Sorunlu Ogrenci Profili #3

Helloooo!  Klasik blog yazari girizgahi yapayim mi, ay bayagidir blogu ihmal ediyorum da bilmemne de diye?  Yapmayayim tabii ki.  Aslinda gidip yatsam cok daha iyi olacak ama hizlicana derdimi dokeyim de rahatlayayim.  Belki draft olarak kaydeder sonra yollarim, du bakali gittigi yere kadar.

Sorunlu ogrenci profili serisi yapiyorum dipten derinden blogda, sorunlu ogrenci profili kategorisi yaptim oradan takip edebilirsiniz.  Simdiye kadar iki tanesinden bahsedebildim, iste sira ucuncude!  Taze taze.  Ve bu ornekte akademik hayatimda bir ilk gerceklesti: Ogrencimin babasi ofisime telefon etti kizinin durumuyla ilgili.  Bu konudaki dumurumu da yazinin ilerleyen satirlarinda anlatacagim.  Azzzz sonraaa!

Bu gencle olan maceralarima gecmeden once ufak bir bilgi vereyim.  Bu sene itibariyle ben de universitenin bu sosyal ve akademik hatali davranislarda bulunan ogrencilerle ilgilenen komitesinin uyesi secildim.  Vaktiyle (2 numaraydi sanirim) bir “mahkeme”den bahsetmistim, ogrencinin sorumlu olup olmadigina karar veren.  Bu donem ben de oyle bir panelde hoca kategorisinden “juri”lik yaptim.  Ama oncesinden aldigim egitime gore orasi bir “panel” mahkeme degil, biz de uyeyiz juri degiliz.  Yapilan adli bir yargilama degil, amac suc ispatlamak degil, yargilamak degil.  Olay kavramsal olarak daha farkli oldugu icin farkli terminoloji kullanarak mahkeme/adliye’den ayristirmaya calisiliyor olay.  Suc ispati degil sorumluluk tespiti yapilmaya calisilan.  Neyse, bunu bir on not olarak eklemis olayim.

Efenim, su siralar guz doneminin son gunlerini yasiyoruz, final haftasindayiz.  Ben gecen hafta donemin son dersini yaptim, derste de final odevlerini topladim.  Daha onceki sorunlu ogrenci profillerini okuduysaniz belki hatirlarsiniz, derslerimdeki odevler icin mutlaka Safe assignment (SA) denen sistemi kullaniyorum.  Ogrenciler odevlerini yukluyor, bu sistem de daha onceden kendisine yuklenmis odevler ve internetle karsilastirip uyan kisimlari isaretliyor, bir de yuzde veriyor.  Final odevlerini topladigimin ertesi gunu sabahtan bir eposta geldi, kizimiz diyor ki “ay hocam ben odevi yukledim ama bir baktim ki %81 uyum (match) var, bu cok yuksek, size aciklama ihtiyaci hissettim.  Daha onceki odevlerimden faydalandim, o yuzden yuksek cikti, vallahi intihal yapmadim!”  Hoydeeeeeeee!

Sirf sen yazdin diye daha onceden yazmis oldugun odevleri bire bir alintilamak “cheating”e/aldatmaya giriyor.  Buna “recycling/geri donusum” diyoruz.  Akademik ilerleme icin kredi (not) aldigin bir isi/odevi/calismayi bir daha yine not icin kullanamazsin, bu kadar basit.  Kendinden alinti yapiyor olman farketmez.  Kaldi ki final odevi ve haftalik odevlerin amaclari, kapsamlari, tarzlari cok farkli, haftalik odevlerden kopyala-yapistirla yapilacak final odevinden ne hayir gelir ki???  Bu SA raporuna baktim, durum harbi feciydi.  Bunu rapor etmek zorundaydim.  Kiza email atip ofisime cagirdim.  Kiz panikledi falan, sakin ol, konusup bir cozum bulmaya calisiriz dedim.

Kizin kendiliginden bana email atip kendini aciklama girisiminde bulunmasi yuzunden gercekten bu “recycling”in yanlis oldugunu bilmiyor olabilecegini dusunuyordum.  O yuzden ona bu hatasini duzeltme sansi vermeye karar verdim.  SA’dan raporu bastim, daha onceki haftalik odevlerin raporlarina da bir goz attim.  Ilk haftalarda bir sorun varmis gibi degildi ama son iki haftanin odevlerinde %50 civarinda uyum vardi, oy oy oy dedim, onlari da bastim.  Bu her halikarda rapor edilecek, ha final odevini tek yollamisim ha bu iki odevi de ekleyip yollamisim diyerek onlari da olaya dahil ettim.  Odevlerden birisinin yarisi programda ilk iki sene alinan bir ders icin yazdigi odevinden altintilanmis, SA onu da soyledi.  Allah Allah dedim, ama genel bir recycling sorunu var, bir sekilde halledecegiz artik diye dusundum.

