Eksi Sozluk once kendini tanimlasin

Daha onceki bazi blog yazilarimda (mesela bu) Eksi Sozluk yazari oldugumu soylemistim.  Baktim da, son entrymi 17 Haziran 2009’da yazmisim, tam 2 yil olmus.  Benim gibi -bir zamanlar- sozlukle yatip sozlukle kalkan, her seye “aa bunu da sozluge yazayim” gozuyle bakan birisi icin boyle cat diye sozlugu birakivermek zor olur diye dusunurdum hep.  Olmadi.  Bir kirginlikli uyanis yasadim 2 yil once cunku.  Sonra dunden itibaren ff’de, sozukte polislerce ifade vermeye davet edilmis sozluk yazarlarinin hikayesini ve ardindan gelen tepkileri takip etmeye baslayinca gordum ki benim kirginlikli uyanisima benzer seyler yasiyor bir suru insan.  Onunla ilgili bir iki satir yazayim dedim.

Anlasilan olayin ozunde yine sarlatan mehdi ve surekasi var.  Olayin o boyutuna hic girmeyecegim.  Ihbar edilen entrylerin ortak noktasi dine, peygambere, dindarlara hakaret ve burada cok enteresan bir “tolerans/politik dogruculuk vs. ifade ozgurlugu” konusu var, bu olay belki de “Danish Cartoon Crisis”in Turk versiyonu (catisan fikirler ve prensipler acisindan, sonuclar pek tabii ki farkli olacaktir).  Bu ilginc meseleyi de yazarsam diger bloga yazarim politik jargon savura savura, burasi kisisel kalsin.  Yazmak istedigim daha cok sozlukle kendi deneyimim ve sozlugu nasil gordugumle ilgili olacak.  Bu son olaylar ve sozluk yonetiminin yaklasimi iyice belli etti ki Eksi Sozluk elmayi penayi birakip once kendisini ve yazarlariyla iliskisini tanimlamali artik.

Benim sozlugu birakmam Ayse Arman sayesinde oldu.  2009 Haziraninda kendisi yine seksi fotograflar cektirmis, carsaf carsaf bastirmisti gazetesinde.  Ben de “yahu bu kadin daha yakinlarda yine seksi fotograf cektirip sonra da tepkiyi gorunce de ‘ben manken degil gazeteciyim, affetin peni huhuhu’ seklinde yazi yazmamis miydi?” dedim.  Hatta “onceki seferinde bir entry yazmistim, ona link vereyim” diyerek o entryi aradim.  Oyle cok entry girdigim de yok, ara ara bulamadim entryi.  “Allah Allah” dedim daha baktim, yok.  Bu entry gotumuze girebilir diye silinmisti bir ara, onu gordum kayitlardan, gerekli duzeltmeyi yapip geri yollamisim hala onaylanmamisti belli ki.  Ama aylardir hic haber yok.  Merak ettim, islemi yapan moderatore mesaj attim, geri dondu sagolsun.  Praetorler bir fikir birligine varamamislar, kompleksli lafina takilmis birisi o yuzden.  O noktada “biraktim sozlugu haco!” seklinde bilincli bir karar almis olmasam da sozluk yazarligim fiilen bitmis oldu.  Sonrasinda sadece 1-2 edit yaptim, ki birisi de hala onay bekleyen bu “kayip” entry icindi.  Tekrardan anlatmak yerine, alintilayayim madem editten bir kuple:

