, Asyali cift ve baliklari ne oldu bilmiyorum.

6. Amerika’ya giriste pasaport kontrolu ve gumruk icin doldurulmasi gereken formlar var I-94 ve customs declaration.  Bunlarin turkce tercumeleri THY dergisinde vardir ama diger havayollariyla geliyorlarsa images.google.com’dan bulun birer kopyalarini, paint gibi bir programda ustune turkcelerini yazin maddelerin, emailleyin.  Bir ciktisini yanlarina alsinlar, ucakta baka baka doldursunlar!  Ona buna hosteslere “su ne bu ne?” diye sormalarina degmez.

7.  Bu yolculukla ilgili degil de, gelen dil bilmeyen anne-babayi kaldiklari sure boyunca mesgul etmek ile ilgili.  diziport.com, diziizle.com, diziizlyelim.com, canlidizi.com diyorum.  Ahahahah.  Bizimkiler ilk geldiginde NTV ve TRT’nin cok da super olmayan canli/streaming yayinlari disinda pek bir sey yoktu, saat farki da olunca sacma sapan seyler oluyordu ekranda.  O ziyaretlerinin ustunden cok da vakit gecmedi ama internet ortami cok hizli evriliyor.  Annenize Ask-i Memnusundan, babaniza ana haber bulteninden ve yemekteyiz’inden geri kalmayacaklarini mujdeleyebilirsiniz.  Ve dahi bir suru Turkce alt yazili yabanci dizi ve film de var.  Benim evde TV yok, sanirim arkadaslarin kullanmadiklari bir TVyi bir sureligine odunc alip bilgisayara baglayarak bizimkilere eglence saglayacagim.  Olmadi benim diger bilgisayarin basina oturturum. Biz hep bilgisayardan izliyoruz bir sey izleyeceksek, onlar da kafa kafaya verip izlesinler dizilerini neylerini.

Iste boyleee.  Hava karariyor artik, karardikca da serinledi ortam, iceri kactik.  Simdi gidip su misafir odasini tamamlayayim, yikanmis nevresimleri gecirip havlulari asayim.  Pek heyecanli.  1 ay sonunda daralmis olmam umarim.  Anne-baba, ozellikle de dil sorunlari yuzunden devamli bana tabi oldugu icin daralmistim onceki gelislerinde bir yerden sonra.  Ama bu sefer 7. maddedeki unsur ve bahce kozum var, dil ihtiyaci olmadan kendilerini eglendirebilecekleri ortamlar bu sefer mevcut yani.  Bakalim ne olacak.  “Torunlari” kedikizginem ile de ilk defa tanisacaklar.  Bakalim annem “Iyyy, her yer tuyyyy!”u asip kedicigi bagrina basabilecek mi, ehhehe.

Aa, dunku cay keyfimiz sirasinda bir iki foto cekmistim cepten, onlari da bir yerlere serpistireyim bunu yollamadan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s