Kiz geldi ofisime, dedim bak boyle boyle, bu %81i nasil aciklayacaksin?  Ama benim kendi odevlerimdi, valla bilmiyordum, ama nasil olur bilmemne.  Dedim ki, senenin basinda okuyup, anlayip, uyacagina dair imza attigin bir belge vardi onu okudun ve anladin mi imzalamadan once? Evet dedi.  E orada yaziyor bu recyclingin hata oldugunu, nasil bilmiyorsun o zaman? Dikkat etmemisim bilmenneymisim.  Hala iyi niyetli olduguna inanmaya calisiyorum, diyorum ki eger sorumlulugunu kabul edersen final odevini iki gun icinde yeniden yazmana izin verecegim, diger iki odevden aldigin notlari da yariya indirecegim (alintiladigi oranda yani!).  Tamam dedi, formu imzaladi, sonra da “Ya sey” dedi “Bu benim ikinci ihlalim, sorun olur mu?”  Yine bir hoydeeee!  E yavrim, sen birinci ihlalinden sonra bir yaptirima maruz kalmadin mi?  Kalmis, 15 saatlik egitimden gecmis.  Ne egitimi?  Tabii ki neler hatadir, hataya dusmemek icin ne yapilir ve saire.  Ve eminim ki bu recycling olayindan da bahsediyorlar.  E, o 15 saatlik egitimden sonra hala nasil bilmiyordum diyorsun?  Bilmiyordum.

O noktada artik sozlerine guvenmekten vazgecmis olsam da isi komiteye havale etmeyi tercih edecek durumdaydim.  Iki gunde ne kadar iyi bir odev yazabilirdi ki zaten? Comert davraniyordum, orasi kesin ama napalim artik, formlari imzaladik, her seye bastan baslamaya usendim.  Kiz ofisimden ayrildi, ben de kizin hala bende olan (geri almadigi) haftalik odevlerini buldum cikardim, o odevlerden final odevine alintilanmis kisimlari isaretleyecegim.  Komitede karar verecek insanlara kolaylik olsun diye boyle yapiliyor.  Bir yanda SA raporlari (final icin ve onceki iki haftalik odev icin), bir yanda odevlerin kendileri, karsilastirarak isaretliyorum.

Bir noktada sacma sapan bir seyler olmaya basladi.  SA raporunda 5. haftanin odevinden alintilanmis oldugu soylenen paragraflar elimdeki 9. hafta odevindeler?  SA sapitmis mi ki, eyvah eyvah dedim.  Odevlerin kendilerini final odevi ile karsilastirinca belli oluyor ki odevler oldugu gibi finale kopyalanmis.  Lakin SA kaynaklar konusunda ikircikli seyler soyluyor.  Kafam karisti, elimdeki son iki haftanin odevlerinin SA raporlarina baktim (hani %50 civarinda uyum gosteren).  O noktada bir “Yuhhhhhhhhhhhhhhhh!” esliginde her sey acikliga kavustu!

Kizimiz son iki haftalik odevinde daha onceki haftalarin odevlerini oldugu gibi alip yazmis meger!  Yani eleman bir odev yazmis, onu ikinci bir odevde kullanmis, sonra da aynen final odevine koymus.  Bir odevden 3 defa kredi aliyor yani.  Bu kadarini sanirim zaten tahmin etmistiniz.  Asil “vışşşşşşşşşşşşş!” dedirten kisim ise su:  Elemanin sinifta teslim ettigi haftalik odevler ve SA’a yukledigi metinler ayni degil!?!  Bu arada odevleri teslim tarihinden 2-3 hafta sonra yuklemisti sisteme, o da mecbur oldugu icin, yuklenmezse otomatik sifir aliyor odevler.  Yuklemek zorunda oldugunu farkedince, ama oldugu gibi yuklese %100 uyum olacagini ve bunun da basina bela olacagini bilince bir sey yapma ihtiyaci duymus olsa gerek.  E degistiriver dosyayi canim, % dusuk cikarsa hoca rapora bakmaz, 80 ogrencinin raporlarina teker teker bakacak degil ya?

