LOST

Tey tey teeeeeeeyyyy.  Lost deyince agzimdan bu dokuluyor, elimde degil.  Bunca yildir cilgin bir merakla takip ettigim bu dizinin son iki bolumu yayinlanacak Pazar gecesi ve artik Lost bitmis olacak.  Buyuk ihtimalle kafamizdaki sorularin coguna cevap bulamayacagiz ama kendi adima bunca yildir takip ettigimiz karakterler icin bir mutlu son yazdilarsa yeterince mutlu olurum.  Boyle de koskoca Lost’u chick flick’e indirgemeye musaitim.  Bir de tabii olayi erken cozdugum icin cevap beklentilerimi minimize etmis durumdayim su noktada.  Lost macerami basindan anlatayim mi?

2004 yilinda Lost ile ilgili reklam kampanyalari gordugumu hatirliyorum, otobuslerin yan panellerinde falan.  Ama TV izlemiyordum, tez yazmaya yeni basliyordum.  Etrafimda kimse de Lost izlemiyordu, o yuzden de belki dikkatimi cekmemisti.  O zamanlar bir tek 24 izliyordum merakla, arkadasin evinde falan gider izlerdim.  Bu arada sunu da soylemeliyim ki 2004te  henuz youtube da, diger video paylasim siteleri de yoktu.  Rapidshare’den parca parca Avrupa yakasi falan indirip izledigimi hatirliyorum, olumculdu ama (modem olmadigi icin ip reset edemedigimden beklemek zorunda kaliyordum!)

Ben Lost’a 2. sezonunda sardirdim.  O sirada kisin verdikleri haftalar suren kis arasini vermislerdi.  Netflixte birinci sezonun DVDlerini siralamistim ama baktim uye oldugum bir sitede birileri linkini vermis ilk sezon videolarinin.  Parca parca degildi ve de rapidshare gibi beklemek gerekmiyordu.  Tam da procrastinationa batip cikacak durumdaydim (hala tez yazmaya kasiyordum).  Birinci bolumu indirdim, izlemeye basladim.  Iste Lost muptelaligim o anda basladi.

Merakli bir insanim ben, bolumleri birbirinden bagimsiz CSI vs. dizilere cok ilgi gostemeyip 24u sadik bir sekilde takip etmemin sebebi de her bolumde bir sonraki bolumde ne olacagini merak etmem.  Lost da bu merak uyandirma isinin dibine vurmus bir dizi olarak beni Achilleus’un topugumdan, manyak merakimdan yakalamis kendine esir etmisti ilk bolumden.  Ikinci bolumu indirdim hemen, onu izlerken de ucuncu bolum iniyordu bile.  Boyle boyle derken 8 bolum mu ne indirmis izlemisim.  8 bolum dedigin 8 saat ediyor!  Hatta bir gun icinde bu kadar buyuk download yapmam -universite evinde kaliyordum- universitenin bilgi isleminin de dikkatini cekmis, tirstiran bir “Bayagi download yapmissin yavrum, umarim illegal seyler indirmemissindir.  Eger oldu da telifli bir sey indirdiysen hemen silecegini varsayiyoruz” emaili atmislar.  DVDye yazip sildimdi, cunku o siralar universite ogrencilerine muzik ve film sirketleri dava falan aciyorlardi.  O gunden sonra DVDlerle cok hizli bir sekilde 1. sezonu tamamladim.  2. sezonun yayinlanmis bolumlerini de bilgi islemin dikkatini cekmeyecek sekilde rapidshare’den ikina ikina indirip izledim.  2. sezon 2. yarisi icin ekranlara dondugunde ben de yakalamistim artik.

Birinci sezonu ve ikinci sezonun ilk yarisini boyle hizla luplettim ama o bolumlerin tadi bambaskaydi.  Locke hatch’in tepesinde isyan ederken iceriden bir isik huzmesinin yuzune ve gokyuzune vurusu uzerine heyecandan geberecektim.  Sezon sonunda “the Others”in Walt’i kacirmalari, o cilgin “the Others” muammasi.  3. sezondan itibaren yine meraktan delirerek ilgiyle izlesem de, o ilk sezonlarin heyecani cok kalmadi.

