10 Aylik bebek, introvert anne

Introvert icedonuk demek.  Gecenlerde bir yazi okudum, hennn dedim.  Psikoloji derslerinde okudugu her bozuklugu kendinde bulan lise ogrencileri gibi “aaa, ayni ben!” dedim.  Ama onlar gibi hop diye atlayip demedim, dusundum bayagi, hatta bir kitap aldim okudum icedonukluk ile ilgili.  Oncelikle icedonukluk utangaclik anlamina gelmiyor.  Ben cok utangac degilim, gecen gun meybuz dukkaninda (mahallemizde oyle bir dukkan var!) Turkce konustugunu duydugum birilerine “Merhabaa!” diye giristim, simdi mahallede Turk arkadaslarimiz oldu.  Icedonukluk daha cok kendi basina kalma ihtiyaci, kalabaliklara tahammulsuzluk, “small talk” denen ayakustu muhabbetleri yersiz bulma, az ama oz arkadas sahibi olma tercihi, parti ortami yerine bir iki arkadasla kahve-yemek ve muhabbet turu sosyalize olmayi tercih etme gibi seylerle ilgili.  Asosyallik degil sadece sosyal aktivite turu tercihi farkli.

Icedonugum velhasili kelam, bundan benim bir sikayetim yok ama bir bebek sahibi olmak, ozellikle de bizim balikkiz gibi sosyal kelebek bir bebek sahibi olmak benim gibi bir icedonuk icin pek cok zorluk cikariyor.  Bu yazida onlardan bahsedeyim azicik.

En buyuk zorluk kendimle basbasa kalamamak.  Kendimle basbasayken ne yaptigim onemli degil, ama yalniz kalip “icime donmek” benim icin bir ihtiyac.  Kafamin icine cekilip dusunmek veya kafami bosaltmak icin bir seyler yapmak (ozellikle bir seyler izlemek ya da okumak, beni icine cekip kafami baska bir yerlere cekebildigi icin) bana cok iyi geliyor.  Ama bizdik dogdugundan beri neredeyse 7/24 beraberiz.  Kendi basima kalabildigim zamanlar bir o uyurken veya babasiyla oynarken/disari ciktiginda.  Babasiyla oynarken ben genelde yemek yapiyor, sofra kuruyor/kaldiriyor oluyorum, haftasonlari onlar baba-kiz ciktiklarinda ise ev temizligi yapiyorum.  Henuz “hadi siz baba-kiz vakti gecirin, ben de o arada kafa dinleyeyim, keyif yapayim” diyemedim cunku mutlaka yapilacak bir is oluyor evde.  Gerci o da bir seydir, yemek yaparken, temizlik yaparken bir basima kaldigimda da biraz kafa dinleyebiliyorum, icime donebiliyorum.  Bebek kucukken bu daha zordu, simdi benim dibimde olmak zorunda degil yemek icin.  Gunduz uykulari da ikiye indi, iki uyku disinda uyanik ve bu uyanik vakitleri benimle gecirmek zorunda degil.  Bana bagimliligi azaldi (ama tam bitmedi), bu da bebekle baskasi ilgilenirken benim kendimle kalabilme firsatim demek. Pek olmuyor bu malesef ama olma potansiyeli oldugunu bilmek de bir kafa rahatligi.  Keske anneanneler babaanneler yakinda olsaydi.

Uyku derseniz o da ayri macera.  Bu yastaki bebekler gunde iki uyku uyuyor, sabah ve ogleden sonra, toplamda 3 saat kadar.  Bizimki de sabah 2 saat uyursa oglen 1 saat uyur veya tam tersi.  Ama kucagimda!  10 aydir gunduz uykularini kucakta uyudu.  Arada yatagina yatirmayi denedigimiz oldu.  Kucukken sirti yere deger degmez cort diye uyanirdi, sensoru var gibiydi.  Sonra sonra uyutup yataga yatirinca yatakta uyumaya devam edebilir oldu ama saat alarmi gibiydi, 30. dakikada hoop ayiliverirdi, bu 30 dakikadan sonra geri uyutup uyutamayacagim da belli olmazdi.  Her halikarda yataginda 2 saat uyumuslugu yok gunduzleri.  Gece uyutup yatirinca uyuyor (istisna geceler haric) ama gunduz 30 dakikalik facia uykular uyuyor (disaster nap). Bu uykular uykululugunu ve yorgunlugunu aliyor ama gercek bir uyku degiller (en az 45 dakika olmali).  Tam derin uyku safhasina gecerken uyaniyor bizimki ve o hafif uykuyla kaliyor, ihtiyaci olan derin uyku ama.  Kucagimda uyurken 30. dakikada uyanir gibi olunca iki pispis yapiyorum, ya da gozunu acip beni goruyor, ya da koluma dokunup beni yokluyor ve geri uyuyor.  Bu sekilde 2 saati bile gecen uykular uyumaya baslamisti uykulari 3ten 2ye dusureli.

