Up in the air

Hayatta en sevmediklerim listemde top 3’e oynayacak seylerden belirsizlik ve plansizlik, o “everything is up in the air” durumu.  Malesef gunlerdir bir belirsizlik ve plansizlik icinde debelenip duruyoruz, bizim kontrolumuzde de degil pek cok sey.  Benim karakterimdeki bir kontrol manyaginin normal sartlar altinda hic kendini icinde bulmayacagi bir durum bu, cunku butun detaylar onceden halledilir, tikir tikir isler, cikabilecek ufak tefek tersliklere hazirlikli olunur.  Butun planlari ayarlamis tatile hazirlanirken yolumuza bir kasirga cikti ve her seyi silip atti.  Bize de “noooluyo noooluyo salih abi nooooluyo?” diye konusan kedi gibi bakakalip kendi kendimize soylenmek dustu.  Buyuk sikinti icindeyim, her seyi tekrar ayarlayip yoluna koymadan rahat edemeyecegim sanirim.  Bu stresin balik kiza yansimasindan endise ediyorum ama stresten kendimi kurtaramiyorum da.  Soooyle guzel bir aglasam hungur hungur rahatlayacagim belki ama stresten aglayamiyorum bile.

Aglayamiyor olmam hayretler verici bir durum.  Bir ara zaten her daim gozler cesme bir haldeydim.  Son zamanlarda cok aglamiyorum ama haftasonu babies’r’us’taki bebek gunluklerini, bebek el/ayak izi almaya yarayan takimlari, bebek battaniyelerini gorunce bir fena oldum.  Kocambey Tr’daki kuzenoglu icin bir hediye bakmak icin lego reyonuna gitmisti, ben dedim su bebek anilari bolumune bakayim.  Onlara bakarken oyle fena oldum ki, kocambeyi arayip “gel gel gel, hemen buradan cikalim gidelim” diyecektim neredeyse.  Kendim de pek anlamadim uzerime birden peydahlanan halet-i ruhiyeyi.  Bir suredir bebek icin alisveris yapiyoruz, bu cok mutlu ediyor beni, cicilerine baktikca icim pirpir ediyor.  O anki duygusalligim biraz 130kusur gun sonra ellerimizde minik el ve ayaklarinin izini alabilecegimiz, fotograflarini cekebilecegimiz, her seyden habersiz, “daha dun anamin karnindaydim, burasi neresi, bunlar kim?” saskinliginda bir minik yavruyu tutacagimizin bilincine varmamdan oldu galiba.  Biraz da hamileligimin yarisinin gecip gitmis olmasi ama benim bundan bir sey anlamamis olmamin panigiydi belki.  Icimdeki kipir kipir balik, gobegim (ve diger genisleyen, buyuyen vucut kisimlarim), kalca agrilarim, reflucugum sayesinde hamile oldugumun gayet bilincindeyim ama gecip gidiyor.  Ilk haftalarda nasil hissettigimi hatirlayamayacagim bile yakinda.  Suraya her hafta ittire kaktira bir yazi yazmasam hamileligime dair bir anim olmayacak.  Insan hayatinin hicbir gunu geri gelmiyor ama her gecen hamilelik gunumu kiskaniyorum neredeyse.  Findik kizim gelince onun gelisinin telasi ve coskusuyla hamileligin gecip gitmis olmasini unutup gidecegim, oyle umuyorum.  Boyle duygusal karmasalarim var yani, bu yolculuk planlarinin suya dusmesi stresi o karmasa ustune hic iyi gitmedi.

Bizim orijinal planimiz soyleydi: 29 Agustos (bugun) sabahtan yola cikip New Orleans’a (NOLA) gidecek, persembe-cuma konferansi yapacak, cumartesi gezecek, pazar gunu de nyc/jfk uzerinden Istanbul’a ucacaktik.  Gel gor ki cumartesi gunu havayolundan gelen bir telefonla su ana kadar suren bir belirsizlik denizine dustuk.  Telefonda guneybati Amerika’da beklenen Isaac firtinasinin ucusumuzu etkileyebilecegi, ucusumuzu daha sonraki bir tarihe erteleme imkanimiz oldugu soyleniyordu.  Hemen kasirga hakkindaki gelismeleri takip etmeye basladik, tahminlere baktik.  O ilk anlarda “Ya ucusumuz aksam variyor, o zamana kadar NOLA’dan gecmis olur kasirga bile olsa” diyebilecek kadar safca yaklasiyordum.

