Dort ayi devirdik bile

ayakBugün kızımızın 4 ay doktor kontrolü ve aşıları var -su anda uyuyor, uyaninca çıkacağız. Aşılar vurulurken yine ana kız ağlamayız inşallah. İki ay once hormonlar daha coskundu tabii, belki daha kontrollü olabilirim bu sefer. Dönünce neler oldu yazarım [donduk: her şeyi güzel, sağlıklı, 63.5 cm, 6.305 kg. Asilari olduk, o agladi, ben aglamadim bu sefer. Doktor bize memede uyumaya alistirdigimiz için kızdı, adıyla olmasa da ferberize etmemizi soyledi, bu geceden başlayın dedi. Kusura bakmasın, aglatamayacagim cocuğumu. Ha, evet, bu uyku alışkanlıklarını değiştirmek gerekiyor ama bunu aglatarak yapmam, yapamam. Gentle removal method denemeye başlıyorum yavastan. Emerek uyuma alışkanlığından vazgeçer yavaş yavaş bu metodla inşallah].

Outline yaptım, bahsetmek istediğim seyler var, hepsine deginebileyim, acele yazarken unutmayayım diye. Telefonda gmail email taslağı olarak yazıp kaydediyorum ki bilgisayardan da açabileyim. İpadde evernote ile sync ediyorum ama telefonda o yok. İpad de telefon da bebek kaldıra kaldıra de guervain’s olmuş bileklerimi iyice hasat ediyor aslında, o yüzden istediğim kadar sık yazamıyorum.  İlk ay o perisanligin icinde 2 (hatta dogum hikayesinin finali ile 3) yazı yazmisim, şimdi haftalar geçiyor, benden tık yok. Balığım 4 aylık oldu, aydonumu bile kutlayamadik burada.

Aydonumu demisken: 5 Nisan aylarca formlara yazılan, doktorun sorduğu LMP ya da türkcesi ile SAT idi. Tey tey teyyyy!  5 Mayıs ise kocambeyle çift olmamızın başlangıcı (arkadaştik da sevgili olduk), yüzüklerimizin icinde nikah, nisan değil bunun tarihi yazar :). Hey gidi gidi. Gecen hafta tam gunünde olmasa da date night yaptık. Kızı uyuttuk, evde yemek yedik, film izledik. Hemen yataga gitmediğim, gec yattigim (gec dedigim de 11) o gece de kızın büyüme atağına gireceği tuttu, on kere uyandı, sefil oldum. Olsun, iyi yaptık.

Gelelim bizim minik serserinin bu ayki faaliyetlerine. Emzirmek zorlasti, çünkü etrafı seyretmeye pek meraklı. Odasında yattığı yerden perdeler görünüyor. Perdelerde cok bir olay yok ama uzuuuuun uzuuuuun, merakla izliyor perdeleri!!  Disardaysak iyice zor dikkatini memeye vermesi. Memede uyuduğu için uyumadan once doyuruyor karnını zilli. Hatta sag memede doyup mizmizlaniyor, emzik meme bellediği sola gecmek için, oradan gelen süt daha az ve kontrollü geliyor çünkü.

Artık oyuncakları falan daha güzel tutabiliyor. Tuttuğu da ağzına gidiyor tabii. Gecen babaannesi eline bir dilim portakal verdi, hoop ağza gitti o dilim. Biz “Amman!” deyip atlayana kadar emmiş tepesinden suyunu bayağı. İlk meyvesini yemiş oldu!  2 ay sonra gelsin BLW. Artık biz yemek yerken yerde ana kucağında oturmuyor, mama sandalyesinde masaya geliyor, bizi izleyip lafa ortak oluyor!  Öğrensin masa adabını zilli.

Uyku: hava kararinca dalıyor ancak. Daha onceden çıkıp uyku moduna gecsek de memede tilki uykusu uyuyor. Bütün gündüz uykuları gibi. Memeden kaldırdığında, olmadı yataga koyduğunda cin gibi açılıyor gözler!!  Hala gündüzleri ya memede ya ergo’da baba gogsundeyiz. O ise çözüm bulamadık. Bir iki gün değişik yöntemler denedim yatarak emzirip bırakınca usulca kalkmak gibi, i ih uyandı cingoz. Cabalarım ağlayan huysuz bir bebekle sonuclandi, vazgeçtim. Bu kucak kucağa uyumalara onun kadar benim de ihtiyacım var onu anladım. Bir de doktorun önerdiği gibi ağlata ağlata uyutamayacagimi anladım. Bir seyler deneyeceğiz bakalım ama cocuğa travma yaşatmanın da alemi yok.  Mesela, bugun hava karanlik ve yagmurluydu ve gunduz daha uzun uyudu, sanirim isiga cok duyarli, yarin pencere icin karartma filmi ismarlayacagim, perdelerimiz kalin ama isigi kesmiyor tamamen.