<<bu entry subat 09’da yazildi ve gotumuze girecek diye silindi, uygun oldugunu dusundugum sekilde duzenleme yapildi, su anda agustos ayi, 6 ay olmus, bu entry canlandirilmadi, hala moderasyon/praetorya dehlizlerinde saliniyor uzay boslugunda salinan hurdaya cikmis uydular gibi. […] 1. moderasyonun ya da praetoryanin yemeyip icmeyip entry takibi yapip yazarlara entrynin durumunu update gecmesini beklemiyorum. ups tracking record gibi otomatik bir sey olsa silinen entryler icin, canlandirilma yolunda hangi noktada oldugunu gorsek hos olurdu ama yok. ama 6 ay, el insaf! bu entry 6 aydir okunamiyor, niye? bir kelime yuzunden birisi killanmis. e bunu bana soylemezseniz ben bunu duzeltemem ki. ben duzeltmedikce de o entry iste hurda uydu mode on. bir yerde bir kopukluk var sistemde, orasi kesin.
1.a. olsun bu da: bir entrynin aciklamasiz neysiz 6 ay boyle “kayip” olmasi bence sansure girer. ben iyi kotu emek vermis entry yazmisim, fikir belirtmisim. siz bana sebep gostermeden, bana canlandirma firsati vermeden onu alikoyuyorsunuz. ha sizce gecerli sebebi vardir ama benim bundan haberim yok. bu entry bir bkz’dan olussa da garbage entry olsa da durum ayni olurdu. ne bir gerekce gosteriliyor, ne hakkinda bir karar veriliyor, ne canlandiriliyor. “yok”mus gibi davraniliyor. yok degil halbuki, ben yazdim onu, ve simdi de -kimsenin okuyamayacagini bilsem de- editliyorum.>>

Merak edene not: entry bir ara -ne ara unuttum- canlandirildi. O sirada -sanirim kanzuk’tu- “bu edit kismi biraz agir olmus, degistir istersen”e gelen bir mesaj atti, bir sey degistirmedim, oyle kaldi.

Malum ki benim olay kapisina polis dayanan sozlukdaslarinkinden farkli ama ozunde, ozellikle hukuki meseleler baglaminda sozluk-sozluk yazarlari iliskisi acisindan tastamam ayni.  Bugun insanlarin sozluge tepki gostermesinin ana sebebi “abi 1 senedir suren bir meseleymis, bir haber verseydin?” beklentisi.  Kimse sozlugun avukati beni savunsun, sozluk olasi mahkeme masrafimi ustlensin istemiyor.  Basta tepki sozlugun savciliga kullanici bilgilerini vermis olmasi uzerineyken, su anda herkes bunun gerekliligini anlamis ve kabullenmis durumda, o konudaki tepki dindi, “sozluk beni saklasin, korusun” beklentisi de yok.  Beklenti sadece “bir ara bir sor allah askina!” seklinde.  Entrylerimizin basina bir seyler geliyor, siliniyorlar, savciliga sikayet ediliyorlar, ama bizim bir haberimiz olmuyor -Ayse Arman tekrar seksi poz verene ya da polis kapiya dayanincaya kadar.

Burada tabii “ama sorusturmanin gizliligi var, istesek de haber veremezdik” savunmasi geliyor kanzuk’tan.  Bir de su -cok acimasiz- turkcell, facebook, msn karsilastirmasini yapiyor (belki istemeden).  Sanirim bu noktada, o entryi okuyan pek cok kisi “eksi sozluk? eksi sozluk yazari? hebe hebe?” diye kalakalmistir, ozellikle de eski nesiller.  Onlar eksi sozlugu beraberce yaptiklari, sosyal boyutu olan, aidiyet duygusuyla bagli olduklari bir “topluluk” olarak gorurken, sozluk yonetimi eksi sozlugu “sosyalleşme ve/veya iletişim ihtiyacımız üzerinden para kazanan bir kurum” olarak tanimliyormus meger.  Sozlugun reklam gelirleri, sozluk yazarlarinin sozluge katkilari ve sozluk uzerindeki haklari, sozluk yonetimi gibi meseleler zaman zaman alengirli tartismalara konu olmustu sozlukte.  Sonunda varilan sonuc genelde “biz size bir ortam sagliyoruz, eglenin cosun, begenmeyen gider” gibi bir sey oluyordu hep ama ilk defa yazarlar ve sozluk yonetimi arasinda iliski boyle bir “ucurum”la ifade ediliyor herhalde.  Daha bir ay kadar once “eger benim eksi sozluk’u “kanuni sinirlar”da tutmamin sadece “para icin” oldugunu, eksi sozluk’un kanuni sinirlar icinde ayakta kalmasinin baska hicbir degeri olmadigini dusunuyorsan bu sitede ne isin var? bu site “ssg’nin para makinasi” disinda “hicbir sey” ise sen kimsin?” diyordu ssg, yazarlarini sozluge sahip cikmaya cagiriyordu.  biz iste sozlugu “bir sey” saniyorduk ama su anda feci kafamiz karisti, sozluk yonetimi soylesin, biz kimiz???  Hakkimizda sorusturma acildiginda bir mesajla “sevgili yazarimiz, polisler kapina gelirse kalp krizi gecirmeyesin ha, tamam mi canim benim” diye haber vermiyorsaniz, biz kimiz?

