Mutevazi ve ezik arasindaki ince cizgi

Dun aksam evde yalniz canim sikildi, ne yapsam ne yapsam diye bakinirken veetle’da bir kanalda baslayan bir filme takildim.  Filmin adi “Friends with Kids” idi, Jennifer Westfeldt’i gorunce izlemeye devam ettim.  Bu gun de NYTimes pazar dergisinde kendisi ve bu film hakkinda cikan yaziyi gordum ve okudum.  Yazi beni dusuncelere sevk etti, hala kafam karisik JW hakkinda: Asiri mutevazi misin, ezik misin ey Jennifer?

Jennifer kizimiz ile tanisikligim te 2000lerin baslarina denk geliyor, bagimsiz sinemasever arkadaslara takilip Kissing Jessica Stein filmine gitmemle.  Bayagi begenmistim filmi, filme basrol oynama disinda pek cok emegi gecen JW’e de bir sempati beslemeye baslamistim.  Bu sempatiyle dunku filme rastgelince sevindim ve bu sempatiyle bugunku yaziyi gorunce “Aa, neymis neymis?” diye merakla okudum.  Pek cok insan icin JW red carpetlarda Mad Men’in Don Draper’i yakisikli Jon Hamm’in yanindaki garipce kiz sadece malesef.  Kendimce kendisinin hayatima Jon Hamm’den once girmis olmasina memnunum.  Cunku bir sekilde sempati duydugum bu cok yonlu sanatcinin bir suru insan tarafindan “yakisikli oglan Jon’un 14 yillik sevgilisi, ggrrrr!” gibi hislerle aniliyor olmasina uzuluyorum.

Diger yandan, bu yaziyi okuyunca ve okudukca hatirladigim daha once rastgeldigim JW ve sevgilisinin birarada roportajlarini dusununce, biraz kendi ediyor kendi buluyor sanki bu kadin.  Disiyle tirnagiyla uc tane filmi yapmis, oynamis; oynadigi bir Broadway rolu icin Tony adayligi almis; iliskilerin cok sudan oldugu Hollywood dunyasinda evlilik gibi bir “bag” da olmadan Jon Hamm gibi bir adamla 14 yil duzgun bir iliski devam ettirebilmis bir kisi kendisi (sonuncusu icin adama da prim vermek lazim tabii).  Ama roportajlarina, haline, tarzina bakilirsa mahalle bakkalinin kizi gibi.  Bir siradan, bir piriltisiz.  Iste bu beni sasirtiyor, takdir mi etmeli, gicik mi olmali bilemiyorum.  Ikilemde kaldim, hislerime tercuman olsun diye blog yazisi yazmaya koyuldum.

Mesela: Su resme bir bakin…  Tanimayanlarla tanistirayim, bu bahsi gecen kizimiz Jennifer Westfeldt, yani JW.  NY Times pazar dergisinde sayfalarca senin ve filmin ve hayatin hakkinda yazi yazilacak, bir sayfalik kocaman da bir fotografin olacak icinde.  Verecegin poz bu mudur?  Bu mudur?  Boyle bir “feature” icin boyle bir poz mu verilir?  Verilmis goruluyor ki -peki niye verilmis? Neden boyle bir poz?

ezik miyim ben heaaa? ezik miyim?

JW cirkin bir kadin degil.  Boyle “yok artik!” dedirten bir guzelligi de yok ama guzel.  Makyaja, saca abansin, ucubik bir kiyafet giysin de poz versin demiyorum. Ayni sac, makyaj ve kiyafetle daha farkli bir poz verip cok daha farkli bir sekilde yansitabilirdi kendisini.  Burada boyle “Beey nolur iki kurus para birak da git, cocuklarin karni ac kalmasin, tas mi kaynatayim bu sabilere?” modunda bir durus ve bakis sergilemis.  Bari biraz daha dik dursaymis, kendine guvenir gibi.  Iste sirf bu resimde degil, rastladigim butun medyadaki bahislerinde durusu bu bu kadinin.  Ezik gibi, silik gibi, siradan gibi.

Ha, bir insan unlu diye, sinema/tiyatro’da bir seyler basarmis diye kucuk dunyalari ben yarattim moduna girsin, o Hollywood isiltisiyla gozlerimizi kor etsin demiyorum.  Angelina Jolie’nin Oscar 2012de yirtik dondan firlayan cuk modundaki bacagina yuz kere tercih ederim JW’nin bu ezik pozlarini.  Sirf Hollywood’da bir yer edinmis diye kasim kasim kasilsin, “me me me, hep ben, hani ya ben?” moduna girsin demiyorum burada.  Dedigim siradan olmadiginin biraz da farkina varsin, basarisiyla durusu diklessin.  Ortada bir bok becermemisken “Kucuk daglari, tepeleri, ovalari ben yarattim hatta Pluton da benim calismam” modunda dolasan sacma sapan tipleri gorunce iyice uzuluyorum bu JW’nin hallerine.  (Bu ego ve dev aynalari ile alakali bir blog yazim icin buradan buyurun.)

