Asermek hamilelere ozgu bir aktivite degildir

Evet asermeyi hamilelerin tekelinden cikarma konusunda onculuk etmek istiyorum.  Hic hamile olmadigim icin “hamile asermesi” nasil bir histir bilmiyorum, ama orada burada duyup okudugumuz, filmlerde izledigimiz gibiyse benim asermelerimin hamile asermelerinden asagi kalir hali yok.  Hatta icimde buyuyen bir bebe gibi bir bahanesi bile olmadigi icin daha bile kotu.  Hamile olsam aseriyorum dedigimde insanlar empatiyle sempatiyle falan yaklasirlar kesin, simdi aseriyorum dedigimde “Ay ne asermesi, oburlugun tutmus, ne pisbogazmissin be” deniyor.

Nefsine hakim olmayi bilen bir insanim, cocukken bile canim oyle her seyleri cekmez, her cocugun basina gelebilecegi gibi cukulata, patates cipsi, aaahh tupte sokellaaaa! ve saire abur cubur cekse de “hayir”dan anlardim.  Hatta itiraf edeyim ki cevabin hayir olacagini tahmin ettigimden istemezdim bile.  Asermelerim ne zaman basladi emin degilim, ama universiteden mezun olduktan sonra oldugu kesin.  Pisbogazlik degil aserme oldugunu da soyle ispat edebilirim: Nutella mutella degil aserdigim seyler, simdiye kadar en cok aserdiklerim patates ve avokado oldu.  Son zamanlarda ise et aseriyorum, bildigin et (ama kirmizi et, balik ya da tavuk kurtarmiyor).  Bu asermeler donem donem geliyor, bazen yokoluyor, bazen de yerini yeni bir yiyecege asermeye birakiyor.

Son zamanlardaki asermem kirmizi et oldugu icin onun uzerinden bahsedeyim.  Ben cok et yiyen bir insan degilim.  En son eve kirmizi et almam baharda annemler buradaykendi.  Sebeplerini muhtemelen baska bir yazida anlatmam icabedecek ama hayatimin 2.5 yil kadarini da vejetaryen gecirdim (balik da dahil hicbir tur et yemedim).  Disarida yedigimde “evde et yemiyorum zaten” diyerek et yemekleri yiyorum, ozellikle de et yemeyen kocambey yanimda yoksa.  O yuzden hic et yemiyor degilim eve almasam da.  Bu bahsettigim vejetaryenlik doneminde hic ama hic et asermedim.  Gercekten, vejetaryenlige bok surdurmemek icin yalan soyluyor degilim (vejetaryen degilim su anda zira).  O siralarda once avokado sonra patates asermelerimi yasamistim, et degil.  Bu sekilde bir seye aseriyorsa vucudun o “sey”in icindeki bir maddeye ihtiyaci vardir diye dusunuyorum ve o asermeyi beslemeye calisiyorum.  Boyle bol bol patates tuketmisligim, hic beklemedigim bir yerde (dunyanin bir ucunda) avokado bulup belki de gordugum en ufak boylu avokadoya 5 dolar mi ne para saymisligim oldu.  Simdi de “eh, vucut etteki bir seyi istiyor herhal?” diye et yiyorum.

Lakin, et aserirken herhangi bir cesit et asermiyorum, bu da ilginc.  Atiyorum kusbasi et alip kavursam, kiymali borek yapsam, annemden kalma mantilari pisirsem doyuramam o asermeyi.  Cunku aserdigim aslinda kirmizi et de degil, mangalda pismis, bir sekilde ateste “grill” edilmis et.  Bunu hic anlamiyorum iste.  Normal kirmizi ette olmayip mangallanmis kirmizi ette olan nedir ki ozellikle ona aseriyorum? Kanser yapan zamazingolara mi aseriyorum yani?  Sulalemin orijini itibariyle mangal/kebap olayinda birinciyiz ve kebaba her turlu doygun buyudum.  Turkiye’den uzak oldugum yillar boyunca ozledigim seyler siralamasinda iskender kafadan ilk 3’e oynardi lakin boyle asermeler neler olmazdi.  Belki son 5 yildir falan gelip giden bir sey.  Hala ogrenciyken bir iran marketinde “koubide” diye Adana kebap satarlardi, bir iki kere aserip kendimi orada bulmuslugum ve Adana’li durume gozu donmus bir sekilde yumulmuslugum var.  Su siralar ise bu mangalda pismis kirmizi et asermem geldiginde el mecbur kendimi Carl’s Jr.’a atiyorum.