Bir yandan da konferans ne olacak, devam edecek mi, gitmeli miyim gitmeyip bosvermeli miyim onlari dusunuyorum.  Konferanstan alacaginiz randiman sunumunuzun kondugu panelin kalitesiyle ve zamanlamasiyla ilgili.  Kaliteli panel, kaliteli sunumlar, kaliteli tartismacilar ve cok dinleyici demek.  Konferansin ilk ve son gunleri, sabahin ilk saatleri (8am panelleri) kotu normalde, izleyici gelmiyor cunku.  Yillardir ben paneller konusunda cok cok cok talihsizdim.  Bu Mart ayinda hic alakam olmayan insanlarla ayni panele konuldugumda artik iyice lanet etmistim duruma.  Bu konferansta ise hem cok iyi bir panelde tartismaci/discussant olacaktim hem de kendi panelim tam gonlume goreydi, kariyerimdeki en iyi panel yerlestirmemdi diyebilirim.  Hatta oyle guzel bir panel olacakti ki, organizasyonumuz kaydetmek icin izin istedi bizden, videolari halka acik koyacaklarmis falan.  Makaleleri zaten yollamisiz ama konferansin gelecegi muallakta.  Cumaya kadar durum duzelecek olursa bir sekilde cuma aksamki panelime gitmeye niyetliydim hala, Tr’a gidecegimiz icin NOLA’ya bir sekilde gitmemiz gerekiyor zaten diye dusunuyorum.

Bir noktada belli oldu ki 29u carsamba gunu o havaalanina inis falan olmayacak.  Ben de persembe gunku panele “Sizin discussant idim ama yetismem mumkun degil, uzgunum” diye haber verip 30u persembe aksami varacak bir sekilde rebook ettim ucusu.  Bakin hala saftirikligim uzerimde, bir gun once kasirga gecmis sehire inmeye baskoyuyorum!  O arada kendi panelimdekilerle iletisime gectim, kim geliyor kim gelmiyor diye sorusturdum.  Tek basima yapamam ya paneli!!!  Sali sabahi patir patir “gelemiyorum” emailleri gelmeye basladi.  Oglene dogru tek ben kalmistim!!!  Ogleden sonra/aksama dogru da organizasyondan email geldi, iptal ediyoruz konferansi tumden diye.  Iki gundur twitter’da isyan eden, gelmiyorum gelmiyorum diye duyuran katilimcilari gordukten sonra verebildiler bu karari.  Halbuki ta pazar gunu veya pazartesi sabahi aciklama yapmis olsalar isler daha kolay olacakti ayarlamalarimizi yapma acisindan.

Bu sabah persembe gunku ucusum da iptal edildi.  Bunun boyle olacagini dunden tahmin edip (artik saftrikligi birakip gerceklerle yuzlesmisim o noktada, sukur yarabbi!) NOLA’dan Istanbul’a ve geri Kaliforniya’ya yolculugumuzun biletlerini aldigimiz acentayi aramistim.  O bize seceneklerimizi soyledi, fiyatlara bakti.  NOLA-JFK ucusumuz Delta’dandi.  Bunu Delta’dan LAX-JFK bileti ile degistirmek bize bilet fiyat farki ve $175 ceza olarak girecekti.  Acenta Delta’ya konferansin iptalini, ucuslarimizi iptalini falan anlatip o cezadan yirtmamiz icin ugrasti ama Delta’ya gore bu kasirga 31ine kadar gececekti, o tarihten sonraki NOLA ucuslari icin degisiklik yaparken ceza meza, normal sartlar uygulanacakti.  “Ay neyse ne!” dedim, bir yerden sonra artik biraktim ipleri, olacagina varsin dedim.  Adam basi 300 kayme daha verdik NY’daki ucusumuza yetisecek yeni bir ucus icin.  Bunun boyle olacagini bilsem gider LAX-IST-LAX direkt ucuslar icin bilet alirdim, daha da ucuza gelirdi. Direkt ucusun rahatligini saymiyorum bile.  Bizim hurricane season’un ortasinda NOLA’da konferans duzenleyen organizasyon her sene itirazlara ragmen konferansi Labor Day weekend’de duzenledigi icin baska gunler icin bos veya daha ucuz bilet bulmak da mumkun olamadi, o da ayri bir nokta.

