Minik balikkiz 1.5 yasinda

Gecen yaz Turkiye’deyken cok tatli minik bir kizlari olan bir arkadaslarimizla bir hafta vakit gecirme firsatimiz olmustu.  Kizlari o zaman 18 aylikti, yuruyor, kosturuyor, laftan anliyor, oyunlar oynuyor, maskaraliklar yapiyor, “oyuncak”larin hakkini veriyor, iki parcali puzzle kartlarini basariyla biraraya getirebiliyor, eline tatli kasigi verince corbasini kasiklayabiliyordu.  O zamanlar bizim minnak daha 8-9 aylikti, emekliyordu ve daha yeni yeni tutunarak ayakta duruyordu.  18 aylik olunca bu diger yavrunun yaptiklarini yapabilecek mi acaba diye bekledim bunca zaman, biraz hamilelikte dogum beklentisi gibi hissettiriyor boyle gozlemleyerek beklemek.  Ve sonunda bizim minnak da 18 aylik oldu bugun itibariyle, 1.5 yasini devirdi.

Blogdaki diger yazilarimda the wonder weeks/ harika haftalar’dan bahsetmistim, dusunup gozlemledikce “evet, var oyle bişiii” diyorum.  Yani normal hayatimiza devam ederken birden cakralari aciliyor sanki cocugun, birden bir seyleri “becerebilmeye” basliyor.  Mesela: krese baslamadan onunla beraber 3 gun sinif ziyareti yapmistim Mayis’ta. Siniftaki buyukce cocuklar cok guzel kasik kullaniyorlardi.  Yukarida bahsettigim bizim arkadasin kizinin da kasik kullandigini hatirliyordum.  “Gec kaldik herhalde, cocugun eline kasik vermedik, elleriyle yiyor” dedim, eline kasik vermeye basladim.  Verdim vermesine de, dogruya dogru, beceremiyordu tutmayi, -atiyorum- yogurdu kasiga almayi, agzina goturmeyi.  Az biraz yalayabiliyordu sadece.  Sonra gecen gun kasesine yogurt koyduk, eline kasigi verdik, aaa, nasil guzel yiyor!?!  Daha saglam tutuyor kasigi, amaci belli bir sekilde daldiriyor, agzini da guzel hedefliyor, seri hareketlerle yogurt agzina gitti sonucta.  O da bu yeni becerisi ile cok heyecanlandi, eline kasigi alinca daha cok kasik kullanma calismasi yapiyor masada, yemek oncelik olarak ikinci plana dustu.

Diger bir aydinlanmayi oyuncaklari konusunda yasiyor.  Coook uzun suredir icice gecen kaplar, kupler falan dagitmak icindi.  Iki kup ust uste koysam, programlanmis buldozer gibi gelip yikardi.  Sonralari “aa, bunlar ic ice geciyormus” gibi biraz cakozlamaya basladi ve gecirmeye calismaya basladi.  Simdi ise “pffttt, tabiyki bu bunun icine gececek, bu bunun ustune konacak, sen ne diyosun?” modunda pit pit pit hallediyor.  Bir yumurta/civciv oyuncagimiz var, onlari dagitmak yerine dizmeye calisiyor.  Tahta parcalari savurmak yerine kutusuna dizmeye calisiyor.  Yakinda uyumaya gitmeden ortaligi toplama isini uzerine yikabilir miyim acaba?

