Kizginlik, ofke, ve bilumum negatif duygular

Gecen gun bir video izledim, University of Washington’da cocuk bilissel gelisimi calismasinin bir parcasi.  Videoyu izlerseniz goreceksiniz ki 15 aylik bebek karsisindaki iki buyuk insandan birisinin boncuklarla oynayan digerine kizdigini goruyor ve boncuklar kendisinin onune konunca, oynamak icin ici gitse de, elini surmuyor.  Pek cok ebeveyin bu videodan ve calismadan kendilerine gore bir cikarimlarda bulunacaktir elbet.  Ben izledigimde ilk tepkim uzulmek oldu, cunku yanlis bir zamanda izledim.

Tek ebeveyinli aileler nasil kalkiyor bu cocuk bakimi isinin altindan hayret icinde kaliyorum bazen.  Bizim bababey son birkac aydir her ay en az birkac gunlugune sehir disina gidiyor hep, o gunlerde kuzu ile basbasa kaliyoruz.  Ve malesef -ne bicim bir tesaduftur bilmiyorum- ya kuzu ya ben hasta oluyoruz bababeyin yoklugunda, zaten zor olan tek basina gunluk rutinleri halletme isi daha da zorlasiyor hasta bir bebek veya anne ile.  Aksam yemek-biraz oyun-banyo-yatak-uyku kismi iyice zor oluyor, cunku o vakitte minnak da artik yorulmus ve zivanadan cikmaya davet bekliyor oluyor.  Zorlu “bagimsizligini ilan etme” donemine girmis ergen bebek ve gun sonu yorgunlugu ile bir basima kalmak beni en cok kasan kismi oluyor bababeyin yoklugunda.  Bir de babanin yoklugunda onu aradigi icin de biraz davranislari degisiyor, daha cilgin oluyor.  Tek basima kalip bitkinlesince, sabrim tukeniyor, sigortalarim kisa devre yapmaya musait oluyor, ve o telase icinde derin bir nefes alip “ommmmmmmmmmm!” diye vermeye firsatim da olmuyor.  Iki ebeveyin olunca “Babasi iki dakika ilgileniver” deyip (hatta cogunlukla demeye ihtiyac da duymayip -orada ilgileniyor oluyor zira) iceri gidip yastik yumruklamak da, kafayi yastiga gomup “aaaaaaaaaaaaaaaa!” diye bagirmak da yapilabilecek seyler (ama iste baba orada olunca zaten o kadar zivanadan cikacak raddeye gelmiyor is!).

Bir de uyku meselesi var tabii.  Babasi yatiriyor, gece uyanirsa babasi ilgileniyor bizimkiyle.  O olmayinca ben ustleniyorum haliyle uyku isini de.  Ama ben olunca uyku bir rezil oluyor, sebebini bilmiyorum.  Gece emmiyor artik, gece uyansa da benden meme istemiyor sabah olana kadar.  Ilk yatarken cok zorlamiyor, yatip uyuyor.  Ama babasinin sehir disinda oldugu bu son haftada uc dort gece ust uste gece bir noktada uyanip geri uyumak bilmedi.  Evet, uyanip 3-4 saat debelenip sizdi sabaha dogru.  Isiklari acmiyorum, yaninda yattigim yerde cok tepki bile vermiyorum, oyun asla oynamiyorum ama bir o tarafa bir bu tarafa yatiyor, yastiklari firlatiyor, ve saire ve saire.  Babasina boyle seyler yapmiyor (bildigim kadariyla), benimleyken niye uyumak bilmiyor anlamiyorum.  Sut kokuyorum ama ememiyor ondan mi bilmiyorum. Uykusuzlugun yorgunlugu, uyuma istegi, ve cocukcagizin uyumak bilmemesi cok feci bir karisim.  Cok kotu negatif duygular icimde volkan gibi patliyor, kafami duvarlara carpasim geliyor ama yapacak bir sey olmuyor.

Bu gibi durumlarda kendimi tutamayip kuzuya sesimi yukselttigim oluyor, bildigin kiziyorum.  Bazen sadece kizginca “Derya!” diyorum, bazen “Hayir!” diye bagiriyorum, bazen yapmamasini istedigim her neyse onu yapma diye bagiriyorum.  Sonrasinda her seferinde kendimi cok kotu hissediyorum, bunda onun kendine kizilmasi, yuksek sesle hitap edilmesi karsisinda hemen aglamaya baslamasinin da etkisi var, aliskin degil zira.  Kendimi sakinlestirmek icin firsat bulamamisken onu teskin etmeye calisiyorum, o yuzden icimdeki o patlayan ofke, kizginlik, ingilizce’de “frustration” denen sey ve bilumum negatif duygular oylece kalakaliyorlar.  Onlarla ilgilenip onlari da teskin etmem lazim halbuki, ona bile firsat bulamiyorsun cocukla -kendini kotu hissederken- ilgilenecek kimse olmayinca.

