Baligimizin ilk giysileri

20. haftamizi bitirmemize 1 gun kala bir yazi yazayim, balik kizimiza aldigimiz cicileri gostereyim dedim.  Sonunda “daha bebege bir cop almadim” diyemeyecegim gunler de geldi!  Bugun 19+6yiz, yarin ebemizle randevumuz var, ultrason yapmalarini istedim eger mirin kirin etmezlerse gorebilecegiz zilliyi.  Suyunun miktarini merak ettigim icin ultrason istiyorum, o olmasa da kalp atislarini duyabilecegiz.

Onceki haftalarda bebegi hicbir sekilde hissedemiyorken bu kalp atisi dinlemeler cok guzel geliyordu, bebegin iceride ve hayatta oldugunun ifadesiydi, cok rahatlaticiydi.  Yarin duyunca yine cok mutlu edecek haliyle ama artik bebegi hissedebildigim icin o mutlulugu hep yasiyorum.  Oyle otururken, uzanirken, tamamen kendi keyfine gore pit pit hareketlerle kiprasiyor iceride.  Bazen hareket etsin diye konusuyorum, tatli bir seyler yiyorum bana misin demiyor.  Bazen de bir seye dalmis otururken birden gup gup, hazirliksiz yakaliyor, “n’oluyo ya?” diyorum, sonradan uyaniyorum.  (Bu arada tam deminki “gup gup” lafini yazarken yine kiprasti iceride, sag tarafta!)  Hazirliksiz yakalasa, surpriz yapsa da cok mutlu ediyor hareketleri ve onlari hissetmek.

Bu haftasonu cumartesi gunu bizim buraya yakin bir mall’a gittik, hem bebis icin alisveris yaptik hem de ertesi gun bayram kahvaltisinda biraraya gelecegimiz arkadaslarin bucurler icin hediye bir seyler baktik.  Cocuklar icin hediye almak, hele de 7 yasindan buyuk erkek cocuklar icin hediye almak cok zor.  Cinsiyetci olmak istemiyor insan, kizlara barbie, oglanlara kamyon tipi hediyeler almak istemiyor ama cocuklari az biraz taniyoruz, ilgilerine yonelik bir seyler almaya kalkinca da cinsiyetcilige ucundan dokunuyoruz mecburen.  Oglanlara lego aldik, yapinca araba/jip gibi bir sey oluyor.  Kizlara da boya seti aldik (malesef prensesli).  Bu prenses endustrisine daha onceki yazilarimda nefret kusmustum: Bakiniz ve bakiniz.

Kendi baligimiz icin alisveris yaparken de cok muzdarip olduk bu cinsiyetcilikten, piyasada  her sey mavi pembe, en guzel giysiler mavili pembeli, kizlarin kiyafetlerinde ille de bir “princess” kondurmasi, daddy’s little princess, mommy’s little princess. Of ya!  Eve gelip aldiklarimizi soyle bir dizdim gozumun onune, amanin, her sey pembe!!!  “Nasil oldu da bu kadar pembeye kaldik?” diye dusununce iki cevap var: 1. Ilk aylarda tulumlar, bodyler rahat olacagi icin daha cok bu tur giysiler aldik, onlarda renk secenegi iyice sinirli, ya pembe ya mavi, en guzel seyler bu renklerde.  2. Kizimizin bir prenses olmasini degil bir kedi olmasini istedik. Kedi cok sevdigimiz icin kedili medili seyler gorunce dayanamadik, carter’s magazasinda cok guzel kedili bir seri var, onlara dadandik. Onlar da hep pembeli.    Daha elbiselik, “kiyafet”lik aylara gelince daha degisik renklere yelken acacagiz, niyetimiz o.  Mesela fotograflardaki tek “elbise” yesil ve 6 aylik.

Kiyafet alma ile ilgili herkesin dedigi “newborn” ya da 0-3 aylik almayin, onlari hic giyemeden buyuyuveriyorlar oldu.  Biz de daha cok 3-6 aylik giysilere agirlik verdik.  Newborn 1 tulum, bir 3lu (2 ust 1 alt) takim ve 1 ceket pantolonlu takim aldik, ceketi kendinden kapusonlu.  Bu ilk aylari kundaklayarak gecirmeyi dusunuyoruz, o yuzden kis bebegi olmasina ragmen cok cok kalin seyler almadik.  Ince giydirip kundaklariz.  Summer Infant’in kundakliklari var, icine koyup kollari sarip cirt cirtliyorsun, kozasinda kelebek gibi oluyor bebek.  Iki tane polarli kumastan aldik, iki tane de daha ince penyeli olanlarindan almayi dusunuyorum.

Sozde ben internette/kitaplarda verilen listelere dayanarak liste yapmistim, sundan su kadar bundan bu kadar aliriz diye.  Dukkana girince is degisiyor, ayyy su da cok guzel, ayyy bu da cok tatliya donuyor olay.  Tabii yine ihtiyaclari dusunuyorsun ama zor oluyor.  Her seyi almak istiyor insan.  Carter’s yaktin bizi :)) Neyse ki cok guzel indirimleri vardi, bir de bizde 25%lik bir kupon vardi.  Goreceli olarak yine hesapli oldu.  Bundan baska kiyafet alisverisi yapmayiz diye dusunuyorum, en azindan 6 ayliga kadar.  Daha sonra Macy’s e gidip, guzel indirim yakalayip, cicili bicili kiyafetler almak istiyorum.  Bodyler, pijamalar carter’s dan, cicili bicililer Macy’s den.  Indirim olmayinca pahaliya gelebilir ama bazen indirim donemi (su bayrami, bu gunu) oldugunda cok manyak dusuyor fiyatlar.  Bir de tabii mevsimsel durumlar var.  Simdi yaz kiyafetleri indirimdedir, bizim balik seneye bu zamanlar 6-9 ay kiyafetleri giyiyor olacak.  Boy/mevsim olayini tutturmak lazim mevsimsel indirimlerden faydalanirken.  Amazon’dan da bir crib bedding set ismarladim, daha ortada bebek yatagi yok ama yatagin carsafi, “bumper”i, yastigi hazir!  Gelsin, yatak da alalim, serince fotografini koyarim onun da.