Dergideki yaziyi okuyunca biraz daha yakindan tanimis oldum JW’i ve bu ben rahatsiz eden hallerini bir nebze anlamaya basladim gibi.  Kadincagiz kisilik olarak asiri mutevazi ve ustune ustluk yaptigi isin getirdigi ekstralardan cok da memnun degil.  San, sohret, para, taninirlik, paparazzi ve saireler icinde kendisi, sevgilisi ve kopegi icin “normal” bir hayat kurup surdurmeye calisiyor.  Bir yandan o ekstralara bir ayak uyduramamislik, bir farkina varamamislik var; diger yandan da o ekstralari aslinda istememek, hayatina unlu degilmiscesine devam edebilmek istemek.  Yani bir hazimsizlik degil kadindaki, onune konan mis gibi biftegi yemek istememek.  Siradan olmasi, siradan “kalmak” istemesi ve hatta bunun icin caba sarfetmesi ile alakali.

Bunlari bir nebze idrak edince kendime iki sey sordum: 1. Tevazu ve eziklik arasindaki cizgiyi nereye cekmek lazim?  Yani, bu kadin mutevazi, boyle bir kisilik ama hali, tavri tevazuyu asip ezik gibi geliyor (Fazla tevazu kibirdendir derler ya, bununki tam tersi).  Yazida bile “self-deprecating” diye tasvir edilmis kendisi, o kadari da biraz asiri mi acaba basarini ve kim oldugunu yadsimanin?  Simdilik cikarimim: Kendine guven hic olmayinca tevazu eziklige donuyor.  Yani mutevazi olabildigine gore bir seyler basarmissin demek ki, ama kendine guven olmayinca o basarilar konusundaki mutevazi durus eziklige denk geliyor.  2. Bir Hollywood yildizi (ve benzeri unluler) hep “unlu” gibi mi davranmalidir?  Yani “acilin ben geliyorum leaan!” modunda ya da “bakin bana, bana bakin! Off, cok baktiniz, cekilin be!” modunda, ya da kisaca isiltili ve piriltili.  Bir unlunun siradan olmasi, bakkalin kizi gibi olmasi bizim yuzumuzden mi imkansizdir yoksa kendileri siradan olmak istemedikleri icin mi.

JW hem tip olarak, hem de hal tavir olarak bana Kate Middleton’u hatirlatiyor.  Ama KM durumunu daha iyi kavramis, durumu ve konumu ile daha barisik, dusesligi ile Kate’ligi bayagi iyi bir sekilde idare edebilen birisi izlenimi veriyor.  JW de daha bir Kate gibi olsun istiyorum, mutevazi kalsin ama ezikmis gibi olmasin.  (Diger yandan Kate’in kardesi Pippa duses ve mustakbel kralice olaydi, tam bir Beyonce olurdu, hatta Mariah Carey olurdu, na buraya yaziyorum).

Son olarak Jennifer Westfeldt ve bu “siradan kiz” halleri hakkinda en buyuk endisemi de belirteyim -ki bu yazida bile bu endisem icin saglam sebep var: Kendisi basarilarini yoksaydikca bu basarilar uzerinden degil sevgilisi Jon Hamm uzerinden tanimlanacak ve hatta daha kotusu bu basarilari da sevgilisine pay edilecek.  Insanlarin kendisini “Mad Men’deki Don Draper’in gercek hayattaki sevgilisi” olarak tanimasindan bile feci su baslik: “Jennifer Westfeldt and Jon Hamm Give Birth (to a Movie).”  Kadin yazmis, yonetmis, basrol oynamis; adam yan rollerden birini oynamis ve 7 yapimcidan biri (bir digeri JW’nin kendisi).  Ama baslik JW’nin bebegi olmasi gereken bu filme Jon Hamm’i de ortak etmis.  Neden? O baslik Jon Hamm’in ismi yuzunden daha cok tiklanir cunku.  Basardigin seyi sahiplenmek gerekiyor demek ki.

Hah, buldum.  JW pek cok basarili kadin gibi “impostor syndrome“dan muzdarip, ezikligi de ondan!  Jennifer, titre ve kendine gel n’olur! Bugunku pazar maruzatim bu kadar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s