Sus be!

Sinir oldugum insanlar listesinde baslara oynayan bir tip var: Kamu ortaminda konusanlar, cok konusanlar, konustuklarini etrafindakilere duyurmamak icin hicbir caba sarfetmeden konusanlar.  Gayet guzel gecen su son birkac gunum icinde anlik keyiflerimin icine en cok eden de bu insanlar oldu.

Hani yumurtali kapili bir yazi yazmistim ya, ay (Haziran) sonuna yetistirilecek 2 seyim vardi, birini bitirip yollamistim, ikincisi kalmisti.  O ikincisi var ya, anami aglatti resmen. Yolladigimda ayin dokuzuydu. Nedense yazinin kicini basini toplamak dusundugumden cok cok cok daha uzun surdu. Neyse, gecen haftasonu icin te gecen aydan plan yapmistik, Kuzey’e gidecektik, oradaki arkadaslarimizla gorusecek, bebek sevecektik. Tabii arkadaslarimizdan biri haril haril tez yazdigindan onu mumkun oldugunca az isinden alikoymamiz gerekiyordu, bebek de bebek oldugu icin onunla her yere gidilemiyordu.  Bu durumda haftasonu Kocambeyle biraz basbasa takildik.  Sehre gittik, gezdik, guzeldi.

Sehre trenle gidelim dedik, 1 saat kadar suren gayet rahat guzel bir tren yolculugu oluyor normalde.  Koltuklar rahat, tren cok gurultulu/sarsintili degil. Su guzel ortami bozan insanlar iste bu sinir oldugum insanlar.  Sehre giderken bindigimiz vagonda cok insan yoktu. Bizim on tarafimizda 3 cift ve cocuklarindan olusan bir aileler grubu vardi.  Cocuklar cocuk, onlara laf etmiyorum, zaten cok da gurultulu degillerdi.  Ama anneleri yok muuuu, aman tanrim, o kadinlarin yaptigi tantana var ya, beynimi seyetti resmen. Aslinda o uc kadin icinde bir tanesi ekstra teatraldi, digerleri sadece ona karsilik veriyordu. Hintli olduklari icin ne dediklerini de anlamiyordum. Bu kadar eglenceli, bu kadar haril haril anlatilan nedir merak etmedim de degil ama dayanilacak gibi degildi.  Tabii bir de arka tarafimizda oturan genc kizlar vardi.  Bunlar da bir erkek meselesinden bahsediyorlardi.  Konusun abi, o yasta isiniz gucunuz nedir, tabii ki hoslanip hoslanmadiginizdan emin olamadiginiz icin “sadece arkadas” takildiginiz cocuk bir baska kizdan bahsetmeye baslayinca, ona yemek yapinca, kizi ona yakistiramayacak, kacan tavugun buyuk oldugunu kendinize itiraf edemediginizden butun hinci o kizcagizdan cikaracaksiniz.  Hepimiz yaptik, hepiniz yapacaksiniz.  Lakin bunu trende ve o kadar yuksek sesle yapmasaniz ben minnettar olurdum sahsen.  Su bizim tiki konusmasi var ya, onun amerikan versiyonuyla konusuyorlar, Valspeak’imsi, bol bol “like”li.  Sonunda gittik baska vagona gectik, o vagon daha soguktu usudum ama sikayet etmedim.  Bu iki gun onceydi.

Su anda havaalanindayim, ucagi bekliyorum. Southwest airlines kendi terminallerinde bilgisayar kullanicilarina cesitli guzellikler yapiyor.  Eskiden bar seklinde, tabureli masalar koyuyorlardi, masanin yanindan fis ve usb’den sarj icin prizler oluyordu, telefonunu bilgisayarini sarj edebiliyordun ve saire.  Simdi demisler ki, bu yavrucaklari tabure tepelerine mecbur birakmayalim, cok guzel koltuklar koymuslar, koltuklarin arasinda sehpa gibi bir bolme var, gerektiginde bilgisayarini koyabilecegin ve bu bolmenin yaninda da priz iste.  Ilk “nmmhhh” dedirten sey, normal koltuklardan daha rahat gorundukleri icin bilgisayar kullanmayan ya da sarj edilecek aleti olmayanlarin kic rahati derdiyle bunlara oturmasi ve bu aletleri kullanma ihtiyaci icindekilerin ihtiyaclarini karsilayamamasi.  Abi daha rahat gorunumlu yapmayacaktiniz bunlari.  Ha diyeeksiniz ki, e otursun insanlar ne farkeder?  Soyle bir farki var: kucaginda bilgisayari ile oturan adam aciyor bilgisayarini, tercih ediyorsa takiyor kulakligini, onalardan klavye tikirtisi disinda bir ses cikmiyor.  Bu diger adamlar oturunca, bir de oturma odasi ortami mi buluyorlar ne, bir basliyorlar konusmaya.  Iste bu sinir insan tiplemesi.

Bak iste su yaziyi yazmaya baslayali kim bilir kac dakika oldu, benden hemen sonra hatunun teki geldi iki otemdeki koltuga oturdu (aramizdaki bos), oturdugu gibi acti telefonu, hala konusuyor hala konusuyor.  Lan hatun, hayat hikayeni mi anlatiyorsun.  Tamam anlat ama benden uzak anlat, kisik sesle anlat, sinirim tepeme cikti yine.  Kulaklik taktim lakin, teki bozulmus yine, kulakliklarda bu soruna da ayri sinir oluyorum en olmadik yerde bozuluyorlar.  Bu hatun eksikmis gibi bir de sirt sirta oturdugum hatunla yanindaki “teyze” muhabbete basladilar. Ya kamu ortamindasiniz, insanlar sizi dinlemek zorunda degil ki, niye canli yayin yapiyorsunuz etrafinizdaki 2 m. yaricapli cemberin icindeki herkese.  Igrendim hepinizden. Kisin su sesinizi be, yok mu uzaktan kumandaniz, verin ben kisayim.

Iste bu durumda bir sey yapamadigim icin sinir oluyorum.  Ne diyeyim, “abla kis bi sesini be!” diye cikisayim mi, “sessiz olur musunuz?” diye rica mi edeyim.  Ise yaramaz ki! Konusurken bu kadar umursamaz olan birinin terbiyesizce bir karsilik verecegini dusunuyorum. Nazik ve dusunceli olsa bastan bu sorunu yasamayacagiz zira.  Bir sey diyemiyor, boyle kendi kendime sinir oluyorum.  Ya da gidiyorum.  Su yaziyi yollayayim da obur tarafa gideyim, canima yetti.  Susma sustukca sira sana gelecek.  Geldi bile. Pasif direnisi seciyorum, garip yuzlesmelerin insani degilim.

PS. Annecim, tam yaziyi yollicam geveze hatun, hala telefon kulaginda kalkti gitti.  Arkamdaki ikili birbirleriyle konusmayi birakip ikisi de telefonlarini acti telefonlariyla konsumaya basladi.  Amerikali insanlarin hosuma giden cesitli ozellikleri var, hani daha once yazmistim, kedi-kopek vs. evcil hayvanlara karsi sevgi dolu ve musamahali olmalari mesela.  Ama bu buyuk harfle konusan insanlar olmalari beni cok rahatsiz ediyor.  Cidden, uzaktan kumanda ihtiyacindayim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s