Fotograflari ekleyeyim bakayim:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fotograflarda gorulecegi uzere kizimizin ilk ayakkabilari ve ilk kitabi da alindi (Who’s in the Sea? isimli bezden kitap!) Bu yesil pantolonun ustundeki kedi kafasi kica denk geliyor, poposunda kedi kafasi olacak. Arili tulumun kicinda da ucan ari var.  Fotograflarin ustune basip buyutebilirsiniz bu arada.

Pazar gunu arkadaslara bayram kahvaltisina gittik tee Manhattan Beach’e, cok guzeldi es dost, cocuklar, mamalar.  En guzeli de bir sekilde o gun kalca agrimin cooook azalmis, neredeyse gecmis olmasiydi.  Cok rahat ettim onlarda otururken.  Havaalani arkadaslara yakin, tesaduf oldu, o gun buradaki arkadaslarimiz Turkiye’den geliyorlardi, donuste onlari toplayip beraberce gelecektik mahallemize.  Aksam 4 gibi sahile inmeye, orada bir yuruyus yapmaya niyetlendik.  Bizim havaalanina gitmemiz gerektigi icin bir 20 dakika ya yuruduk ya yurumedik arkadaslarla, geri donduk.  Ama o 20 dakikada, saat 4u gecmis olmasina ragmen nasil yanmisim amanin aman.  Gunes siddetli degil diye sunblock da surmemisim, dekolte yandi cok, kasiniyor simdi.  Gecen hafta Santa Monica’da saatlerce yuruduk daha erken saatte, o gun iyi ki surunmusuz gunes yagini, yoksa kim bilir ne feci olurdu.  Turkiye’ye giderken yanimizda kutu kutu goturelim biz bu gunes yagi spreyimizden, iyi koruyor.

Guzel gunun sonu aci oldu yalniz.  Arabaya geri yururken bir yerde karsidan karsiya gececektik ve isik da yoktu.  Yola bakiyordum tabii, kocambey atlayiverdi yola gecerim diye, araba bayagi uzakti tabii ki gecerdi.  Ben daha agir vasita oldugum icin basta emin olamamistim ama o atlayinca ben de atladim.  Haliyle hizli hareket etmem gerekti ezilmeden gecmek icin ve kosar adim bir iki adim attim.  Yolun obur tarafina gectigimde kalcama bir agri girmisti ki sormayin.  Butun aksam agridi cok feci bir sekilde.  Yaniklar, klasik okyanus carpmasi ve agri o geceyi rezalet yapti.  Yattim yataga ne yana donsem canim aciyor, bacaklarimin arasina yastik koydum yine aciyor, en rahat sirtustu yatmak ama sirtustu yatmamak gerekiyor (ana damarlardan biri bebegin agirligi ile sikistigi icin bacaklara ve bebege kan gitmiyormus).  Yastiklari dayadim yatagin basina, neredeyse yari oturur bir pozisyonda uyumaya calistim.  O pozisyonda uykuya dalar hale gelince yastigi bacaklarimin arasina sikistirip yan donuyordum.  Oyle oyle boluk porcuk uyudum.  Dun gece daha iyiydi ama yine de agri vardi.  Bu agrilarla uyumaya alismam lazim.  Bir “maternity belt” ismarladim, gelince bir nebze rahatlatir diye umuyorum.  Bende gobek hala cok iri degil ama bu kemer gobegin altindan baglaniyor, gobegin agirligina destek oluyormus.  Umarim ise yarar!

29unda New Orleans, 3unde Turkiye’deyiz.  Butun yaz buralarda tikili kaldiktan sonra biraz gezmek, tatil yapmak iyi gelecek.  Agrilarim cok burnumdan getirmez umarim tatili.  Dort gozle bekliyorum.  Istanbul, Dikili, Gocek/Ege koylari ugrayacagim mekanlar.  Nasil hevesliyim, nasil hevesliyim.  Hele de yemeklere dalma konusunda.  Kilo milo demeyip yiyecegim valla.  Son 3-4 gundur cosmus mide rahatsizliklarim buna engel olmasin n’olur!  Bebis yukari dogru ittikce midem iyice sikisip kaliyor napsin.  Sonra gelsin tums’lar gitsin maden sulari.

Ay neyse, yine sikayete basladim.  Gonul isterdi ki daha sorunsuz bir ikinci trimestr yasayayim ama buna da sukur, sikayet yok.  Pazar aksami yataga giderken aglayacaktim neredeyse ne bu halim diye ama sustum.  Bu zipir baligi kucagima alinca her seyi unutacagim ne de olsa, simdi bosuna dert etmeyeyim.  Kaderimse cekerim deyip arabeske bagliyorum rahatsizliklarim oldugunda.  Bunca ugrasip, bunca endiselendikten sonra kalca agrisi neymis, reflu neymis, peeh!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s