Prensese Olum: Disney Prenseslerinin Yalan Dolu Dunyasi

Dugun dernek muessesesi ile ilgili ucuncu yazimiza hosgeldiniz. Ama mevzuya gecmeden once bir itirafim var. Yine procrastination’un pencesinde kivraniyorum. 29unun sabahi Turkiye’ye yola cikiyorum, bugun ayin 24u. Onumuzdeki birkac gun icinde yapilacak cok bir yolculuk hazirligim yok, yani oyle son dakika kostur kostur alisveris yap gibi bir sey yok.  Bir tek valizler hazirlanacak, o konuda da bayagi iyiyimdir soylemesi ayip. O konudaki tek derdim bu gelinligi en az mahvederek ve havayollarina en az (tercihen hic) bagaj parasi vermeden Turkiye’ye ihtiyacim olan her seyi nasil goturecegimi henuz bilmiyor olmak. Denyolar uluslararasi ucuslarda bile 2. valizden para aliyorlar (yola cikmadan once mutlaka web sayfalarindan kontrol edin bagaj limitlerini).  Gitmeden once yapmak istedigim tek bir sey var, o da elimdeki makaleyi bitirip yollamak.

Yaz basindan beri iki “parca” bitirdim yolladimdi, akibetleri ne olacak bilmiyorum, henuz bir ses cikmadi.  Bu elimdeki makale ise bayagi bir suredir evirip cevirip oynadigim bir makale.  Yazmasindansa duzenlemesi (edit&revise) daha uzun suruyor. Data analizi kismini elden gecirmesi kaldi bir.  Data ayni data, sonuclar degismeyecek, sadece bulgulari yazdigim kismi duzenleyecegim ama gozumde buyuyor, gunlerdir karsilikli bakisiyoruz.  Istedigim bunu da halledip bu makaleyi Turkiye’ye gitmeden once yollamak, sonra da 20 gun boyunca hic is guc dusunmemek.  Tekrar yazmaya baslama konusunda ikinip duruyorum, dedim bari blog yazayim, yazmaya baslayayim bir sekilde.  (Bu da procrastination karsiti bir metod. “Free style” yazmaya baslayin, ne olursa yazin, sonra sadede gelin diyorlar.  Sekil 1-A.)

Itiraf bitti, simdi blogumuzun konusuna gelelim.  Gecen seferki yazida, dugun olayi ve gelin olma durumunun abartilisindan bahsetmis, ve dugun endustrisiyle beraber Walt Disney’in prenses dayatmasini sorumlu gordugumu soylemistim.  Simdi de bu prensesler dunyasinin cirkin yuzunu size ifsa edecegim kendimce.

Kendileri icin baby-shower yaptigim arkadaslarim var ya, onlarin bebeklerinin cinsiyetini dogumdan once ogrenmediklerini soylemistim.  Cinsiyet ayrimi yapmaktan kacinmak ve cinsiyetle ilgili stereotiplere (or: pembe-mavi) prim vermemek adina boyle bir tercih uyguladilar.  Ben hala anlamiyorum, ama onlarin tercihi, onlarin bebegi.  Boyle duyarli insanlar yani, onu demeye calisiyorum.  Ama ilk cocuklari su anda 6 yasinda bir kiz cocugu, ve prensesligin dibine vurmus bir kiz. Bir gormelisiniz. Gecelikleri hep prenses resimli gecelikler, tullu mullu. Prenses terlikleri var, her prenses icin bir tane (ama cok kaydigi icin giyemiyor zavallim), barbie prensesleri videolari izliyor, noel hediyesi prenses satosu, halloween kiyafeti karlar prensesiydi.  Giyimde tercihleri pembeler, cizdigi resimlerde ailesini resmetmeyi tercih ettigi sekil kraliyet ailesi.  Babasina ikinci bebek hala dogmamisken cinsiyetini ogrenmeleri icin telkinde bulunurken “Ya bakin siz ilkinde de bu sebeplerden ogrenmediniz, simdi kiziniz tipik kiz cocuk stereotiplerine uyuyor, bosuna merakta kaldiniz” dedim.  Yazik onlar da dertliymis bu konudan, “Kacamiyorsun ki!” dedi ozetle.  Anne-baba calistigi icin kizimiz kucuk yastan beri kres ve anaokuluna gitti, ve artik benim bile tanidigim okul arkadaslari var beraber buyudugu.  Sen evde istedigin kadar evde bu cinsiyet stereotiplerini yikmaya calis, cocuk arkadaslarindan goruyor ve istiyor.  Ariana’nin uyuyan guzel elbisesi var, ben de istiyorum diyor.  Arkadaslarim anti-prenses kiz kahramanlari olan kitaplar aliyorlar, mesela bir Junie B. Jones var (ben de sayelerinde bayagi bir sey ogrendim cocuk vs. hakkinda goruldugu uzere) ama kizimiz onlari da severek okusa da, sonunda kendisini prenses olarak gormek istiyor, oyle resmediyor.