Gecen hafta ufaktan basladi asermem, yildonumumuzdu falan, kocambeyle yemege gittigimiz yerde ismarladigim yemegin bir kismi bir “steak” parcasiydi.  Restoranin olayi zaten mangal, balik et met “broil” ediyorlar (restoran secimi de cok tesaduf degil galiba dusununce?).  Bunu yumuldum yedim, tam baslamadan keseyim bu asermenin onunu dedim.  Ama 1 hafta kadar sonra daha siddetli bir sekilde geri geldi (back with a vengeance!).  Persembe aksamiydi, eve geldim.  Canim yine et istiyor.  Aman dedim, pisbogaz, otur evdeki yemeklerini ye.  Ogrencim hediye kek getirmis, once cay ile ondan kocaman bir dilim yedim.  Sonra domatesli/sebzeli soslu bir tabak makarna yedim.  Sonra bir seyler izlerken bir koca kase (yagsiz tuzsuz) patlamis misir goturdum.  O noktada “ac” olmam diye bir sey sozkonusu degildi, hatta o kadar doluydum ki “o misirlarin hepsini ne diye yedim ki?” diyordum.  Ama gel gor ki otururken, dizi izlerken delicesine bir “flame broiled” burger veya mangalda pismis herhangi bir cesit et, kebap istiyordum.  Canim oyle istiyordu ki mangal et, “Eger bu aserme degilse, eger hamilelerin asermesi bundan daha siddetliyse simdiye kadar asermis ve bundan sonra aserecek her hamile kadin icin gozumden bir damla yas duser” diyordum kendime. Dizilerin arasinda Olive garden turu restoranlarin reklami cikiyordu, ve ben o makarnalari falan gordukce “iyy” dedirtecek kadar dolu bir mideye sahiptim.  Ama diger yandan da saatler 10u, 11i gosterse de et olsa da yumulsam diye eriniyor, kocambeye “ya arabaya atlayip Carl’s Jr.’un kapisina dayanmamak icin kendimi zor tutuyorum” diye mesaj atiyordum skypetan.  Ha, arabaya atlayip yola dusmeyi ciddi ciddi dusundum de, zor tuttum kendimi.  “Kizim” dedim “bu kadar da esiri olamazsin isteklerinin.”  Icimdeki aseren kadin ve icimdeki control freak sacsaca basbasa kavga ettiler ve kazanan control freak oldu, gecenin bir vakti yollara dusmememin sebebi budur.  Hatta, gidersem orada bir burger bulacagim hayaline halel gelmesin diye Carl’s Jr. web sayfasina gidip dukkan kapanis saatlerine bile bakmadim, “gecenin 11inde acikmislarmis, 24 saatliklermismis” dedim kendi kendime.

Ertesi gun sabahtan disciye gittim, ogleden sonra da doktora.  Eve donuste ugradim Carl’s Jr.’a, aldim deve gibi iki “patty”li bir burger, geldim eve, yumuldum.  Nasil saralop diye yuttugumu kimseler gormedi neyse ki, bir canavar goruntusune oldukca yakinsamis oldugumu tahmin ediyorum.  Simdi asermem durgunlasmis durumda, bu ayi da bir ufak biftek ve bir dev hamburgerle kapattik saniyorum.  Bir dahaki aya kim bilir ne aserecegim, asermemle kim bilir nasil basedecegim.

Simdi hamilelere geri donelim.  Hamile degilken bu kadar aseren birisi olduguma gore hamile olsam neler olacagini tahmin edebiliyor musunuz? Muaahahhaah!  Pregnantzillaaaa!  Sanirim halimi tahmin eden bana degil kocambeye acimaya baslar hemen.  Hah, iste ben de o konuda bikbik etmek istiyorum!  Su fani dunyada iki naz yapamadim ona yanarim ya!  Bazen cidden istiyorum, kocambey yanimdayken iste su sebepten veya bu sebepten naz yapayim, boyle uzerime titresin, onu getirsin bunu gotursun falan.  Ama bu naz isindan once ben sikiliyorum, olmuyor.  Bahane uretmiyorum da, hastalandigimda, karnim agridiginda falan yapayim diyorum ama hastaligin, agrinin ve sairenin verdigi rahatsizlik beni yeterince mesgul ettigi icin bir de o rahatsizligi baskalarina (bu durumda kocambeye) yansitmaya ugrasmak fazla buyuk bir is gibi geliyor.  O da fazla mizmizlanma gerektirmeden ilgileniyor sagolsun ama sanirim agrisini sancisini kendi basina yasayan bir insanim.  Bunun hep uzun yillar yalniz yasamis oldugum icin, etrafimda sizlanacak kimse olmadigi icin boyle oldugunu varsaymistim ama degil sanirim.  Civarinda, yan odanda “gel” desen gelecek birisi oldugunu bilmek guzel de, fazla naz hasta usandiriyor bende.

Durum boyleyken, hamile olsam ve asersem ne olur acaba?  Gecenin 3unde kocambey’i uykusundan uyandirip markete x almaya yollar miyim?  Hahah, ya da gecenin 11inde mangali yaktirip kofte pisirtir miyim? Buyuk konusmak istemedigimden bekleyip gorecegiz diyorum ama “cok aserirsem gider alir yerim simdi yaptigim gibi hiiiihhh, hamile olup da markete gidenlerin liralari mi dokuluyor sanki?” dememek icin de kendimi zor tutuyorum.