Biraz once acenta email atmis, 2si Pazar gunu sabahin bir vakti LAX’ten yola cikacagiz.  JFK’de aktarmamizi yapip Istanbul’a yola koyulacagiz.  N’olur, n’olur bundan sonrasinda sorun cikmasin, daha fazla kaldiramayacagim…

Isyana baslamisken sunu da belirteyim: Bir yandan Turkiye yolculugumu kurtarmaya, oldurmaya calisirken diger yandan da butun bu iptallerle ugrasiyorum.  NOLA’ya gidecegimiz iptal edilen ucusun havayolu kredi verdi, 1 yil icinde istedigimiz yere kullanabilecegiz.  Bu isimize yarar cunku kocambey’in ekim’de bazi yolculuklari olacak.  Konferans da kayit ucretini iade edecegini soyledi, ederler umarim.  Ama otel sorun oldu.  Adamlar NOLA’daki otelde kalmak uzere kredi veriyorlar sadece.  Onlar bu krediyi verdigi icin okuldan da bir geriodeme alamiyorum.  Ben ne yapayim NOLA otelinde krediyi, 1 aylik bebemi alip Mardi Gras’ya mi gideyim?  Otel bir zincir otel ama baska bir sehirdeki otellerinde krediyi kullanamiyorum.  Oyle olaydi bebek biraz ele geldiginde annemleri alip Las Vegas’a falan giderdik, gezme olurdu biraz ne bileyim.  New Orleans guzel sehir de benim 1 sene icinde orada ne isim ne gezintim yok, mumkun degil.  Transfer edebiliyor muyum krediyi ondan da emin degilim.  4 gece otel parasi girdi diye kabul edebiliriz su noktada.  Butun bunlari toplarsak bu gerizekali Isaac bize 600-700 dolara patladi diyebiliriz.  Bebemin rizkini yedin Isaaaaaccc, su dunyada yatacak yerin yok Isaaaaacccc, gunesli havalara gelesen Isaaaaccc, oy Isaac!

Butun bu kesmekese, finansal zarara, giden guzelim panele ve her seye uzulsem de evimde birkac gun daha fazla kaldigim icin memnunum dogrusu.  Pek tabii ki bu birkac gunu o kasirga ortamindan coook uzaklarda gunesli (ama biraz fazla sicak) bir yerde gecirecegim icin ekstra memnunum.  Kedikizim dun nedense iki kere kustu (kil topagi degil, yedigini cikardi), onu o rahatsiz haliyle birakip yola ciksam icim cok huzursuz olurdu. Bugun ve gidene kadar gozleme imkanim olacak.  Bir sey oldugunu sanmiyorum, arada oluyor boyle kusmalar (hizli yiyor yutamiyor salak) ama merakta kalirdim yine de.  Bir de son gunlerde kasirga takibi yapmaktan, iptallerle yeni ayarlamalarla ugrasirken yolculuk hazirligi yapamadik zaten, onlari yapmaya vakit olacak.  Biraz evi derleyip toplamak, bir camasir yikamak, valizleri toplamak gibi isleri rahat rahat yapariz bu birkac gun icinde.  Bu stresi geride birakip biraz sakinlesip tatil havasina da girebilirim.

Tatil demisken… Turkiye’de bizi bir aile dugunu, bol Egeli bir tatil bekliyor.  Dugun icin bir elbisem vardi, aylaar once denemis, karnima yastik falan koyup bakmis, dugunde giyilebilecegine kanaat getirmistim.  Normal bedenimden birkac beden de buyuk bir elbiseydi o, dokumlu oldugu icin belli olmuyordu buyuklugu (daha kucuk bedenini bulamamistim aldigim zaman).  Haftasonu bir giydim denemek icin, yani sigiyorum, bu gobekle bile gayet duzgun oluyor ama bir daraltti ki elbise beni!  Sikmiyordu ama ne bileyim, icinden cikmak icin saniyeleri saydim, cikarip attim.  Butun bir gece onun icinde durmayi dusunemedigimden yeni bir elbise almam gerektigine kanaat getirdim.  Aldik da sonra, eflatun meflatun cici bir elbise. Hamile elbisesi degil ama rahat oluyor.  Dogumdan sonra bedenimin tekrar kuculecegini ve bu elbisenin bol gelecegini umuyorum!