Gunde 3 saat kucagimda bebekle emzirme koltugunda oturuyorum, evet.  Bu cogu insana inanilmaz veya korkunc geliyor. Halbuki gunumun en guzel anlari onlar. Herkes, ve ozellikle bababey, bunun degismesi gerektigini soyluyor, cesitli sebeplerden istemesem de  baska sebeplerden hakli buluyorum onlari. O yuzden bugunden itibaren yatakta uyutmaya basliyorum gunduzleri ama kucakta uyuyan bebegimle gecirdigim saatlere guzelleme yazmak istiyorum. [Aksam saatlerinde devam ederken rapor: iki uyku uyudu, ikisinde de 30 dakikada uyandi. Ilkinde geri uyumadi, ikincisinde pispis salla vs. geri uyudu ve 10 dakika icinde uyandi ve bunun 4. seferinde artik geri uyumadi].

Kucagimda uyuyan bebek demek, gun boyu durmak bilmeden deli fisek gibi oradan oraya kosturan bebegin arkasindan kosmak, o iki dakika sepetinde kendini mesgul ederken yemek hazirlamakla ugrasmak vs. yerine kicimi koltuga yayma firsati demek.  Cingoz cingoz gulen uyanik bebek yerine huzurla, kokumu ceke ceke kollarimda uykunun kollarina teslim olmus bebegin masum ifadesini izlemek demek.  Yataginda yatirdigimda gozum monitorde ha uyandi diye takip ettigimden pek bir sey yapabildigim yok zaten, o da sagolsun beni sasirtmiyor. Bugun iki satir blog yazdim ama etkili bir sekilde o zamani kullanmam mumkun degil, 30ar dakika ve dikkatim bebekte olmali.  Halbuki kucagimda uyurken uzun uyuyor, daha uzun sure dinlenebiliyorum.  Kimildandigi anda iki pispis yapabiliyorum, o yuzden dikkatim onda olmak zorunda degil.  Kitap okuyabiliyorum, uykulari uzamaya baslayali eskisi gibi dizi de izlemeye baslamistim son zamanlarda. [Pelin’in onerisi uzerine, sagolsun, Gone Girl’u okudum, pek surukleyici ama sonu beni de cogu insani ettigi gibi gicik etti. Oehhh dedirten.  Call the Midwife’in ikinci sezonunu izledim.]  Kitap veya dizi olmasa, email yaziyorum/okuyorum, internette yapilacak seyleri yapiyorum telefondan yapilabildigi kadariyla (amazon siparislerimizin cogu oyle verilmistir).  Blog yazmak veya uzun yazi yazmak kasiyor ama onu da yaptigim oldu biliyorsunuz ki.  Hic olmadi -hele de emzirmenin salgiladigi hormonlarin verdigi rahatlikla- siziyorum, cok guzel icim geciyor bazen.  Bu kucaginda bebe uyuyan anne zamanlarim benim icin yeniden sarj olma, kendimle basbasa kalma, icedonuk tarafimi tatmin etme zamanlari idi.

Gunduz uykulari benim kendimle basbasa vakit gecirme zamanlarim olmaktan cikiyor, aksam durum ne peki?  Aksam 7-7:30 arasi yatirmaya calisiyoruz, genelde de tutturuyoruz.  Ben o yatar yatmaz gidip uyumaya alismistim, simdi biraz biraz, hele de erkenden guzel yatip sorunsuz uyursa kocambeyle bir bolum dizi izleme, is bakma, blog yazma gibi bir aktiviteler yapmaya calisiyorum.  Gecen gun aylardir ilk defa beraber film izledik (TVyi yatak odasina tasidik, buradan iceriye cok ses gitmiyor).  Malesef fazla uzatamiyorum bu aktiviteleri, zira gece uzun ve kac kere uyanacagi belli degil, ne uyursam kardir kafasindayim 10 aydir hala!