Dun doktora gittim dedim ya, kollarima birer asi yaptilar. Biri TD (who0ping cough/bogmaca salginina karsi) biri de karisik grip asisi.  Gece uyurken ateslendim sanirim, arada uyandigimda bayagi kan ter icinde kalmis oldugumu farkettim ama uyur uyanik bir sey yapamadim, ates olcemedim.  Sabahtan beri bir yamuklugum yok ama ust kollarim agriyor bayagi, sertlesmis asi yapilan yerlerin cevreleri.  Bu kol agrilarinin sebebi asi olunca aklim cocukken oldugumuz asilara, okulda olunan asilara gitti.  Ertesi gun tatil olurdu diye hatirliyorum.  Igneden, asidan biraz korksaydin be kizim, biraz aglasaydin etseydin.  Bok varmis gibi bir de hevesle asi olurdum.  Ahahaha, bu son cumleyi yazarken farkettim ki bok varmis gibi hevesle asi oldum dun yine (TD asimi olali 4-5 sene anca olmustur ve o asilar 10 sene gecerli, olmasam da olurdu yagneeee).  Eskiden abimin inadina asili yerime vurmasi derdi vardi, neyse ki simdi o da yok.  Arada kollarim sizlayinca cocuklasip kendi kendime naz yapiyorum, kendime “canim caniiimm” diyorum (icimden), daha fecisi bu “oy amanin asi mi olmus, hasta gibi miymis, oy yarali minik kussss” acindirmalarin(m)i one surerek yapmam gereken isleri kaytariyorum.  Hadi elektrikli supurgeyi bu kollarla it cek iyi bir fikir degil diyelim, oturdugun yerde grading yapmaya ne gibi bir engel var?  Di mi?

Blogun adi “cilgin sapkaci” ya, ayni zamanda friendfeed’de de bu rumuzu kullaniyorum hani.  Tanimayanlar muhtemelen itici buluyorlardir rumuzu/blogun ismini. “Cilgin Sedat” “aooowww sen kocaman bir cilginsin!” falan gibi seyler cagristiriyor. Bir kisinin kendisine “cilgin” sifati yakistirmasi hakikaten egreti duruyor.  Su okumakta oldugunuz ve yavas yavas sonlanmaya dogru yolalan yaziyi yazmis kisi olmama ragmen kendime “bi’ garip” diyebilirim ama “cilgin” demem.  Hic de cilgin degilim.  CilginSapkaci’nin Alice Harikalar Diyari’na, Mad Hatter’a gonderme oldugunu anlayamayacak kisiler de varsin hakkimda yanlis kanilara kapilsin, napalim.  Gecen ayki asermemde yemisim onlarin yanlis kanilarini ahahah.  Simdi asili kollarimi bahane edip biraz daha isten kaytarmak uzere huzurlarinizdan ayriliyorum! Bekle beni veetle?

PS. Bahceye bir avokado bir de lime agaci fidesi ektik.  Bilin bakalim hedefimizde ne var?

PS. Haaaa nasil unuttummmmm…. Kendime buyuk kotuluk yapacagim ama bu yaz Turkiye’deki kebapci deneyimimi anlatmaya firsat bulamadim ama bari fotograflarini koyayim.  Aserenler bakmasin. Bohu bohu.  Burayi okuyan birisi kadin pazari’nda buryan yememi tavsiye etmisti, burasi iste kadin pazari.  Buryan yerine kan cektigi icin Sur Ocakbasi’na gittik.  Eminim sokaktaki diger mekanlar da bu kadar iyidir.  Blog yorumcusuna gec de olsa tesekkur edeyim bu vesileyle!

(Ilk defa galeri olarak koyuyorum fotolari, umarim olmustur).

Reklamlar

3 thoughts on “Asermek hamilelere ozgu bir aktivite degildir

  1. Lanet olasica komsular! Demin agaclari kontrol etmek icin bahceye ciktim, buram buram barbeku kokuyordu. Bu gipgri, kapali havada ne mangali be. Of, cok guzel kokuyordu. Iceri girip kapiyi kapattim hemen. Allahsiz komsular, bir gun de komsu kiza da iki gidim goturelim demiyorsunuz.

  2. Buryan yedim (ikinci fotografta sag ust kosede bir miktari gorunuyor). Gittigimiz mekan daha bir kebapciydi, o yuzden buryan isine ozellesmis baska bir yerde denemek de lazim, digerlerinin golgesinde kaldi dogrusu buryan. Bu sene Istanbul’da gecirdigim gun sayisi cok azdi ve kosturmaca ile gecti o yuzden cok dibine vuramadik. Dalyan’dan bahsettigim yazida da cok ah ettim, oradaki restoranlar da biraz Istanbul’dakiler gibi olsaydi dedim ama heyhat. Bakalim bir daha ne zaman Istanbul’a gelebilecegim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s