İste 8 gibi, hava kararinca uyuyor. İyi bir gecede 3e kadar falan debelene debelene uyuyor. Sonra bir uyanip emiyor ve genelde hemen geri uyuyup yayaga yatiriliyor. Bundan sonrasi karisik. İyi gecede 6ya kadar uyur, ama bazen 5 gibi tekrar emip uyumak istediği oluyor. Bu 5-6 uyanışlarından sonra yatakta uyumuyor pek, gündüz olduğu gibi kucakta/memede. 7-7:30 arası ideal uyanma saatimiz, bazen 6dan sonra hiç uyumuyor. Aslında bir düzen vardı ama jet lag üstüne büyüme atağı gelince isler karıştı.

Bir vakit dönmeyi ilk öğrendiğinde heyecan yapmıştı, uykusunda yuzustu dönüp uyanıp korkmuş, geri uyumak bilmemişti. Geldiğimizden beri yuzustu dönmeyi otomatige bağladı, gündüz matinda haciyatmaz gibi, hoop donuveriyor. Gece de firt firt dönmeye başladı geçenlerde. O donüyor, ya uyanıp mizildaniyor, ya biz farkedip donduruyorduk geri. Birkaç gün once bir baktık, donmuş ama kafayı gömmek yerine çevirmiş yana uyumaya devam etmiş. Doktor geri çevirin dedi oyle yakalarsanız. Bu aralar hem o dönme heyecanıyla gereksiz uyanıyor, hem de ben kendi “nobet”ımde ya yine donerse diye huzursuz uyuyorum uyuyabilirsem.    Kafasını yana ceviremeyecek, nefes alamayacak diye korkum. Geri sirtustu dönmeyi de bir öğrense… Favori pozisyonu L ama, soluna dönüp yan yatıyor, bacaklar vücuda dik acı yapacak sekilde. Cok güzel pirtliyor o pozisyonda hem :). Dönmelerin heyecanı gecti, o ilk geceki gibi saat bası uyanmaya devam etseydi kafayı yerdim. Şimdi onunla yatıp 8-3 arası 6-7 saat uyuyabiliyorum.

Dun gece odaya ciktik. Ben azicik su gentle removal olayini denemeye basladim, belki o yuzden, daliyor, yatirmaya yelteniyorum hoop uyaniyordu. Ben de iyice yorulmustum. Saat 8 gibi daldi, yatirdim veee uyanmadi! Monitoru aldim aşağı indim, onu kocambeye bırakıp yatacaktim. Babaanne odasında kulaklıklarını takmış dizi izliyordu herhalde, ışığı acikti. Yatmaya hazırlanırken kocambey telaşla geldi, “Telefon çalıyor, kimin telefonu bu?” Ben de bir çalma sesi duydum ama tam anlayamadım. Benimki değil, sessizde zaten hep. Kocambeyinkinin çalışı da değil, herhalde babaanneye verdigimiz telefon diyerek kadının odasına koşturduk. Aman aman, bir an once susturalım, bicir sonunda uyumusken uyanmasın paniğinde daldık odaya (uyansaydı aglayabilirdim!). Kocambey annesine hey hey diye el kol sallıyor, kadın yatağına uzanmış, kulaklıklar kulağında tableti göğsünde, gözler kapalı. Tepki vermedi bu sefer ona panik oldum, seker hastası, şekeri düştü de kendinden mı gecti diye. O da açtı gözlerini, uyandı panikle, kıza bir şey mı oldu diye korkarak. Kocambey o arada telefonuna baktı onun, çalmıyor etmiyor. Telefon sesi yine geldi ama, kulak kabarttim, geldigi yere kostum. Aşağıdan geliyordu, oyuncak kutusundan. O gün arkadaslarımızın kendi cocuklarından kalan bir sürü oyuncak getirmiştik eve, biri de oyuncak telefondu. Aksam babaannesi ve kuzu oynamıştı onunla, kutuya geri koyarken düğmesinden kapatmamış, bütün aksam ses çıkarmayan alet o saatte çalmaya başlamış nedense!  Kocambey annesini yatıştırıp yanıma geldi, “Derya’yi arıyorlarmış!” dedim oyuncağı gösterip, cok güldük. Sessiz güldük ama, kız uyanmasındı.