Adamlar gizemli sorulara hic cevap vermediler, sorulara soru eklediler devamli ama her sezonda bambaska bir dizi cikmaya basladi karsimiza.  2. sezon sonunda Jack, Sawyer, Kate ve Hurley’i bu “others” iskelede yakalamis, kafalarina da cuvali gecirmisti ya.  Ucuncu sezon baslayana kadar kivrandim resmen ne olacak bunlara diye.  O hooo, neymis Ben efendinin omurilik cerrahina ihtiyaci varmis.  Her seferinde diziyi yeniden icat ettiklerinde bunu bayagi iyi kotardilar, dogruya dogru ama olay o hucrelerime isleyen 1. sezondan cok farkli mecralara tasindi.  “Olayi erken cozdum” diyordum ya, bundan bahsediyorum.  Adamlar her durumda “tanrim beni bastan yarat!” modunda bastan yarativeriyorlar diziyi.  Sonradan sonraya su videoyu izledim, ve o noktadan itibaren pek bir sey beklememeye basladim.  Karakterlerin basina gelecekler icin izlemeye baslayinca da biraz soap operaya donuyor iste, mutlu son olsun bizim olsun diyorsun.  Sevdigim pek cok karakter var ama herhalde en cok Jack’e sempati duyuyorum basindan beri, bir gun yuzu gorsun istiyorum.  Gitti yine vazife adamligi yapti ama Jacob’un yerine gecince bari bir huzur bulsun yavrucak ya, yetti bunca cile.  (Ha bu arada sunu da ifade etmeden gecemeyecegim. J.J. Abrams dizinin yapimcisi olsa da, olay aslinda “Darlton”un basinin altindan cikiyor.  Yani dizide, senaryoda hoslarina gitmeyen bir sey oldugunda “Allah belani versin JJ” diyenler, cahil konusuyorsunuz yavriciklarim.)

Bu arada tabii sezonlar ilerledikce, tez bitti, is guc sahibi oldum, evlendim, kedilendim, hayatim devam etti yani.  Lost merakim hep kaldi. Zaman icinde ayrica TV sahibi olmamama ragmen hem daha rahat hem daha kaliteli izleyebilir oldum, hatta streaming izler oldum.  Dedim ya, ilk basladiginda ortada youtube bile yoktu.  Simdi ertesi gun hulu’dan izlemek mumkun, ya da tvu, ustream, justin.tv gibi sitelerden steaming izemek mumkun.  Hatta super favorim veetle.com var, parantez acip ondan bahsedeyim.  Veetle.com’da birileri tv’den veya bilgisayarlarindaki dosyalardan video yayin yapiyor, ama bu isi yapan diger sitelere gore acayip kaliteli.  Netflix’e para veriyorum ama netflixten streaming film izleyecegime veetle’dan izliyorum cunku daha guzel goruntu ve ses.  Bir de isin guzel tarafi, dogu kiyisi saatiyle yayin yapiyor live stream yapanlarin cogunlugu, yani aksam 9a kadar beklemek yerine saat 6da izleyiveriyorum Lostumu.  6 senelik dizi devam ederken sene sene teknoloji buyuk hizla ilerledi sonucta, cok seyrek takilmalar da olmasa dadindan yinmiyor streaming veetle.  Internetin ustasiyim, streamingin hastasiyim.

Dun gece -daha dogrusu bu sabah- uyur uyanik bir ruya goruyordum.  Bu ruyada Lost’un seri finalini izlemeye koyulmusmusum, yanimda annem babam ve abim de var.  Bir yandan ingilizce bilmediklerinden anlam veremeyen annem ve babama izahat vermeye calisiyorum, diger yandan baglanti kopmasin noglugggr diyorum (hatta ruyamda veetle ve megavideo karisikligi yasadi beynim).  Ve bu arada beynimin yazdigi Lost’un seri finalini izliyordum ciddi ciddi.  O templelarin yapilislarini, bizim Kate-Sawyer-Jack uclusunu falan goruyorum.  Boyle de garip bir ruyaydi.

Simdi ben spoilerlardan hiiiic rahatsiz olmayan, roman okurken de ilk bolumden sonra son sayfayi okuyup oyle devam eden bir insan oldugumdan (merakli bir insan oldugumu soylemis miydim?) bu Lost spoiler sayfalari ciktigindan beri takip ediyorum.  Incik cincik her turlu spoileri yalayip yutarim.  Seri finali, yani son iki bolum, hakkinda da bazi spoilerlar okudum, dogrularsa bir iki sey biliyorum.  Ama ilginctir ki gordugum ruyanin o spoilerlarla hiiicc alakasi yoktu, olmasi imkansiz bir seydi gordugum (ama olur da ruyamdakine benzer bir bolum cikarsa karsima Pazar gecesi kendimi uber super ilan edecegim).  Beynim niye kendince oyle bir son yazdi bilmiyorum, ama cok dramatikti ruyamdaki son da.  Herhalde boyle bir diziye nasil bir son yazarsan yaz dramatik olacak zaten.  Ruyalarima bile girdi iste boyle giderayak Lost.