Bir de bikini meselesi var.  Su siralar gobekcigim tam guzel haftalarinda.  Daha sismis olsam bikini giymeye cekinebilirdim ama su halde bikini yerine mayo darligina sokamayacagim kendimi.  Ooh, gobegimi gere gere dolasirim sahillerde, guneslensin kizim da iceride!  Mevcut bikinilerimin olacagina da emindim, sonucta gobegi kaplamiyor, buyuyen yer de gobek.  Yeeaaaa, sen oyle zannet!  Bir giydim bikinileri, ab-boooovvvv!  Sigamiyorum be!  Ben farkinda degilim ama kalcam genislemis, yani kic buyumesi degil bu, popo ayni buyuklukte ama yayilmis mi ne?  Haftalardir cektigim kalca agrilarinin sonucu bu demek ki (aman tahtalara vurayim son birkac gundur agrim cok az).  Bikinime sigamamis olsam da “e kalca genislediyse dogumumda cok zorlanmam be!” diye sevindim.  Ustleri ise ne siz sorun ne ben soyleyeyim.  Nasil desem… Benim normal bikiniler altiyla ustuyle tam bir Banu Alkan/Afrodit bikinisine donmustu, kucucuk kalmisti, her yanindan bir seyler tasiyordu.  Bir tane askili bluz seklinde gobegi kapatan ustum vardi, o bile oyle sikti ki, amanin aman.  Gogus kafesim genislemis benim yav!  Bir yandan “offf, simdi kim gidip bikini alisverisi yapacak yaaa!” diye sinirim bozuldu, seviyordum da bikinilerimi.  Diger yandan da “e iyi, emzirme hazirligi bu, dolsun sutler” diye sevindim ne yalan soyleyeyim.  Hala alacagim bikini, en az 2 tane almak lazim, islak oturup mantarlanmak istemeyiz.

Alisveris demisken, bugun yola cikacaktik ya normal sartlar altinda, buzdolabini bosaltmaya calisiyorduk, alisveris yapmamistik, bosalttik da netekim.  Yiyecek bir sey kalmadi, dolap tamtakir.  Bebisi beslemek acisindan hic ideal sartlar olmadi yani. Bugun gidip alisveris yaptim, meyve, sut, yogurt falan aldim.  Pazara kadar ac kalacak degiliz ya.

Balik kizim bugun itibariyle 21+0, 22. haftaya girdik ama ben bunu 21. hafta yazisina sayayim, haftaya Istanbul’dan yazarim 22. hafta yazisini.  Bugun yeni gobis fotografimizi cektirmistik ama tepeye gecen Carsamba cekilen fotografi koyacagim.  Ya, bu arada bizim gecen hafta ebe kontrolumuz de vardi onu yazmayi unuttum, ozetle her sey yolundaydi. Istegim uzerine ultrasonla bakti (ama fotograf vermedi -aglayan surat), kalp atislarini gorduk, suyuna baktik, bol sivisi vardi baligin.  Test yapildi 1-2 tane, idrar midrar, onlar da temiz cikti, oh ne ala mualla!  Dondugumuzun ertesi gunu de doktor gorecegiz, doktorumuzu ilk defa gorecegiz!!!  Ebe doguma o sirada gorevli hangi ebe varsa onun gelecegini soyledi, keske denk gelse de kendi ebem gelse…  Neyse oraya daha var.  Turkiye’de babaannesi de ultrasonuyla dikizletir balik kizimi, uzun uzun bakariz, el sallar bize ebe bakarken yaptigi gibi… Cok tatliydi ya, ilk defa (kalp atisi haricinde) bir hareketini gordum, inanilmaz, elini savurdu sooyle bir. Havali kizim benim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s