Ama insan hem gerizekali hem de tembel olunca ne yapiyor, oturup sifirdan bir seyler yazip onu yuklemek yerine daha onceden aldigi baska derslerde yazdigi odevlerden alakali kisimlari kopyalayip yapistiriyor.  O yuzden te ilk senelerde alinan bir dersteki odevi yakalamis sistem, eski odev diye yakalanmaz diye umuyordu herhalde.  Ama diger odevine alintiladigi odevi hangi hoca icin yazdiysa o hoca SA sistemini kullanmiyormus belli ki, o odevin orijinali sistemde olmadigi icin uyum yakalayamamis SA.

E ben “recycling” hatasinin yakalanmamasi icin bu kadar takla atmis birisinin “recycling”in hata oldugunu bilmiyordummmmm, ama benim kendi odevlerimden odlugu icin sorun olmaz sanmistimmmmm seklindeki laflarina kanamazdim artik, iyi niyetli olabilirim ama aptal degilim.  Beni aptal yerine koymak icin bunca kasmis bir ogrenciye de “he yavrum, yaz yeniden getir odevi, isim gucum yokmus gibi bir de onu notlandirmakla ugrasayim ben de” diyecek degildim.  Lakin adimlari da dogru atmam gerekiyordu.

Hazirladim dosyayi, bir de olan biteni anlattigim bir mektup/memo yazdim, aldim goturdum ofise.  Oradaki elemana anlatmaya basladim.  Basta “hi hih, hi hih” diye kafasini sallarken bu duble recycling ve metin degistirmelere sira gelince kadincagizin suratindaki ifade biraz karisti.  Kafasi karisti cunku.  Bakin gostereyim diye dosyadaki isaretlenmis SA raporlari ve orijinal odevleri gosterdim.  “Simdi finalin su kismi bu odevden alinmis, bu odevdeki kisim da su daha onceki odevden alinmis, ama SA raporu bunun kaynagini su gosteriyor cunku bu odevi SAya yuklerken o kismi atip baska bir sey koymus.” gibi ic ice parantezler iceren matematiksel ifadeleri andiran laflar ettim.  Sanirim olayin detaylarina vakif olamadiysa da genel hatlariyla anladi.

Dedim ki, ben kendisine boyle boyle bir sans tanimistim, formu doldururken bu kandirmacalarin farkinda degilim.  Farkina varinca da o sansi tanimam mumkun degil, ne yapabiliriz, geri alabilir miyiz uygun gorulmus yaptirimi? Bir de ekledim, kendisiyle tekrar bulusup yuzyuze gorusmek zorunda kalmadan halledebilirsem iyi olur, gelse de yine bahaneler yalanlar olacak, ugrasmak istemiyorum. Dedi ki evet tabii, suraya not dusun.  Yalniz ona bir de email atin, durumdan haberdar edin, verdigi cevabi da bize iletin.

Ben de oturdum bir email yazdim.  Dedim ki, yavricigim, boyle boyle, sonradan farkettim ki dosyalari degistirmissin.  Bu durumda bana karsi durust olmadigini, recyclingin hata oldugunu bildigini ve bundan kacinmak icin boyle bir sey yaptigini dusunuyorum.  Yeni bir odev yazmana gerek yok, dosyani ofise havale ettim, yaptirima onlar karar verecekler sorumlu bulurlarsa seni.  Hadi ciaoooo! demedim, laubalilesmedim, cok ciddi yazdim, otoritemi zevzekliklerle sarsmadim.

