8. Ayimizi Turkiye’de tamamladik

Turkiye’den merhaba!

Istanbul’da bir haftadan sonra, su anda kocambeyin ailesinin yanindayiz. Burasi da Ege kiyisinda bir Izmir kasabasi. Dun balikkiz tam bir balik gibi ilk kez denize girdi. Simitinin icinde eglendi costu. Su biraz serindi ama hic sikayet etmedi, guldu costu.

Onun disinda yenilikler devam ediyor, Turkiye’ye gelmeden once karyolasinda da ayaga kalkmaya baslamisti. Geceleri uyanip ayaga kalkiyor, bakiyor olay yok oyle basliyor aglamaya, oyle ayakta buluyoruz cogunlukla. Artik devamli yerlerde dolanmak, ayaklanmak istiyor. Minik adimlar da atiyor ama henuz “yurumek” kavrami yok. Dun sahilde sadece elbisemin askisina tutunarak ayakta durdu bayagi, sonra da buyuk teyzenin evinde bir 5-10 saniye taytay durdu, bu sefer hicbir yere tutunmadan. Ikinci disimiz de alt solda cikti bu arada ama feci mizmizlik var, ust dislerin rahatsizligi basladi galiba.

Yolculugumuz rahat gecti denebilir. Ucagin isiklari kapatilmadan uyumadi bir turlu inatla. Uykusunun isiga hassasiyeti malesef kotu ama yapacak bir sey yok. Frankfurt aktarmasindan sonra gunduz ucusunda hic uyumadi. Hic uyumadan ve bir film bile izlemeden gecirdigim ilk transatlantik yolculuk oldu bu. Ekrani acinca kuzunun yuzune vurunca uyumuyordu (ortu ortturmuyor, cekip aciyor, ceketimle falan golge yapmaya calistim anca. Ama en azindan uzun ucusumuzda bulkhead denen en ondeki koltuklardan verdiler. Bir de besik ayarlasalardi belki orada uyurdu, ben de azicik dinlenirdim. Neyse artik.

Tatilde rutini bozuldu tabii, jetlag oldu. Jetlagi atlattik ama gunumuzu onun uykularina gore ayarlamak her zaman mumkun olmuyor. Goruyorum milletin bebeler arabalarinda uyuyor. Biz buna tam yatan araba aldik yolculuk oncesi, buyucek bir golgeligi var ama hic umrunda degil. Disaridayken ancak coook bitap dustugunde kucagimizda ergo/baby k’tan’da uyuyor. Milletin cocugu arabada sip diye uyur, bizimki israrla uyumuyor. Yeni ortamlarda bile cok zor uyuyor. Bunlarin sebebi meraki. Etrafa bakmaktan uyuyamiyor resmen. Aaa, o dolapta ayna mi varmis? Aaa yan masada bir gulucuk kopartacak ablalar mi varmis? Bakiyor, bakiyor, uyumuyor.

Turkiye’de bebekli olmanin zorluklarini da yasiyoruz haliyle. Bir: her yerde sigara dumani var, kacis yok. Iki: yollar, kaldirimlar bebek arabasi icin hic uygun degil. Uc: sokakta yabancilar hic sormadan etmeden, hatta bizimle goz temasi kurmadan bebege dokunuyor. Dort: aile fertleri genelde bebege oyuncak bebek muamelesi yapiyor, baby led weaning olayini hic tasvip etmiyor. Kisaca detaylandirayim.

Annemlerin ust komsusu gece sabaha kadar ard arda sigara iciyor, ama pencerede. Onun dumani bizim uyudugumuz odaya doluyordu her gece. Pencereyi kapatinca cok sicak oluyordu (klima yok evde). Acinca boguluyorduk. Kapatinca bunaliyorduk. Tam “tamam, biraz temiz hava dolsun iceri de kapatalim pencereyi” derken hooop yeni sigara yakiyordu. Bunlar gecenin 4unde jetlagden muzdaripken hic cekilmiyor. Sonra, soyle deniz kenarinda bir cay icelim, bir havalanalim, keyif yapalim diye bir yere oturuyorsun. Acik hava neresi olursa olsun yan masada biri mutlaka yakiyor sigara. Bizim sigara yasaklari yarim yamalak yapildigi icin, duraklar, bina girislerinin etrafi, cafe/restoran dis mekanlari gibi yerleri kapsamiyor. Havaalanindan cikar cikmaz turkiye’de sigara gercegiyle burun buruna geliyorsun. Cocuk feci zehirleniyor, engellemek mumkun degil, kacamiyorsun, evine kapansan bile.