Lost hakkinda son iki sey yazacagim.  Sanirsam online dunyayla bu kadar butunlesmis ilk dizi bu.  Izleyicileri internette cok aktifler, yapimcilar da bunu koruklemek icin ellerinden geleni yaptilar.  Ben diziyi izlemek kadar bazi sayfalardaki yorumlari, teorileri vs. okumaktan da cok zevk aliyordum (darkufo ve lostpedia mesela).  Sozlukten takip ettigim kadariyla Turk izleyiciyi biraz zayif buldum acikcasi. Istisnalar var tabii ki ama yazilan seylerin cogu icin sunlardan biri gecerli: yazan kisi ya bolumu dikkatli izlememis, detaylari kacirmis, ya diyalogu yanlis anlamis, ya daha onceki sezon/bolumlerde olan bir seyi unuttugu icin izledigi seyin baglamini anlamamis, ya da diger kisilerin -belki birkac entry yukarida- gayet guzel anlattigi bir seyi okumadigi icin bosuna kafayi yiyor.  Ben sirf darkufo’ya soyle bir bakinarak “vay be!” dedirten bir cok sey ogreniyor, baglantilar kuruyorum, bu insanlar da oyle yapip bu dustukleri durumlardan kurtulabilirler ama i ih.  Bu kisiler yine neyse, asil en sinir olduklarim kimler biliyor musunuz?  Baska sitelerde, ozellikle de ingilizce sitelerde, insanlarin yazdiklari yorumlari, aciklamalari, teorileri kendilerince Turkce’ye cevirip sanki kendileri dusunmusler gibi yazanlar, baskalarinin yazilariyla prim yapmaya calisanlar.  Kaynak ingilizce olunca intihal olmuyor diye bir sey yok.

Son soyleyecegim -ki bunu bir yerde birileri mutlaka demistir- “Lost Star Wars’mus yeaaaa!” olacak.  Aksam actim veetle’dan bir seyler izleyeyim dedim.  Birisi Star Wars uclemesini koymus.  Bu yaziyi yazarken bir yandan da onu izliyordum, multitaskingde birinciyim.  Orijinal/ilk uclemeyi izlerken Lost’un formulunun ne kadar Star Wars’a benzedigini dusundum.  Bunu ilk dusundurten aslinda Han Solo’nun bana tamamen Sawyer’i hatirlatmasi oldu.  O asi tavirlar, o illegallige yatkinlik, o alayci konusmalar ve Leia’ya lakaplar takmalar.  Sonra Sawyer-Kate-Jack ask ucgeni baslarda Han Solo-Leia-Luke arasinda da yok muydu?  Luke Jack gibi “destiny” pesinde ucuk bir yaratik olma yoluna bas koyup Leia ile baci muhabbetine girmedi mi?  Anakin/Darth Vader Locke/MIB oluyor, Yoda da Jacob.  Hurley de Chewie.  Desmond’u bilmiyorum, Kenobi?  Ben belki Lando?  Neyse, fazla germeyelim paralellikleri ama A New Hope’taki Han Solo esittir Sawyer abicim, o konuda itiraz istemiyorum.

Elveda LOST, seni ozleyecegim.  Al bak senin icin sapkadan blog resmimin Lostcasi cikti tavsan yerine.  Tavsanlarim da zaar issiz adaya dusup olmuslar LOST!

byebye

Reklamlar

2 thoughts on “LOST

  1. “daha onceki sezon/bolumlerde olan bir seyi unuttugu icin izledigi seyin baglamini anlamamis” Benim iste bu! Gururlu ama suursuz bir lost izleyicisi 🙂

  2. Pontifcan, ben seni “lost izleyicisi” saymam bile, kusura bakma. Daha onceki sezonlari izleyip de unutan biri degil, hic izlememis birisin. Es durumundan 3. sezonun ortasinda dalmadin mi sen bu Lost’a, onceki sezonlari da izlemedin bile sonradan? Bu diziye bir BSG kadar duskun olmadigini itiraf etmelisin 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s