Haber vermeme gerekcesinde tanimlaniyor sanirim iste yazarlar ve sozlugun iliskisi.  Sorusturmanin gizliligi olayi.  Sozlukte bir yazar ilgili baslikta cok guzel anlatmisti, dur bakayim numerosu neymis… #24156672 ymis.  Sozluk yonetimi hep hakimleri, gazetecileri interneti anlamamakla, bilmemekle sucluyorlar ya (cogunlukla hakli olarak)?  Bence kendileri de eksi sozlugun/sozluklerin web 2.0 dunyasindaki yerini tam anlayamamislar.  Madem turkcell, facebook, msn gibi para karsiligi hizmet saglayan kurumlarla karsilastiracaklardi, niye “eksi sozluk yazari” deniyor bize, niye “kullanici” degil?  Turkcell, facebook, msn bahsi gecen hizmetleri saglayan araci ortamlar(media), biz Eksi Sozlugu bir “ortam”dan fazla biliyorduk, yazarak insa ettigimiz bir sey saniyorduk.  Sozluk yonetimi de genel durusu ve ifade ozgurlugu kisitlamalarina tepkisiyle oyle dusundugunu dusundurtuyordu ama simdi anliyoruz ki yoneticiler sozlugu bir ortam’dan fazlasi olarak gormuyor.

Modern medya turleri icinde Eksi Sozluk kendisini ve yerini bir guzel tanimlasin, biz de kendimizi ve yerimizi bilelim.  Gazeteler vs. yazarlarinin yazdiklariyla varoluyorlar, yazarlari yazdiklarindan mesul ama gazete yonetimi de bir hukuki mesele oldugunda isin icine giriyor.  Eksi Sozluk gibi yazarlarinin yazdiklariyla varolan bir medyumun yazarlari yazdiklari yuzunden sorun yasayinca “oo, abi, ben ortami sagliyorum, sen kicini kollayacan” diyerek kendini geri cekmesi kabul edilebilir mi?  Ki kimse sozlukten sorumlulugu paylasmasini falan istemiyor, bir haber verecekti.  Linki verilen hukuk dergisi makalesine baktim, suphelilere haklarinda sorusturma oldugunu bildiremezsiniz gibi bir sey yok (ama mesea sozlukte olay butonu yakip da duyuru yapmalari, gazetelere “kosun dostlaaar! yazarlarimiza sorusturma actilar!” demeleri yasak).  Tam tersine, savunma haklarinin korunumu ilkesine dayanarak “hakkinizda su entryniz uzerine boyle bir durum var” diye haber vermeleri lazim gelirdi.  Bence kanzuk’un 3 numarali aciklamasi “biz sizi iplemiyoruz ama yaptigimizi (yani yapmadigimizi) bir hukuki makaleye link vererek mecburen mecburen mecburiyettennn sarkisi esliginde mesrulastirip isin icinden siyrilmaya niyetliyiz”e geliyor sanki. “Haber vermemek zorundayiz” diyor, heheyttt!  Eksi Sozluk eski sozluk olsa, sirf sarlatan mehdi’ye garezinden ve onlarin ayak oyunlarina comak sokmak amaciyla hukuki aciklari bulur bu yazarlara caktirmadan arka cikardi.  Simdi sadece kicini kollayip isin icinden siyrilma pesinde gibi.  Daha bir ay once filtre duzenlemesine karsi cikmak icin insanlari sokaklara doken sozluk yonetiminin simdi “Napalim kanun boyle” diye boynunu bukup oturmasi bir garibime gidiyor.  Artik internet davalarinin piri eksperi olmus sozluk avukatinin bu sorusturmanin gizliligi prensibini dar bir yorumla alip hicbir sey yapmamasi, becerisini ve deneyimini kanunun altindan girip ustunden cikip yazarlari uyarmanin bir yolunu bulmamasi garibime gidiyor.  Isteseler sozlugun basini belaya sokmadan bunu yapabilirlerdi (ki sanirim bir entryde yazar haberdar edildigini ama yurt disindan baglandigi icin bir sey olmadigini soylemisti, feraye miydi sanki yazar?).  Haber vermeye kasmadilar, bunun da bir anlami var.