Sonra elemandan cevap geldi.  Niye degistirmis bilin bakalim.  Odevlerin ilk kismini evde yazmis, ikinci kisimlarini okulda yazmis, basmis sinifa getirmis.  Sonra SA’a yuklemesi gerektigini farkedince, sinifta teslim ettigi seyi aynen kaydetmedigini farketmis, baska seyler yazip onu yuklemis.  Ba ba ba ba ba!  E yavrim, sen okulda yazdim sonra kaybettim diyorsun  ama o kisimlar da zaten daha onceki odevlerinden kopya ki?  Yani 2. sefer odeve kopyalayabildigine gore orijinali bir yerde kayitli demek ki. SA’a yuklemeye gelince mi kayboluyor?  Kaldi ki sinifta verdigi odevin aynisini bir sekilde elektronik olarak elinde bulundurmayan (kaybeden vs.) ogrenci hic olmamis sey degil.  Adam gibi geliyorlar, “ortmenim boyle boyle, napcaz simdi?” diyorlar, ben de bir caresine bakiyorum.  Oradan buradan eski derslerden paragraflari kopyalayip onlari yuklemek de ne demek?  Uygun dille “yeme beni kizginem yeme beniiiiii!” dedim.  Dimdik durusumdan odun vermedim.  Dosyani zaten teslim ettim, bundan sonraki iletisimi ofisle kur onlar ilgilenecekler dedim.  O noktada “bu defteri de kapattik hamdolsun, bana nefretini bir gun kampuste yumurta yagmuruna tutarak ifade etmeye kalkmazsa finito” diye dusundum.  Son bolum henuz yazilmamismis.

Recyclingdeki iddiasi ve bunda yakalanmama cabalarindaki yaraticilik konusunda hakkini teslim etmem gerekir ama daha onceki sorunlu ogrenci profillerindekilerin yanina bile yaklasamaz “sorun”luluk acisindan.  Kizda bir psycholuk yok en basitinden.  Biraz sark kurnazligi, biraz o sark kurnazligina yakismayacak aptallik var (cok kotu kombinasyon!).  Son bir salvo yapmadan sahneden inmeyecekmis.

Bugun icin planim evde calismakti aslinda, ama dun aksam gelirken bilgisayarin adaptorunu ofiste unuttugumu farkettim.  Macbook Pro, ay sarji su kadar gidiyor bilmemne diye ayilip bayilanlar var, evet pil omru iyi de bir noktada bitiyor, bitecek.  Ben de kalktim ofise gittim, gitmisken bir iki isi halledeyim dedim.  Daha 10 dakika olmamisti masaya oturali ofis telefonum caldi.  Ofis telefonum hic calmaz!!!  Maraz bir durum yoksa calmaz mi demeliydim?  Ulan dedim, acma, olsa olsa su notum, su odevim, su bilmemneyim diye sikayet edecek bir ogrencidir.  Email atsin, email atacagina telefon ediyorsa israrci, bikbikci bir tiptir dedim.  Butun bunlari dusundum.  “Ofiste bile olmayacaktim, iki dakika is halledip gidecegim, yokmusum ben” de dedim ustelik.  Ama gerizekaliyim ya,  vizir vizir aksi yonde argumanlar uretsem de actim telefonu.

Adamin biri var telefonun ucunda, ismini soyleyince anladim soyadindan hemen kim oldugunu.  Dedi boyle boyle email atti kizim, cok endiseli.  Uzuldum adam icin yemin ederim.  Kim bilir ne cok calisip, ne cok para verip, ne umutlar besleyip okutuyor kizini.  Gel gor ki kiz tek ayak ustunde otuz yalan soyluyor, sadece bana degil, belli ki ona da.  Dedim ki boyle oldu boyle oldu, kiziniz bana durust davranmadi.  Size bunu soyledi mi bilmiyorum ama boyle boyle yapti.  Adamcagiz da bana kizinin uydurma savunmalarini siraladi, boyle olmus soyle olmus ondan boyle yapmis diye.  Bir noktada durum “Nolor bi yardimciolsaniz memedalibeaaaayyy”e dondu resmen.  Ustelik yavsak yavsak da degil, adam vakarindan taviz vermeden anlatti derdini, ne cirkeflik ne de kendini kucuk dusurme vardi.  Oyle olsa “hadi len” deyip kestirip atip telefonu kapatmak icin sebep olurdu.  Ama burada adamcagiza saygi duymakla beraber boyle saygin bir adamin bu durumda kalmasina uzuldum, buna sebebiyet verdigi icin kizina iyice sinir oldum.  Kendimi icinde buldugum durumdan o kadar rahatsiz oldum ki anlatamam.  Bir babanin hayta kizinin gelecegini kurtarmak icin sizden lutuf beklemesi.  Halbuki ben lutuf verebilecek, dagitabilecek bir konumda degilim.  Olay benden cikmis, su noktadan sonra benim yapacagim tek sey -is o raddeye gelirse- panel toplantisina tanik olarak katilip soyle oldu boyle oldu demek.  Ne kizin sorumlu olup olmadigina, ne de ne yaptirim alacagina karar verecegim, komite karar verecek (kendi ogrencilerine, tanidigin ogrencilere ait panellere uye olamiyorsun).

