Babama Son Veda

Biraz once binanin onune bir cenaze arabasi geldi, icinde bayraga sarili bir tabut. Icinde babamin cansiz bedeni. Icinde bir yildir onu icten ice yiyip bitiren kanseri. Benim kucagimda 14 aylik dunyalar guzeli bir bebek. O hicbir seyden habersiz etrafindakilere oyun yapiyor, ben o kalabaligin icindeki bu en minik insani sakinlestirmeye calisiyorum bir yandan gozyasi ve sumuklerimi elimin tersiyle silerken -bir kagit mendil almayi akil edememisim. Bakiyorum bakiyorum tabuta, imam bir seyler diyor, komutan nobetteyken gozune uyku girmeyen annemden falan bahsediyor, takip edemiyorum pek ne dedigini. Bakiyorum tabuta, icindekinin babam oldugunu kabul edemiyorum, babama o tabutu yakistiramiyorum -son zamanlardaki eriyip bitmis takatsiz haline bile. Sanki babam o cenaze aracinin bir tarafinda saf tutmus adamlarin arasinda dikiliyor, o tarafa baksam goz goze gelecegiz sanki. Ama o dun gece terketti bizi. Hala “kaybettik” deyince, boyle “gittigini” yazinca inanamiyorum. “Yok ya olmedi ki!” diyorum. Sonra gercek olani yine idrak ediyorum. O tabuta bakip babama son kez veda ediyorum. Herkes namaza gitti tabutun ardindan, sonra mezarliga gidecekler. Biz kuzumla yukari cikip uykuya yatttik.

Olumu yakistiramiyorum ona, veda ettigim tabutta yattigina inanamiyorum. Ama aslinda bir suredir hastaydi, ona moral vermek icin kalkip gelmistik Amerika’dan. Sanki hala yan odada yataginda uyuyor. Bayagidir icimde agir bir yuk bu hastaligi, onun gozlerimizin onunde eriyip gitmesini izlemek cok doldurdu icimi, hep iki satir yazip icimi dokmek istedim “babam oluyor” diye feryat figan edercesine ama elim varmadi. Simdi babam öldü, inanabilmek icin yazmam lazim. Dun gece ben kuzuyu uyutup ciktigimda alel acele bir tekerlekli sandalyeye yukluyordu abim ve arkadasi onu. Dizleri tutmuyordu, felcli gibi surunuyordu ayaklari. “Gozlerim gormuyor” dedi, pelteklesmis diliyle, “Yok bir sey, sakin ol, kapat gozlerini” dedim. Ittirdiler sandalyeyi goturduler, ardindan bakakaldim. Biliyordum son gorusum olacagini, bir sekilde biliyordum. Goturuldugu hastanede daha fazla dayanamamis bedeni zaten. Daha o sabah bicir kizimla yattigi yerden oyun oynuyordu, son birkac gundur cok iyiydi, saskinligim ile uzuntum bulutlar gibi carpisip gozyasi saganagina donusuyor. Aglayip duruyorum, ben ki kendimi sogukkanli bilirdim. Devamlli akiyor efendim durduramiyoruz. Evdeki izlerine gozum, hayatimdaki izlerine fikrim takildikca aglayip duruyorum.

A girl with daddy issues diyorlar bizim illerde, baba meseleli kiz. O benim iste. Turkiye’ye gelecegimi ogrenen, kanser kurbani bir annenin kizi arkadasim, “iyi olur konusur vedalasirsiniz, sevginizi dile getirirsiniz” gibi bir sey demisti kendi guzel anilarindan yola cikarak. Bizde boyle anlar, ic dokmeler yasanmayacagini biliyordum, yasanmadi da. Dahasi, arkadasima da dedigim gibi benim icimde bir kirginlik var en cok, bana cok haksizliklar yapildigini dusunuyorum -dogulu aile gelenegini icsellestirmis babamin kiz cocugu-erkek cocugu ayrimi ve bana bakisi, benden beklentileri ekseninde. Bunlari terapist koltugunda cok anlattim, hasta yatagindaki babama anlatmamin kimseye bir faydasi yoktu ki.

Eksi sozlukte vaktiyle bir entry yazmistim, uludag kebapcisi. En begenilen entrylerimden oldu hep. Baba kiz iliskimizdeki en nadir anlardan, hic soylenmeyen “seni seviyorum”un hissedildigi guzel anlardan o kebapci rituellerimiz. Her sene Turkiye tatilimizde gider kebap yerdik, ama patriyark babam is sahibi olsam da bana odetmedi, kizdi teklif ettigimde sanki hakaret etmisim gibi. Tek istisna bir iki hafta once eve kebap soyledigimizde benim odemem oldu. Memleketinin kebabi ve cigkoftesi onunde, gunlerce bir sey yiyemeyen, yedigini kusan hasta babam zorla birkac parca yedi. “Sar ver bir tane anasini satiyim” diye bir cigkofte de yedi. Dunyalar benim oldu. Yerken zorlansa da ailecek kebap yedik, hatta minik kizim da sofrayi senlendirdi.