Uykularimiz birden iyilesiverdi.  Daha birkac hafta once gecenin bir vakti uyanip iki saat geri uyumuyordu.  Simdi aksam biraz mizildanarak da olsa uyuyor (sebebi gunlerin uzamasi, 7:30a kadar uyumuyor artik ama o saatte siziyor genelde), ama bir uyudu mu en erken 3:30’a, cogunlukla 4-4:30a kadar cok guzel uyuyor, o saatte de susadigi icin uyaniyor galiba, uyur uyanik suluguna uzaniyor cunku.  Ben hasta ve bababey is gezisindeyken boyle uyumaya basladi, iyi ki de oyle oldu, cunku gece onunla ilgilenecek kesinlikle durumum yoktu, ayaga kalkamiyordum.  Oksurukten uyansa da geri uyuyordu monitorden izledigim kadariyla, eskisi gibi hemen oturur vaziyete gecip, bakinip aglamaya baslamiyordu.  Boyle en az 8-9 saat kesintisiz uyumaya baslamasi cok iyi, giderek daha da uzatip sabah 5-6’ya kadar uyumasini diliyorum.  Simdi 5te kesin uyaniyor ve kesin olarak meme istedigini ifade ediyor, ondan sonra 1-2 saat daha meme keyfi yapiyoruz.  Ben gunumun 5te baslayacagini dusunerek 10-11 arasi yatiyorum gece, 5 sonrasi memedeyken arada ben de siziyorum, o da ekstra uyku.  Kresteyken ayri kaliyoruz, bu sabah emmeleri biraz hasret gidermeye yariyor.  Kreste genelde 1 saat 10-15 dakika uyuyor, ama bir gun 2bucuk saat uyumus gecen hafta, saskinliktan kucuk dilimi yutacaktim!

Bugun doktor randevumuz vardi, doktoru bayiliyor kuzuya.  Kuzucuk herkese oldugu gibi ona da gulumsuyor, o da gulumsemesini “gracious” diye tanimladi.  Bizimki tam bir canpare, burada sweetheart dediklerinden.  Bir gun parkta yuruyoruz, bizimki yine kucuk kasaba yuruyusunde (small town parade) izleyenlere el sallayan kasaba guzellik kralicesi modunda gelen gecene, banklarda oturanlara el sallayarak yuruyordu.  Kadinin teki “aren’t you a little miss congeniality?” dedi.  Hah dedim, tam teshisi koydu abla.  Bizimki bir Miss Congeniality, Sandra Bullock’un filminden hatirlayabilirsiniz, bu sevimlilik/candanlik kralicesi gibi bir sey oluyor.  9.5 kilo ve 81 cm, persentil olarak hemen hemen ayni, kilo 22% boy 54%.  Su hastaliklar olmasa belki daha iyi kilo alabilecekti ama istahi tamamen kapaniyor hastalaninca ve cok hizli kilo veriyor, geri toparlamasi vakit aliyor.  Doktor bakti muayene etti, perfect perfect dedi, her seyi mukemmelmis.  Bizimki bir de tek ayagini kaldirip oburunun ustune basmaya calisiyordu kadin benimle konusurken, tam bir “show off” -memeye tutunamayip tutunamayip, aglaya aglaya karsisina oturdugum emzirme danismani “goster bakalim nasil emziriyorsun?” deyince memeye yapisip cok cok emmeye basladigi gunden beri sov yapmayi seviyor.  Doktoru da sasirdi, “Aaa, tek ayak ustunde ne guzel dengede duruyor!” dedi.  Dikkatimi cekmese ben hic farketmezdim.

