Alev alev yandigim dogru

Bugun 32+1iz, 33. haftamiza geldik yani.  Gobegim icin rahatca “Gittikce buyuyor efendim, durduramiyoruz!!” diyebiliriz.  Onceleri daha bir yayvandi, artik bildigin yatay duzlemde buyuyor.  Ayakta dururken asagi bakinca ayaklarimi goremiyorum.  Bayagi uzun bir suredir  hareketleri en fazla gobek deligim hizasinda hissediyordum, gecen haftadan itibaren artik gobek deligini falan astik.  Birden bayagi yukarilarda hissetmeye basladim tekmeleri.  Bir de oturmak iyice zorlasti cunku sag tarafimda (hanfendinin favori tarafi, saga cekiyor kendisi) kaburgalarim onde de arkada da agriyordu.  Arkama yastigi koyup bayagi kaykilarak rahat edebiliyorum ama toplantida falan mumkun olmuyor bu tabii.

Rahim yukariya dogru genisledikce tabii yerinden ettigi ne varsa yukari yigiliyor.  Diyaframda pek bir rahatsizlik hissetmiyorum, oyle nefes alma sorunum olmadi pek.  Sukurler olsun barsaklarin yeni tiklim tikis hali de kabizliga yolacmadi.  Ama midem hic mutlu degil, alttan alttan itilip durmaktan memnun degil.  Bayagidir gelip giden bir reflu sorunum vardi, bogazimda bir dugum seklinde hissediyordum, hanzo hanzo gegirdigimde (igrencim evet, suclusu Derya kuzusu, normalde boyle bir insan degilim ki) rahatliyordum.  Yazmistim, sakiz, elma, soda, sut gibi seylerle rahatlama sagliyordum.  Ebe TUMS (anti-acid) al demisti, ama ben gereksiz kimyasal almayayim diye dogal cozumlere yoneliyordum, TUMSa gerek kalmadan halledebiliyordum.  Lakin, son bir haftadir reflum boyut degistirdi.  Artik bogazimda bir dugum hissetmiyorum, bildigin alev alev yaniyor bogazim.  Ustelik cozum icin kullandigim seylerin rahatligi cok cok kisa suruyor.  TUMS bile aliyorum artik, dayanilir gibi degil cunku, ama bana misin demiyor.  Nasil gecirebilecegimi, rahatlatabilecegimi hic bilmiyorum.  Alev alev yanma hikayemin birinci kismi bu.

Ikinci alev alev yandigim dogru hikayesi ise havalarla alakali.  Guney Kaliforniya’da da olsan kis bir noktada geliyor.  Ha kardi, firtinaydi, sifirin altiydi olmuyor ama bir noktada isitmayi acmak gerekiyor.  Bu hafta icinde sonunda gecici mekanimizdan evimize geri tasindik. Kedimizi ve esyalarimizi toplayip geldik.  Ev buyuk oldugu icin geceleri soguk oluyor.  Ama ben tek katla oturuyorum.  Isitmayi acmadik daha.  Ha, ayaklarim usuyor, corap ve patik ev pabuclarimi giyiyorum ama onun disinda normalde cok usuyecegim hallerde bile usume yok.  Gecen haftalardaki havuz macerasinda da boyle normalde dislerimin takirdayacagi havuzda bayagi rahat rahat usumeden takilmistim.  Vucut sicakligim mevsim normalleri uzerinde seyrediyor anlayacaginiz 🙂  Bu arada benim uzun kollu ustlerim gobegimi kavrayamiyor, gobegimin tepesine cikiveriyor.  Hamilelik oncesi ust vucudum bayagi inceydi, S boy giyerdim.  Ev icinde komik goruntulerim oluyor tasan gobek yuzunden.  Ben usumuyorum ama gobek cibildak kalmasin, iceride bebis usumesin diye gobegi icine alablecek bollukta hirka falan giyiyorum.  Komik gorunuyorum ama ev hali iste!

Evimize geri donduk, islerimiz guclerimiz var tabii hala da onlarin arasinda evi hazirlamamiz lazim yavastan.  Bugun evin bir kismini temizledik, haftasonu cumartesi tum gun bebek egitimi dersimiz var ama pazar gunu bebegin odasi icin girisimlerde bulunacagiz artik.  Yapilacaklar listem soyle:

– Odada esten dosttan gelme bebek esyalari bosalt, baska bir yerlere koy, oda bos kalsin

– Odanin gomme dolaplarindaki ivir ziviri bosalt, bebisin esyalarina yer ac

– Odadaki igrenc ve pis jaluzileri cikar ve cope yolla, camlari temizle, stor perde (karanlik ozellikli) ve tul perde as.  (Bu yeni perdeleri ve aksamini almak gerekiyor tabii once.  Sonra da onlari takmak.)