Bu video vesilesiyle acilan bir muhabbette arkadasim Sureyya su linki paylasti (ingilizce).  Bu negatif duygularin egemen oldugu zamanlarda uygulamak icin oneriler var ama oyle zor ki bazen. Yani ortam oyle karisik oluyor ki iki saniye ortami yumusatmak mumkun olmuyor.  Ozellikle de zilli findik kendisini tehlikeye atacak bir ise girismisse.  Bir aksam bir yandan banyo suyunu hazirlamaya calisiyordum, tasmak uzereydi; bir yandan gozume lens batiyordu, feci aciyordu, gozumu acik tutmakta zorlaniyordum ama cikarmaya firsat bulamiyordum, bir yandan gozum (acik tutabildigim kadariyla) kuzunun ustunde kontrol ediyordum.  Yaramaz bir an once kuvetine girmek istiyordu ama kuvetin icindeki kendi kuveti falan bostu daha.  Kuvetin kenarina tirmanmaya calisiyordu, ve dizinden destek alip kendini kaldirsa pat diye kafaustu kuvetin icine dusecekti.  Eger buyuk tehlike arzeden bir durum yoksa fazla ellesmiyorum normalde, dussun de ogrensin modunda.  Ama gece gece kafa goz yarilmasi ihtimaline gecit vermem mumkun degildi tabii.  Kizim bekle suyunu hazirliyorum, kizim dusersin kafan acir, Derya yapma.  Yok, inadina tirmanmaya calisiyor.  Sesimi yukselttim, pisman oldugum kadar sert bir sekilde kaldirip sertce yapma dedim.  Cani kesinlikle acimadi biliyorum ama sesimden ve ifademden korkup agladi.  Ben de pisman, suclu, bir “basarisiz anne portresi” olarak kalakaldim, kendi sinirimi, yorgunlugumu, “imdaaaaatttt!” diye bagirma ihtiyacimi bir kenara birakip kuzuyu sakinlestirdim.  Suyunu hazirladim, icine oturttum, o oynarken gozumu hallettim ve sonra onu sabunlamaya giristim.  Suyun icine girince o zaten her seyi unutmustu ama ben hala aklima geldikce kotu hissediyorum.

Kizginlik, ofke ve bilumum negatif duygulari icimizde tasiyoruz.  Oyle olmasa insan degil melek olurduk zaten.  Cocuk yapmamasi gereken bir seyi yapmasin veya yapmasini istedigimiz bir seyi yapsin istiyorsak bunu ona iletismenin cesitli yontemleri var: uzaktan bagirmak yerine yanina gitmek, onunla ayni goz hizasinda olmak, sevimli bebek konusmasi ile konusmak (Harvey Karp diyordu ki onunla normalde bebekce konusuyorsunuz, kizdiginizda niye degisiyor bu, o zaman da oyle konusun), onu anladiginizi ifade etmek, istedigini yapamayacak olusunun sebebini anlatmak, onun yerine bir alternatif getirmek ve saire.  Bunlari sakin zamanlarda cok guzel uyguladigimizi soyleyebilirim.  Ama o “yanardag patliyooooooooorrrr!” anlarinda olmuyor, olamiyor, ben olduramiyorum.  Oldurdugum anda kendimi “ermis” ilan edecegim, onu da soyeyeyim.  Boyle durumlarda tek siginagim var, bababey.  O varsa ebeveyinlik sorumluluklari paylasildigi icin “yivranc cadi anne”ye donmuyorum, donecek olacak gibi olursam da devreye girecek biri oluyor.  Yazinin basina donecek olursak, sirf bu acidan bile tek basina ebeveyinlik edenlere sapka cikariyorum.

Kendimi boyle kotu hissettigimde tek tesellim “sirf ben degilimdir boyle, her ana-babanin sabri tasiyordur bir noktada, her anne-baba sesini yukseltiyordur bazen” diye dusunmek.  Asagiya “Aaa, ben asla o noktaya gelmedim, gelmem de” gibi yorum gelirse kalkip kafami duvara gecirecegim, net (kuzu uyuduktan sonra ama, bir de bununla terorize olmasin yavrucuk).