Ikincisi icin ekstra bir sey soylemeye gerek yok, yururken bile zor Turkiye, engelli, cocuk arabali isen iyice zor. Toplutasim kullanmadik taksi ve vapur haric, sanirim ergo vs tasiyicilar sart, biz baby ktan ile hallettik.

Bankada sira bekliyoruz, bicir tasiyicida kucagimda. Adamin teki geldi, yuzume bakmadan kizin yanagindan makas alip ne tatlisin bilmemne dedi. Sonra banka memuru bir kadin ayagini oksadi. Kahvalti ettigimiz mekanda adamin teki kizi kucakladi oturdugu sandalyeden ve hoop diye optu. Bu sonuncusu beni soke etti. Benim surat cok nemruttur halk icinde ama beni kaale alan yok, direkt kiza yoneliyorlar. O da sosyal kelebek, herkese gulucukler oyunlar… Ama cocuk gulucuk atti diye ona dokunmana izin vermis olmuyor ki? Isin hijyen boyutunda degilim, taciz boyutundayim. Bu insanlar tacizci sapik demiyorum ama tacizciler gibi bebegin bedenine izinsiz mudahale ediyorlar. Bebek izin veremeyecegine gore once bizden izin istemeleri lazim, bir bakisla veya jestle de olsa. Bu olmuyor, hemen cocuga girisiyorlar. Bebegi bir birey olarak gormuyor Turk insani, kisisel alani, bedeninin sahibi oldugu dusunulmuyor. O -hele de sevimli ve sirinse- bir oyuncak bebek varsayiliyor.

Bu oyuncak bebek yaklasimi aile fertlerinde degisik sekillerde tezahur ediyor. Mesela annem takmis, ille elleriyle besleyecek. Turk kadini mamayi cocugun agzina tikmaya mi programlaniyor bilmem ki? Eliyle yedirmezse doydugunu anlamazmis, ba ba ba. Sonra cocuk yemek yerken sirkte gosteri yapiyormuscasina “aaa domatesi nasil emiyor” “aaa peynir de yesin” turu mudahaleler, devamli “bak bak bak” diye dikkatini cekmeye calismalar. Cocuk o samata icinde bir sey yiyemiyor pek, dikkati dagiliyor. Yeme konusunda hala cok endiseli degilim, emiyor bol bol ne de olsa. Ama uyku konusunda durum biraz daha farkli.

Biz evde gundelik bir rutin icinde yasiyoruz, uykularinin etrafinda sekilleniyor bu rutin. Tatilde bu rutinden sasmamiz kacinilmaz tabii ama cocuk uykusu geldi mi isyan ediyor zaten. Disarida uyumuyor, ancak tasiyicida siziyor, soyle bir kendine gelip uyaniyor. Gece uykusu geldiginde dalmasi zor, derin uykuya gecebilene kadarki uykusu cok hafif. Istanbul’da evde teror estirdim, ses cikarmayin, kapiyi kapatin isik gelmesin bilmemne. Ama iste aile efradi cocugu oyuncak gibi oynatirken verdigi uyku sinyallerine dikkat etmiyor, ya da o asiri stimule oldugu icin heyecandan crash edene kadar uykusunun geldigini anlamiyor. Crash edince de cok gec oluyor, perisan oluyor. Onun uykusu gelecek simdi, onun uyku saati geldi, onun uyumasi lazim dedigimde hic kaale almayip “hadi denize girsin” “hadi cocuk havuzuna girsin” “hadi sunu yapsin” deniyor, sonra bicir bir noktada patliyor. Cocugu ailesinden kaciriyormus gibi hissediyorum, ama uykuya ihtiyaci var, geciktirdikce kotu oluyor. Uyku konusundaki hassasiyetimi abarti olarak goruyorlar sanirim ama bir iki kez cocugun perisanligini gorunce hak veriyorlardir herhalde. Yine de gunduz perisanligi gece onlari on kere uyandirmadigi icin plan-programlari cocugun uykusuna gore ayarlayamiyorlar pek, mesela yemek saatlerini.

Simdi birkac gun daha buradayiz, denize birkac kez daha gireriz herhalde. Sonra bir hafta Sirince, bir iki gun Istanbul ve donus.

Neyse, simdilik bu kadar guncelleme yeter. Bir fotograf ile veda edeyim. Iste o inciler, bu fotografi cok zor cektim, gostermiyordu disleri zilli! (Ipadden ekleyemedim sonra ekleyecegim disleri).

20130905-184545.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s