Birkac haftadir buradaydik, pazar sabahi donus ucagimiz vardi. Sanki hesaplamis gibi gidiverdi. Bu son donemlerinde yanida olabildigimiz icin cok mutluyum. Buyudugunde onu hatirlamayacak balik kizimin ilk bilincli kelimelerinden birinin dede odugunu duydugu, her firsatta onun yattigi odaya kacip, yatagin obur tarafina saklanip kafasini kaldirinca dedesinin ciiik! demesiyle gulucuk atmasini gordugu, onunla biraz vakit gecirebildigi icin memnunum. Ben Amerikadayken gitseydi, su yarim yamalak vedami da edemeseydim kahrolurdum.

Simdi gelsin taziyeler, gitsin dualar, gelsin helvalar, gitsin kapinin onunde yigin yigin ayakkabilar. Kalabaliklar, sevenleri gelip gidiyor, benim aklim kapinin onune birakilan ayakkabisinda kaldi, gozum bir sey gormuyor. Bir anama bir yavruma sarilip aglayasim, aglayasim var. Annemi kalabaliklar esir aliyor, kuzumla kaliyorum basbasa. Hicbir seyden habersiz yavrucakla.

Zor bir babaydi ama veda etmesi cok cok daha xor. Beni ilk defasinda Amerika’ya ugurlarken sesi, elleri titremis ve aglamisti. Bu zor vedayi yaptiktan sonra aklima uyusmazliklarimiz, kirginliklarimiz, vakar sandigimiz kahrolasi mesafemiz, bir sevgi sozu soyleyemeyisimiz gelmiyor da, bu iki veda geliyor. Ben onun kiziyim, hatta miras biraktigi sacma sapan huylarimla dogrusu tam da babamin kiziyim, beni sevmemesi mumkun mu?

Ailecek onsuz hayata alismakta bocalayacagiz, en cok da siyam ikizi gibi olan annem. Tek tesellimiz agri sizi ile inlemeden, gururunu incitecek sekilde elden ayaktan dusmeden gitmis olmasi. Gururu icin yasadi, bayragina sarinip gururu ile gitti. Biz daha bir sure ardindan bakakalacagiz, sonra alisacagiz, andikca icimiz aciyacak ama hayat devam edecek. Babalar ve kizlari soylenen ve soylenmeyen sevgiler ile yasayip gidecek, ben babasiz kizlar kervanindan gipta edecegim kendi kizima sarilip. Isyanim daglara, su kansere bir care bulun artik!

Reklamlar

7 thoughts on “Babama Son Veda

  1. Ebrucum, canim, basiniz sagolsun. Babaciginin mekani cennet olsun. Oyle guzel yazmissin ki sanki yanindaymisim gibi, bana anlatiyormussun gibi okudum. Cok sanslisin son gunlerinde yaninda olabildigin icin babanin. Ve baban cok sansli son gunlerinde dahi torunuyla oynayabildigi icin ve senin soyledigin gibi elden ayaktan dusmeden veda edebildigi icin. Cok erken gitmis ama guzel gitmis. Sana siddetle tavsiye edecegim bir kitap var. Hos, sen oyle kitap kurdusun ki belki okumussundur da. Ismi Dying To Be Me. Olum, yasam, baba kiz iliskileri ve kanser konularini elen alan muhtesem bir kitap. Ve sanki senin bu yazina karsilik yazilmis. Ben bu kitabi okudugumdan beri resmen bakis acim degisti. Eger azicik zaman bulursan, lutfen, lutfen indir ve oku. Yarina birakma, bugunden oku. Turkiyede’de de yaz aylarinda piyasaya cikacakmis. Belki annen de okumak ister…Yani o kadar eminim bu kitaptan.Sevgiyle kalin.

    Date: Fri, 7 Mar 2014 12:14:59 +0000
    To: cerkose@hotmail.com

  2. Çok üzüldüm inan, seni sadece yazılarınla tanıyor olsam bile hislerin boğazımda koca bir yumru, gözlerimde dolan yaşlarım oldu, Allah annene ve ailene güç versin, söyleyecek birşey bulamadım inan 😦

  3. Allah sabırlar versin… sanki beni anlatıyorsun babam öleli 5 sene oldu hala kırgınlıklarımı halledemedim üffff. sadece bana yaptığı güzel şeyleri hatırlayarak kırgınlığımı bayağı bi azalttım umarım toptan biter de bende rahatlarım

  4. Son zamanlarınızı bu şekilde geçirmiş olmanız size büyük bir hediye. Başınız sağolsun, ailenize sabırlar dilerim. Seni tanımıyorum belki ama yakın bir arkadaşımsın gibi gözlerim dolarak okudum… Allah bizleri evlatlarımızdan vakitsiz ayırmasın …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s