Bebekleneli introvert tarafimin yalniz kalma, kafa dinleme ihtiyaci surekli darbe aliyor yani anlayacaginiz.  Darbe alan bir diger yani ise bebek dis dunyayla iletisime geceli ortaya cikti.  Kizimiz bir sosyal kelebek.  Sokakta, disarida hep etrafindakilere gulucuk atiyor, onlar kendisiyle ilgilenene kadar sinirlarini zorluyor.  Sevimli serserinin teki oldugu icin insanlar da kayitsiz kalmiyor ve benimle ayakustu muhabbete basliyorlar.

– Canim ne tatli/ – Tesekkurler/  -Ne kadarlik?/ -x ay oldu/ ….  minimumu bu, bazen isim sorma, ismi anlamaya calisma, su bu konulara giriliyor.  Ben hic hoslasmiyorum ama cocuk insanlari cekiyor muhabbet etmesi bana dusuyor.  Kusura bakmayin deyip kacamiyorsun da.  Boyle iste, alakasiz insanlarla ayakustu muhabbet eder oldum.

Ha bir de cocuk parki etiketi var.  Parkta kuzuyu oynatma isi genelde babanin yaptigi bir sey, ben yemek memek yaparken.  Bazen ben goturuyorum, ve yine parkta cocugunu oynetan ebeveyin muhabbetlerine girmek zorunda kaliyorum.  Yukaridaki gibi muhabbetler ama iste ortada iki cocuk var, muhtemelen yaslari yakin.  Sizinki ayaklanmis, yuruyor mu? vs. sorular da soruluyor.  Park ebeveyni muhabbetleri digerlerinden daha az rahatsizlik verici ama, ortak bir payda var sonucta. Siradan biri “Ay ne tatli cocugunuz” deyince insan ne diyecegini bilemiyor, tesekkurler diyorum da o da bir garip kaciyor.  Ama o insanin cocugu da orada olunca, direkt ben de ona iltifat edebiliyorum, daha makul karsilik oluyor.

Neyse, artik yeni yilda is hayatina geri donus icin girisimlere basliyorum.  Doktorali ev hanimligi da bir yere kadar. Akademiye donmek istemedigimden yeni bir sey bulmam lazim kariyer olarak ama ne bilemiyorum, o noktada bocaliyorum bakalim ne olacak.  Subat’ta buranin en iyi kresinde -ki normalde 3 yil bekliyorsun yer icin- Derya’nin yas grubunda yer acilacakmis.  Bu firsati kaciramayiz, krese baslatacagiz yani.  Bu da benim is hayatina donmem icin bir vesile olur, 13 aylik olacak, iyi bir zaman.  SImdi ve Subat arasinda ise yavas yavas birbirimizden ayri kalmayi, ayri iken ihtiyaclarini karsilama ayarlamalari yapmayi (hello sut pompasi, seni pek ozlememistim!) falan calismamiz gerekiyor.

Son olarak 9 ay randevumuzdan bahsedeyim.  Her seyi gayet guzel, gaz sorunu icin kakasini yumusatin erik ile dedi ama cok basarili olamiyoruz.  Uyku katili gaz 😦  7.855kg ve 70.6cm çıktı, kilosu hala ortalamanin altinda ama persentili artmis. Boyu tam ortalama, 50%.  Ayakta durabilme sureleri giderek uzuyor, cruising denen tutuna tutuna oradan oraya yurume isini yapiyor. Bir yurutec/araba aldik, onu ite ite odada tur atiyor.  Hatta bir gun tutundugu yeri birakarak bana dogru iki mini adim atti tutunmaksizin.  Bakalim serbest yuruyuse ne zaman gececek.  Konusma namina cok gelisme yok, baba dada devamli bir seyler soyluyor, kendi kendine konusuyor ama anlamli kelime duymuyoruz gece uyandiginda anneaaaa diye aglamasi disinda.  Muzik duyunca iki yana sallanarak, ayaktaysa diz bukup yaylanarak, alkis yaparak dans ediyor.  Yogurda bayiliyor, onun disindaki seyleri keyfine gore bazen seviyor bazen reddediyor. Bugun kefir icirdim, yogurt gibi oldugu icin slop slop icti. Her gun yeni bir icat, yeni bir numaralar, gunler aylar gecip gidiyor.