17-18. aylardan sonra dil gelisimi cok hizlaniyor diye biliyordum.  Bizim kuzucuk sanirim krese baslayinca birden Ingilizce’ye maruz kalmanin etkisinde kaldi, biraz bocalamis olabilir.  Simdi iki dilli/bilingual bir dil gelisimi deneyimleyecek.  Kreste bubble(s), baby, truck demeyi ogrenmis, babasina onu kastederek “babba” diyor artik.  “Burnun nerede?” diye sorunca gosterdigini en az bir kez gorduk ama sevmiyor o tur agzini goster, kulagini goster turu oyunlari.  Ama agiz, burun, kulak, gobis gibi organlari -en azindan Turkcelerini- bildigini anliyorum.  Ha sevdigi oyunlar da ar, pek tabii ki “hareketli” oyunlar.  Kreste “row row row your boat/ cek cek kurekleri” ve “ring around the rosie/ bir nevi yag satarim bal satarim” ogrenmis, elimizden cekistirip “ro ro” diyor. Ilkinin “if you see an alligator don’t forget to scream” kisminda elleri kulaklarina goturup “aaaa!” diye bagiriyor, ikincisinde “we all fall down” kisminda hoop kendini yere atiyor.  Ben de fis fis kayikci ogrettim, “kedi eti yerse annem beni doverse” kismini “kedi eti yerse, annem beni operse” diye soyluyorum, operse derken de elimle opucuk atiyorum.  Bu vesileyle opucuk atmayi da ogrendi, bes kardesleri iyice acip avcunun icini opuyor mwaah mwaah diye.  Bir seyi istediginde gosterip “ammu ammuu” diyor (I want mi diyor acaba???).  Su istediginde gosterip “abuu” diyor galiba.  Daha tam anlayamiyoruz da, belki daha cok sey soyluyordur.  Sabah “osuran cocuk” kitabini alip “tuut tuut” diyordu (kitapta bebek toot diye pofuruyor), gece de iyi geceler kitabinda aydedeleri gosterip “dedeee dedee” diyor.

Hayvanat bahcesine tekrar gittik iki uc hafta once bu arada, bu sefer hemen petting zoo kismina gittik.  Kecilerin oldugu yere girip ortalikta ot yiyen, takilan kecileri sevebiliyorsun.  Bizim yavru da kecileri sevdi, yakindan inceledi.  Boylece Nazli’dan, Turkiye’deki sokak kopeklerinden ve burada sokakta, parkta gorup sevdigimiz ev kopeklerinden baska bir canliyla fiziksel temasi olmus oldu.  Artik havalar malesef disarida rahat vakit gecirecek gibi degil, kahvaltidan sonra hemen  bir mahalle parkina gidip gelme disinda haftasonlarindan bir verim alamiyoruz disarida olma adina.  Halbuki arboretum, hayvanat bahcesi derken cok guzel “outdoors” vakit gecirmistik birkac hafta sonu

Yine bir iki fotograf ile bitireyim.  Biri bu haftasonundan, teeeee o dogmadan aldigimiz bir elbiseyi giydirmistim.  5-6 aylik hamileydim herhalde, insan bir suru beklenti icinde oluyor o zaman karnindaki yavruyla ilgili ama neredeyse iki sene sonra biliyorum ki boylesini hic tahmin edemezdim, bekleyebilecegimden daha muhtesem bir kuzu kendisi.  Ikincisi ise balikkizin arabalari, kamyonlari.  Bebekler de var evde (barbie degil) ama onlarla cok oynamiyor, bu kamyonlari itsin, ceksin, ipinden tutup evin bir ucundan bir ucuna dolastirsin bayiliyor.  Bir de gittigimiz arboretumdaki model trenler kismini gezdikten sonra tren manyagi oldu, parkin arka tarafindaki trenleri biraksan saatlerce hayran hayran izler, “çu çuuu” diyor trenle park arasindaki cite kosuyor.  Ona yakinda ikea’nin tren setlerinden alacagiz herhalde (digerleri daha ufak parcalari olan seyler, 3 yas minimum o yuzden)

Bitirecektim ama bir yandan da kocambey bocegi uyutmaya calisirken monitorden izliyordum.  Direniyor biraz, protesto ediyor arada.  Demin de bir tirad cekti bidir bidir bidir.  Cok komik oluyor o hali, kim bilir kendi kafasinda neler diyor.  Bazen bababeyle, ya da bir arkadasla, ya da ogretmeniyle hararetli hararetli konusurken birden araya girip gozlerimizin icine kocaman kocaman bakip, hafif de gulumseyerek ayni hararette bir laf sayiyor, inanilmaz tatli oluyor.  Lafi birakip ona bakip guluyoruz tabii, keyfi yerine geliyor ilgi maskarasi sirinlik muskasinin.  1.5 zaman su gibi akip gecince 15 olacak, gecen yillar icinde ona doyabilsek bari!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s