Pasaport başvurusu yaptık balığa bu hafta bir de. Walk-in/randevusuz gittigimiz icin biraz bekledik, yoruldu kiz.  Ama hallettik, iyi oldu.  Cicili bicili elbisemizi giymistik, fotograf icin poz vermekte nazlansak da cok guzel bir poz cekildi.  Pasaport gelse de bakip bakip gulsek fotografa! (Tee ne zaman nufus cuzdani belgelerini yollamistik, Turk makamlarindan hala ses yok bu arada!)  Bu aralar “giydiremeden kuculecek ya!” derdiyle, havalarin da isinmasini firsat bilip cici elbiseler giydik her gun.  Tomboy gibi pantolon-badi veya tulum giye giye nereye kadar.  Yani “kiz bebek kiz ‘gibi’ giyinsin” derdi degil de, elbiseler de pek yakisiyor kizima yavvvv! Havalar sogudu geri, sicaklasa giydiririz hep.  Iki dakikada kusup pisletiyor zaten, iki dakika cici kiz olsun.

Gecen sefer yolculugumuzdan bahsetmistim, ona birkac ek yapmak isterim.  Birincisi: biz otellerde kaldik yolculukta, 3 degisik otel (sormayin). Hepsine onceden haber verip bebek karyolasi istemistik, hepsi de gittigimizde resepsiyonda “Karyola geliyor hemen!” diyor ama karyola bir turlu gelmek bilmiyordu.  Gicik ettiler.  Ikisinde karyola dedigin bildigin park-yatakti, ustelik bizim kullandigimiz askilikli yuksek yatak degil, en dibine yatirmak gerekecek sekilde.  Birinde tekerlekli bir karyola ve normal yatak getirdiler, o karyola da Victorian donem yetimhanelerindeki karyolalara benziyordu vallahi.  Kizimiz hayatinda ilk defa yere o kadar yakin uyudu.  Turkiye’ye ailelerinin yanina gidecekler bence parkyataklarini toplayip gotursunler, katlayip cantasina koyunca herhangi bir valiz kadar oluyor zaten.

Bizim guvenlik kontrollerinden falan gecisimiz, havaalaninda dolasirkenki hallerimiz cok komikti.  Bebek arabasi, kabin valizleri, sirt cantalari, emzirme yastigi, carseat’in tabani.  Hayatimda boyle “kalabalik” olmamistim bir havaalaninda. Dun bir yerde Victoria Beckham’in kiziyla bir fotografini gordum, LAX’de goruntulenmisler.  Biz de Los Angeles havaalanindan ucmustuk kizimla aynen VB ve kizi gibi ama VBgillerin hali bizimkinden coooookkk farkliydi.  Allah askina, yeni bir tab acin, images.google’da “the beckhams at LAX” diye bir arayin, cikan fotograflara bakin.  VB zaten kizini hep ayni pozisyonda, kacasina oturtmus tasiyor (bir sling veya carrier onu rahat ettirirdi ama stiline uymaz!).  Anali kizli super şık kiyafetler icindeler, annede bir karis topuk (iste sling gider mi böyle hatuna?).  Ve ustlerinde, yanlarinda bir tek canta, su bu yok.  Kadinin kolunda kendi cantasi da yok!  Bizim onyuzbin parca dokuntumuz vardi, bu hatun kolunda bir kiziyla terminallerde suzuluyordu.  Eee, bizim de bir entourage’imiz olsaydi, cantalarimizi onlar tasisaydi, goruntuyu kurtarirdik.  Gerci, kizimizdan once yolculuk yaparken de rahat pantolon ve ayakkabilarla uctum hep, terminallerde stilettoyla, 8cm topukla, deri pantolonla surttugum gorulmemistir.  Her zaman magazin web sayfalarinda “stars at airports” fotograflarina bakip “kaffayi yemisler kesin” derdim kiyafetlere bakinca, simdi VB ve kizi icin yine “teallaam!” diyorum.  Terminallerde seni “Victoria Beckham stayla” tasimayacagim hiç kızım, beni bunun için kınamazsın umarım büyüdüğünde!

Son olarak bahsetmek istediğim bir mevzu var, ayrı bir yazı olurdu bundan ama kızı uyuturken yaziversem mi ki diye düşünüyorum. Yok, vazgeçtim, ayrı yazayım. Ucundan değineyim, preview olsun: bebekli, hele bebek arabali isen bir nevi “engelli” oluyorsun, engelliler gibi özel şartlar gerekiyor evin dışında rahat ve güvenli dolasabilmen için. Bunları irdeleyecegim. Şimdi ekleyecek cici fotograflar seceyim, sonra da bakalım su gentle removal metodunu uygulayayım yine.

Uyuttum, simdi foto ekleyip post edip cup yataga. Saat 9 oldugunda yatakta olayim ben.

photo (80) ktan ergo mat

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s