Internet ortaminda bu prenses sorunu bayagi irdelenmis aslinda, “Disney prensesleri sana ne soyluyor?” turu Disney prenses filmi desifreleme girisimleri cok.  Birincisi: Kabul edelim ki bu prensesler serisi Disney icin bir ekmek kapisi, feci para kiriyorlar o animasyonlardan ve yan urunlerinden (or: prenses terlikleri serisi).  Her etnik/irksal kokenden cocuklarin kendileriyle bagdastirabilip urunlerine abanabilecegi prensesler olsun diye etnik prensesler serisi yaptilar 90lardan itibaren, misal: Yerli Amerikali/Kizilderililer icin Pocahontas (nasil da saptirilmistir o hikaye aslindan, apayri bir konu), Uzakdogulular icin Mulan, Ortadogulular icin Jasmin (Aleaddin filminden), ve en son Siyahlar icin Tiana (Princess Frog).  Bu sonuncusunun ismini bilmedigim icin bir google yaptim, sunu buldum, Allah belani versin Disney dedim: http://disney.go.com/princess/ Sonra da prensesler icin boyle “ozel” sayfa yapmalarina sasirdigima sasirdim.  Ikincisi, ve daha muhimi: bence bu prensesler kiz cocuklarina cok yanlis mesajlar veriyor ve kiz cocuklarinin gelisimini kotu etkiliyor (ve bu gorusumde yalniz degilim).  Sirf bir kraliyet ozentisi, bir ust sinif/aristokrat hayata imrenis yaratiyor olsa o kadar sorun olmayacak, izletirsin cocuga Helen Mirren’in muhtesem oyunuyla bir “The Queen,” gosterirsin kralice olmanin nasil zor ve o hayal dunyasindakinden cok farkli oldugunu olur biter.  Ama bu cizgi filmler belirli bir tur kadinlik ogretiyor ve bu tur kadinlik benim kadinlara yakistiramadigim bir tur kadinlik.  Sorun bu.

Bir kere bu prenseslerin gorunusleri hep ayni: Sac ve ten rengi degisiyor, etnik ogeler (cekik gozler vs.) ekleniyor ama tipler ayni. Uzun saclar, kum saati vucutlar (aslinda direkt barbie vucutlari), narin eller, dolgun dudaklar, minik burunlar, cikik elmacik kemikleri… Cocukluktan baslayarak bu standardize guzellik anlayisi kadinlara empoze ediliyor, sonra gelsin imaj sorunlari, anorexia, blumia.  Sonracigima verdigi mesaj hep: Prens gelecek, dertler bitecek! Ha tabii prensin gelmesi icin guzel olman gerek, bazen de guzel+prenses olman gerek.  Ha denebilir ki, sorun Disney’de degil, bu masallar ataerkil bir gecmisin urunleri.  Bence Disney sorumlu bu durumdan zira bazen hikayeleri carpitiyorlar (ornek: Pocahontas) ve her seferinde de asiri bir allama pullama soz konusu.  Benim Cinderella masalini ilk duydugumda canlandirdigim balo, elbiseler falan sonradan animasyonunda izlediklerim kadar satafatli degildi.

Surada bayagi eglenceli bir yapibozumu var bu prenseslerin (Sociological Images severek takip ettigim bir blog bu arada tavsiye ederim)(Eliniz degmisken suna da bakin).  Cinderella tabii butun prensesler gittiginde bile kadinlarin kafasinda kalan prenses: Hayatin zor mu, ailen, okulun, isin seni kasiyor mu, bir prens ve bir balo ile her sey bambaska olacak. Bul o prensi, tavlamak icin elinden geleni yap, hatta aslinda sahip olmadigin elbiseler, ayakkabilar ve arabalarla rol kes, o balodan sonra yasadin.  Iste bu “prensi kafesledin mi artik hayatin bambaska olacak” olayini simgeleyen dugunler de abartili olabiliyor.  Sanki o disney prenses dugunune ne kadar yakin olursa dugun, “happily ever after/sonsuza dek mutluluk” ihtimali daha guclu olacakmiscasina kasiliyor.