Biz sozlugu yazdigimiz “content” ile varolan bir site olarak goruyoruz, o yuzden aidiyet ve sahiplenme hissediyoruz sozluge karsi.  facebook vs. web2.0 cesitlerinden farkli olarak sozluk okurlari bizim yazdiklarimizi okumaya geliyorlar.  yazdiklarimizin bir kiymeti, bir anlami oldugunu dusunuyoruz.  ben iste bu uzayda salinan hurda uydu misali entrym sayesinde farkina varmistim ki yazdiklarimin hic bir kiymeti yok.  olsa da olur olmasa da.  Bu olaylar vesilesiyle anliyoruz ki sozluk sadece bir ortam/medium, o internette duruyor, yazarlar gelip ona takiliyorlar ihtiyaclarini karsilamak icin.  turkcell’den kontor karsiligi iletisim hizmeti aliyorsun, sozlukte de sagladigin (hit getiren) icerik karsiligi fikir ifadesi, sosyallesme vs. icin ortam hizmeti aliyorsun.  Bu bir alisveris yani.  Sozluk para karsiligi hizmet veren bir kurum disinda hicbir seymis, biz de icerik ureticisi olmak disinda hickimseymisiz, icerigin de pek kiymeti yokmus.  Bu mudur?

Aman daraldim.  Zaten ben kisisel olarak gecmistim sozluk yazarligindan, kapatmistim defteri.  Ama yine de, ozellikle de bu internet sansurune karsi takinilan tavir ve aktivizmi gorunce gurur duymus, aferin be demistim.  Gel gor ki su son durum ve sonrasindaki aciklamalar cok kafa bulandirici (ya da zihin acici?).  Bence en temizi, eksi sozluk kendisini ve yazarlariyla iliskisini bir acik acik tanimlasin, benim icin sen susun desin yazarlara.  Sonra bazilari “fikirlerimi bu kadar genis bir kitleye duyurmak icin baska ortamim yok, kabulum” der yazmaya devam eder, bazilari “yok aga, ben boyle kurumsal musteri gibi yazamam burada” der alir basini gider, ama her sey acik secik olur.  ben o “kayip” entrymin editinin sonu ile son vereyim bu yaziya: “disclaimerlar kisminda “pespayedir, hemzemindir, hincaldir, uluctur” yazan, haklari rahmetli maykil’a devredilmis sozlugu ozluyorum, bu gittikce ve bazen gereksizce (keyword: gereksizce!) “rigid”lesen sozluge icten isyan ediyorum.” (rigid yerine kurumsal da konabilir.)

Reklamlar

2 thoughts on “Eksi Sozluk once kendini tanimlasin

  1. merhaba,
    blogdaki birkaç yazıyı okudum. “diğer bloga yazarım” dediğinizi görünce adresini merak ettim diğer blogun, eğer bir yerde link varsa ve benim körlüğüme, gecenin bu saatinde gözlerimin okumaktan yorgun düşmesine verin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s