– Home depot’dan hali yikama makinesi kirala ve odanin halisini guzelce temizle.

– Karyola ve sifonyer takimi al, getir, odaya kur, havalanmaya birak

– Odanin duvar dekorasyonlarini yap, duvarin girintili kismina raf tak

– Bebek esyalarini geri getir, yerlestir

– Annem geldikten sonra bebek giysilerini, karyola setini falan yikayip hazirla.

Oda disinda hazirliklar da var, baby shower icin hazirlik.  Hastane cantasi hazirligi.  Ve saire.

Birkac haftadir kick count yapiyoruz yazmis miydim?  Genelde aksam 4-6 arasi bir vakit basliyoruz saymaya.  Spouts diye bir app var, onda bir sayac var, onu kullaniyorum.  Basliyorsun saymaya, 10. harekette duruyor, sifirliyor.  Yaptigin butun sayimlarin baslangic ve bitis vakitlerini ve 10 hareket saymanin kac dakika surdugunu kaydediyor.  Kizimin rekoru 2:45, o da bugundu, hareketli bir anini yakalamisim.  3 Kasim ise en tembel gunuymus, 16 dakika surmus.  Bazen giprassin diye muzik dinletiyorum.  Adele dinletince tepki veriyor artik begendiginden mi, “Bu ne lan, degistir sunu!” dediginden mi bilemiyorum.  Bu satirlari yazarken de kucagimda bilgisayardan Mozart dinletiyorum kendisine.  Mozart dinleyip superzeka olacak falan degil tabii de, belki hosuna gider, belki dogduktan sonra hatirlar, huzur bulur falan.

Superzeka demisken: Gecen nytimes’da ustun yetenekli cocuklarla ilgili bir yazi vardi, ozellikle muzik konusunda yetenekli olanlar.  Uc yasinda kendi kendine piyano ustasi olanlar falan.  Oyle bir cocuk sahibi olmak da zor.  Zeka geriligi olan bir cocuk sahibi olmaktan cok farkli degil anladigimca.  Anne-baba kendi deneyimlerinden, cevredeki gozlemlerinden faydalanamiyor o cocugu yetistirirken, hep el yordamiyla yol buluyorlar.  Cocugun yeteneklerini koreltme korkusu, ona o yetenekler dogrultusunda en iyi imkanlari saglamaya cirpinma, bir yadan da cocuk her cocuk gibi cocuklugunu yasasin cabasi.  Zor be!  Bakalim bizim zilliyi ne bekliyor hayatta.  Boyle susune pusune duskun, kokos bir kiz olursa ne yaparim bilemiyorum.  Kizim gel biraz da beni susle derim herhalde, cunku ben kendimi suslemeye pek ugrasamiyorum.  Pisi kedimizi barinaktan aldik, nasil bir kedidir, karakteri nasildir hic bilmeden.  O konuda cok cok sansli ciktik, zira tam benim gibi birisi icin yaratilmis bir karakteri var.  Mesafeli ama sevdigine (bana!) duskun, kendi kendine takilan ama yeri geldiginde sirnasan, arada cosup oynayan ama 7/24 ortaligi birbirine katmayan bir kedi.  Kizimiz nasil olacak merak ediyorum, dusunuyorum hep.  Bebekligi nasil olacak, cocuklugu, ogrenciligi, genc kizligi…  Bir gun universite mezuniyetinde, “yaaa kizim, iste boyle, daha dun gibi sana hamileyken bogazimi cayir cayir yakiyordun!” der miyim? O da bana “aman annne yaaaaa!” der mi?  Zamanla gorecegiz.  Simdilik ilk atlamamiz gereken esigi bekliyoruz, sag salim kucagimiza almayi!  55 gun mu ne kaldi.  Dolu dolu gececek bir 55 gun olacak!

Bu arada basligimiz “alev alev yandigim dogru” bir Feridun Duzagac sarkisindan, nakarat kisminda “Alev alev yandigim dogru/ Kullerinden dogar miyim sana dogru/ Kendimi ariyorken olmaktan korktugum yerdeyim/ Sendeyim/ Al beni, ne yaparsan yap” diyor.  Bizimki mesaji almis coktan, aldi beni ne yaparsa yapiyor, biraz da icten ice yakiyor!

Iki kizimin fotograflari ile veda edeyim:

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s