Yiyosa disney bir de evlendikten sonra bu prenseslere ne oluyor onu anlatsin, hodri meydan? Kralice kaynana ile suregiden pasif agresyon savasini, cocuklari dadilara mi biraksam kendim mi baksam ikilemini, komsu ulkenin citir prensesinden kocayi kiskanmalari, savasa giden ve aylarca yok olan prensin ardindan bir yandan onun icin endise edip diger yandan da gonlunun prensin yakisikli kuzenine “kaymasi” yuzunden suclu hissetme (evet bu biraz Ask-i Memnu oldu ama Bihter’in ozellikle dizideki onca lukus icinde cektigi acilar ve sonunda olumu bir nevi dugunde keramet olmadiginin en guzel bir ifadesi degil miydi?).  Birilerinin bu kiz cocuklarina disney prenseslerinin yalan dolu dunyasini anlatmasi lazim.  Bu prensesleri ve sayelerinde kiz cocuklarinin bir sekilde icinde yasamaya basladiklari hayal olup gercek sanilan, gercek olmadigi anlasildiginda da hayal kirikligina ugratan o dunyayi cocuklarin hayatindan cikarmak lazim. Ama nasil?

Yine Sociological Images blogunda gorup gittigim, cok da ilginc buldugum bir anne blogu ornek olabilir.  Annemiz aslen cocuklar icin oyun terapisi yapan psikolog, yani uzman sayilabilecek birisi anne olmanin otesinde.  Bir gun kizinin gelip “Anne ben devamli prensesleri dusunuyorum” demesiyle “nassi yaaa?” oluyor, ve sorunun boyutlarini farkediyor, ve kendince bir “prenses detox” cabasina giriyor. Blog da bu cabayla ilgili.  Mesela prensesler ve dugun meselesine dolayli olarak kitap kapaklarindaki prensesler yazisinda deginmis.  Cocugunuz, ozellikle kiziniz varsa bu bloga bir goz atmanizi tavsiye ederim: http://disneprincessrecovery.blogspot.com.  Bu prenses endustrisi ve prenses sendromunun cocukluk ve ileriki yillarda etkileri uzerine, disney filmlerinde sadece cinsel degil irk kimliklerinin nasil hoyratca islendigine dair cok yazi/video var internette.  Anne babalar bence bu sorunu gormezden gelmesinler kizlarinin dugun gunu fittirmasini istemiyorlarsa 🙂

Bir gun kizim olursa bu prenses sendromundan oldukca uzak tutmaya calisacagim kesin, feministlikten falan degil.  Cocuguma o hayal ettigi dunyayi bir cubuk hamlesiyle sunuverecek bir iyilik perisi/fairy godmother olmadigim icin cocugumun benden yana bir hayal kirikligi yasamasini istemedigimden.  Ucu anne babalarin cocuklariyla iliskilerine de dokunuyor anlayacaginiz. Disneyland’e bu kadar yakin yasayip da disneyland gormemis bir cocuk olabilir bizimki, legoland’e gotururuz artik n’apalim!

Bir iki link:

Su videoya da bakin, cok eglenceli, aslinda belki bir onceki yazida yer almaliydi ama buraya kismetmis.  Dugun olayi abartiliyor diyordum ya, inanmadiysaniz burada ele alinan gelin programlarina goz atin.

NY Times’dan bir “What’s Wrong With Cinderella?” yazisi, dolu dolu yazmis benim burada ozetle anlattiklarimi.

Disney di bizinis.

Bir de not: Bu kizlar buyuyunce de bir “mean girls” durumu ortaya cikiyor, bullying ve cyberbullyingi yapan ya da bunlarin hedefi olan cocuk ve gencler oluyorlar.  Bu da cok ilginc bir konu, bir noktada deginmek istiyorum bakalim ne zaman.

Bir son dakika notu: porselen makyaj nedir ya? Imdak!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s