Ona bundan sonra ne olacagini, ne gibi sonuclar cikabilecegini anlattim, surec hakkinda bilgilendirdim.  Anliyorum ama ben yine de sizin “blessing”inizi almak istiyorum, bunu bilmek istiyorum dedi.  Soyadi ortadogu/dogu kokenli bir soyadi ama Musluman olup olmadiklarini bilmiyorum.  Adam israrla riza istiyor, ne bileyim bir hakkini helal et, bir Allah’in rizasi ustune olsun durumlari mi bekliyor anlamadim.  Sonra bir de “sonuc ne olursa olsun sizin ona affinizi bahsettiginizi (forgiveness) bilmek istiyorum” diyor.  Bu artik ultramaxihiper-“memedalibeaaayyy” oluyor, cunku maddiyati gectik artik maneviyati da dahil ettik olaya.  Allahini kitabini karistirmasaydin be amca?  Dedim ki “istediginiz kadar blessing vereyim size ama bu benimle ilgili bir sey degil ki.  Bana karsi bir suc yok ortada, affimi gerektirecek bir durum yok.  Bir suc varsa kiziniz onu kendi gelecegine karsi isledi.”  Iki donem sonra mezun olacakmis kiz sozde, bir daha, bir ucuncu ihlal olursa okuldan atilir. Ona bunu anlatmaya calistim, siz de tekrarlayin, olayin ciddiyetini anlasin dedim.  Sonra da bir sekilde konsumayi toparladim, iyi gunler dedim kapattim.

Sonra da “niye ki?” diye dusundum.  Ortaokulda falan hocalara bir meramin olunca anneni babani devreye sokarsin belki (ki bizim ailede hayatta olmamis seyler bunlar).  Ama universite 4. sinifta bile bile bok yiyip sonra da hicbir sey yapmamis, sutten cikma ak kasikmissin gibi babana hocanin telefon numarasini vermek?  Yuh!  Ha, kiz gercekten masumdur, gercekten butun hikaye onun dedigi gibi gerceklesmistir, ben kotu niyetli bir cadi oldugum icin hemen onun sorumlu oldugunu varsaymisimdir, panel’e gider derdini anlatir, boyle boyle oldu der, panel kararini ona gore verir.  Boyle olursa gelip buraya kiz bok yememis ben yememisim diye not duser, babasini arar bulur ozur dilerim.  Yazik ki adamin her turlu cingozlugu yapmaya gelince gayet de her turlu ipi kiran ama isler sarpa sarinca “babaaa” diye kosup, pisligini temizlemek icin babasini one suren bir kizi var.  Bu da boyle bir sorunlu ogrenciydi iste.

Edit: Yaziyi dun gece yazdim yolladim, lakin bu sabah Pelin’in yazdigi yorum uzerine biraz daha dusununce umarim benim farkinda olmadigim bir aile faciasina sebep olmamistir bu gelismeler diye endiselendim.  Pelin’in dedigi sey bu babaya hocayi aratmak cok doguya ozgu bir durum.  Belki oryantalizmin dibine vuracagim ama ya “doguya ozguluk” orada bitmiyorsa?  Ya bu ailedeki “kiz cocugun sorunu olursa kendisi cozmeye calismaz, ailenin erkek otoritesi devreye girer” seklinde vucut bulmus ataerkillik kizi aile icinde de cezalandirmaya kalkarsa?  Hala kizin yalanci oldugunu dusunuyorum, bu durum 100 kere onume gelse 100 kere rapor ederim.  Lakin benimle telefonda gayet saygin bir sekilde konusan adamin eve gidip kiza “elin karisindan blessing dilendim senin yuzunden” diyerek siddet uygulamayacagindan emin de olamiyorum.  Okulda olanin okulda kalacagini, aile ici siddete ve facialara yolacmayacagini varsayarak hareket ediyoruz Amerikan ortaminda, varsayimlar dogru degilse diye korkuyorum. Ama yine de elimden ne gelir ki?

Reklamlar

2 thoughts on “Sorunlu Ogrenci Profili #3

  1. Son perdede sahneye babanin cikmasina inanamadim! Universitede araya baba sokmak ve “hakkinizi helal edin ne olur” muhabbeti bana da biraz Orta Dogu’ya ozgu bir davranis gibi geldi… Uzuldum de adama. Evlat insani vezir de ediyor, rezil de iste… Gelismeleri alacagim senden 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s