Son olarak blog okuyucularima surpriz olarak kuzucugun bu Halloween’de bir ugur bocegi olacagini mujdeleyeyim.  Ilk cadilar bayramini es gecmeyelim dedik ve bir kiyafet aldik.  Bizim nikah sekerimiz ve onun baby shower seker etiketleri hep ugur bocekliydi, bizim ailemizde biraz torensel yeri var ugur boceginin yani. Persembe aksami bir gosteri yuruyusu varmis bizim mahallede eglencelik. Giydirip oraya goturecegiz.  Kapi dolasip seker toplamak icin cok kucuguz ama aksamustu bir saat bir ugurbocegi ucsun mahallenin semalarinda!!! Fotograf koyarim Persembe’den sonra, simdilik salincak sefamiz ve anneye yardim eden kuzu ile eylesin.

salincak bulasikci

 

Reklamlar

5 thoughts on “10 Aylik bebek, introvert anne

  1. Gone Girl’u okudun demek, yasasin! Sonunda ben de hayal kirikligina ugramistim kesinlikle, ama totalde yine de “iyi ki okumusum” demistim yasattigi heyecan yuzunden, o yuzden tavsiyeden kacinmamistim 🙂

    Icedonukluk konusunda Quiet kitabini mi okudun? Onu ben de okumus ve testi de yapmistim, bildigin icedonugum senin gibi 🙂 Kuzucuk’un ugur bocegi halini cok merak ediyorum. Sirinlik muskasi olmustur eminim! Optum cok simdilik 🙂

  2. 8 ay geriden geldigimiz icin, bu yazilari okumaya basladim. Inanilir gibi degil 9 ay tipatip. Uykusu da, emeklemesi de, taytayi da, disleri de (onlar tam degil, bizde asagida dort, yukarda 2.75 cikti). simdi heveslendim, gidip pottu alayim dedim. Cok tesekkurler yazilar icin.

    • O zaman ben bir portable potty almistim, kotu de degil ama sonradan aldigimiz ikea lazimligini cok seviyor karsilastirdigimizda. Oturup kuruluyor, eline de kitabini aliyor, ohh. Sabah uyandiginda mutlaka cis, kaka bir seyler yapiyor. Kreste tuvalet olayina bir ust sinifta giriyorlar, o yuzden simdilik boyle evde altini actikca oturtma seklinde gidiyoruz. Su yaz gunlerinde bezi atsan atilir aslinda. Bu aksam csssss diye diye oturdu lazimliga alti bagliyken. Cis yapti mi bilmiyorum, yatmamak icin numara yapmis da olabilir. Olur da kuzu cis kaka falan yaparsa cok sevinc gosterisi yap. Yurumeye baslayinca beraber tuvalete atip el sallayip gule gule cisleeer gule gule kakalaaarrr diye sifonu cekin. Su siralar benim mailing list 2.5-3 yasinda bez biraktirma zorluklari yasayan anne dolu. Bu yontemle hic olmazsa lazimlik korkusu, kakadan ayrilma korkusu daha kafa o tur seylere uyanmadan halledilip normalize edilebilinir. Kakasini kendi parcasi sanip tuvalete falan gitnesinden korkan cocuk kaka tutup kabiz oluyor, fiziksel sorunlar yasiyormus. Hadi iyi eglenceler.

      • Artik emeklemeye basladigi icin bez degistirmemiz heyecanli oluyor. Altini dolduruyor dolduruyor, bezi acinca da aradan tuyuveriyor. Pesinden popodan dusenleri topluyoruz. Ya da ciyak ciyak bagiyor, kacamayinca. Potty guzel cozum olur ama popomuzun ustunde oturamiyoruz ki, kurtluyuz.

      • Bizimki de erkek cocugu modunda oldugu icin oyleydi, eline ilgi cekici bir seyler verip yattigi yerden onunla oynamasini saglamaya calisirdik. Ama kaka ile lazimlik o kadar rahat oluyor ki, temizlik sipsak. Bizimki suratini sikmaya basladiginda hemen oturtup iih iih yapardim. Potty’i cekici hale getirirsen oturur, bizim kurtlu oturuyorsa seninki de oturur. Basta oturmuyordu dogru ama yine de denemeye devam ettim, otururken oyunlar, sarkilar, kitaplar. Simdi dedigim gibi aliyor kitabini kalkmak istemiyor. Ha ille de oturmuyorsa da zorlama, potty bir kosede dursun en azindan goruntusune alissin, oynasin, devirsin, kaldirsin. Bir sure sonra yine denersin. Su anda sadece alistirma yapiyorsunuz. (Dun bir yerde okudum, tracy hogg 6 ayda baslayip 15 ayda tamamliyormus tuvalet egitimini! Abov. Yani imkansiz degil biliyorum da, bizim kizin sureci dusunulurse bize fazla hizli.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s