***

Yazida soyledim ya kocambey neredeyse her ay birkac gun sehir disina gidiyor ve bebeyle basbasa kaliyoruz diye… Bu persembe -her sey yolunda giderse- bu tek ebeveyinlik aksamlarimin odulunu aliyorum.  22 aylik olacak 10 gun sonra bizdik, bu sure icinde 1 gece bile disari cikmadim gece, onsuz kalmadim.  Cikmamam icin bir sebep yoktu aslinda, dedigim gibi gece uyutma ve uyanirsa ilgilenme isini bababey yapiyor zaten.  Aksamlari onlar yatinca asagi inip ortaligi toplayip bir seyler yapiyorum, okuyorum, izliyorum ve 10 gibi gidip yatiyorum.  Disari da cikabilirim ama firsat/gerekce olmadi.  Bu persembe bir sebep var ama: Kis Uykusu.  Bizim sehrin film festivalinde gosterilecek aksam.  Saati de bizim yatma saatinden once.  Bilmiyorum baba-kiz o cilgin banyo-kitap-uyku rutinini nasil kotaracaklar bas basa, ozellikle meme/uyku oncesi emmesinin eksikligi krizlere sebep olacak mi merak ediyorum. Bir film icin kizi satmak istemedim once, keske saati 1 saat gec olsaydi diye dusundum ama sonunda 1. “Bunu hakkettim!” diye dusundum 2. “Kiz essssek kadar oldu, bir gece bensiz, babasiyla kalabilir, zor olsa da alissin” diye dusundum.

Bu 2. maddeyi acmak isterim: Bu demin adi gecen Sureyya’nin kulaklarini cinlatayim.  Ayni sehirde yasarken onunla o sehirdeki film festivalinin bir filmine gitmistik.  Ct. veya Pazar gunu oglen saatlerinde bir filmdi.  O siralarda kizi 4-5 yaslarindaydi sanirim.  Ve bu Sureyya’nin “keyfen” kizindan ayri kaldigi ilk andi, akli onda kalmisti.  Ben bunu anlayamamistim, kizi bakiciya falan birakmamisti, kiz babasiyla kitapciya falan gidecekti, basbasa birkac saat gecireceklerdi baba-kiz.  Haftaici gunduzleri krese gittiginden anneden ayri kalma sorunu da yoktu.  Sonunda guzel bir gun oldu herkes icin ama Sureyya’nin bastaki o endiseli-suclu halini ancak simdi anlayabiliyorum.

2. maddeye ikinci bir acilim da su: Bu keyfim icin, sevdigim bir aktiviteyi yapmak icin kizimdan ayri kalacagim bir durum olacak.  Olacaksa boylesi olsun.  Kizim bensiz uyku rutinine alisacaksa benim keyfim icin olsun bu.  Hastalik, hastanede yatma vs. nahos durumlar icin olmasin.  Su siralar durduk yerde doktorlar ve saireler girdi hayatima, birkac gune detay yazacagim.  Bu doktorlu gunler insanin perspektifini ayarlamasina yardimci oluyor.  22 aylik zillitosum babasiyla bas basa kalacaksa bu ben hastanede yattigim icin olmasin sinemada NBC izledigim, sevdigim ama uzuuun zamandir yapamadigim guzel bir seyi yaptigim icin olsun.  Simdiden bababeye bol sans ve basarilar diliyorum, umarim volkanik durumlar yasamaz, guzel sakin bir rutinin ardindan guzel guzel uyur kuzu.  Bakalim, gorecegiz.

Sizlere tamamen alakasiz birkac fotografla veda edeyim.  Bahcemizim mudavimlerinden, yemek masamizda otururken bize “live entertainment/canli eglence” sunan sincap kardes:

 

Reklamlar

2 thoughts on “Kizginlik, ofke, ve bilumum negatif duygular

  1. yine harika olmus. yine tam zamaninda yettin. ben de ise basladim. ofkeden kuduruyorum. oglana degil de ona buna. sonra bizimkinin yzuu gulmuyor diye vicdan azabi krizlerine giriyorum. benim suratsizligimi ogrendi diye. valla elimizden geleni yapiyoruz. niyet ettik cocuk yetistirmeye :)))

    Date: Wed, 22 Oct 2014 01:41:10 +0000
    To: cerkose@hotmail.com

    • Zor valla. Cocuk olmasa bile hayat gailesi icinde insan stres olacak cok seyle karsilasiyor. Ozellikle is dunyasi gani gani stres dolu. Bu denkleme bir ufaklik ekleyince onu bu stres, kizginlik ve “bilumum negatif duygular”dan korumak icin ekstra ugrasmak gerekiyor. Bizde ben butun gun kuzuylayken negatiflik ve tahammulsuzluk daha fazlaydi, simdi o kreste, ben evde, baba da ilgili olunca iyi. Ama ben de artik calismak istiyorum, insallah yakinda basvurularimdan bir sonuc alip kos kos evde oturmaya son verecegim. O zaman denklem yine degisecek. Butun gun iste stres yuklen sonra eve gelince de su anda gunduz hallettigim seyler beni bekliyor olsun (yemek yapmak, evi toplamak, temizlik, su bu errandlar). Elimizden geleni yapmak zaten yapabilecegimiz tek sey. Bir de ara sira durup nefes almak!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s