Degisiklik, ayak uydurmak, alismak

Bizim kuzu su siralar 22.5 aylik.  10 Kasim’da yeni sinifina gecti, bebek sinifindan cocuk sinifina.  Bu gecis icin 10 Kasim’dan onceki hafta birkac gun onu aldigimda yeni sinifina ugradik. Bir iki seferinde onlar sinifta degil asagidaki oyun odasindaydilar.  Ama bir keresinde de asil siniftaydilar, o zaman kuzucuk kendinden gecti bayagi.  Degisik sinif, degisik oyuncaklar, hatta ufak bir akvaryum!  Diger cocuklarla pek oynamiyordu, bir tek daha once kendi sinifinda olan ve 4-5 ay once bu sinifa gecen Ian’la biraz takildi.  10 Kasim’dan sonra gecis baslayacakti.  Biz onu her zamanki gibi sinifina birakacaktik, ogretmenleri onu yeni sinifina gotureceklerdi, istedigi kadar orada takilacakti, eger geri donmek isterse bebek sinifina geri donecekti.  Ogretmenleri cocuklarin genelde o haftanin Carsamba gunu artik yeni siniflarina gidip orada takilmak istiyorlarmis.  Bizimkini babasi pazartesi gunu sinifina birakti, ogretmenleri yeni sinifina goturmus, gidis o gidis!  Bir daha geri gitmeyi istememis, yeni sinifinda takilmis.  Carsamba gununden sonra da artik direkt yeni sinifina goturup birakmaya basladik.  Krese ilk basladigi zamanlardaki gibi biz siniftan cikinca bir 30 saniye agladi birkac gun ama daha ayakkabilarimizi giyerken susmus oluyordu.  Aksam almaya gittigimizde de gayet kendinden gecmis oynuyor oluyor.

Balikkiz yeni sinifina 7 kez gitti simdiye kadar [bu yaziyi iki gun once yazdim, ancak bugun yayinliyorum, 9 gun oldu bugun], o coktan alisti bile.  Bebek/infant sinifindan cocuk/toddler sinifina gecis degisikligine ayak uyduramayan ben oldum.  Eski sinifindan krese ilk basladigi zamanlarda bahsetmistim burada, bana bayagi kaotik geliyordu sinif o zaman.  Ama sinifin bir duzeni vardi, koydugum fotograflardan da bellidir.  Yedek kiyafetleri koydugun kutularin yeri, bezlerin/yedek bezlerin/islak mendillerin/gunes kremlerinin yeri hep belliydi.  Goturdugumuz oglen yemegini nereye koyacagimiz belliydi.  Artik yemek kutularinin ustune ismini yazmam gerekmiyordu, onun oldugunu biliyorlardi, kaplarini taniyorlardi.

Yeni sinifina geceli ben hala neyin nerede oldugunu, ne nedir, nerededir anlayabilmis degilim.  El yordamiyla anlamaya calisiyorum.  Sinifta bir alt degistirme masasi var, ama masanin etrafinda obur siniftaki gibi bezleri vs. koyduklari bir dolap yok.  Bir de sinifin tuvaleti var, koridorun diger tarafinda.  Orada da siniftaki bazi cocuklarin bezleri falan var.  Ayrica oradaki dolaplarda her cocugun kutusu var, icinde yedek kiyafetler falan olan.  Ama dolaplar asiri derecede duzensiz, karman corman, her sey bir yerde.  Cocuklardan birinin bezleri uc dort ayri yerde (paketlerin ustunde isimler yaziyor).  Eski siniflarinda oglen uykusu icin kullandiklari carsaf ve battaniyeyi yedek giyisi kutusuna koyarlardi.  Pazartesi gunu temiz carsaflarini goturdum, ogretmenine de “Temiz carsaflarini kutusuna koyuyorum” dedim.  Bugun kuzunun ceketini giydirirken koridorun diger tarafinda aski raflar gozume carpti (ikea’da falan satilan turden bez raflar).  Yandaki sinifin sandim, bakayim dedim, aaa, meger bunlar carsaflar icinmis!  Bizim kiza da carsafi yok diye kendileri bir seyler uydurmuslar.  Icim gitti o anda: Ben tertemiz carsaf, battaniye goturmusum ama cocugum iki gundur ustune battaniye diye bir lastikli carsaf ortuyor.  Birincisi, bana “carsaflar kutuya degil disaridaki raflara konuyor” demediler. Ikincisi, ve asil sorun oldugunu dusundugum, dun bir sekilde “Aa, annesi temiz carsaf/battaniye getirmeyi unuttu galiba” diye sinifin yedeklerinden bir sey uydurdular madem, niye aksam veya bu sabah bize hic “carsafini unutmussunuz” demediler?  Bir not yazmalari gerekirdi, bahsi gecmedi. [Bunu dun sabah ogretmeniyle konustum, “yanlis yere koymusum temizleri” dedim.  Meger yedek battaniye/carsaf getirip yedek kiyafet kutusunda bulunduruyorlarmis bu siniftakiler.  E ama benim “yanlislikla” koydugum yer orasi, asil yerinde bulamayinca oraya bakmalari gerekiyormus demek ki, yine de bakmamislar.]

Siniftakilerin bezleri her yerde dedigim gibi: tuvalette, tuvaletteki dolaplarda, siniftaki masanin etrafina tikistirilmis.  Yeterli bezi var mi diye bakacaktim, kuzunun bezlerini bir turlu bulamadim. Sordum, meger alt degistirme masasinin altindaymis.  Baktim bezleri ve popo kremi orada.  Islak mendilini/alt silme bezlerini orada goremedim ama o an bunu onemsemedim.  Ama iki gundur olan bir sey artik rahatsiz edici boyutlara ulasinca, ulan? dedim.  Iki gundur kuzuyu aldigimizda “Kaka mi yapmis bu?” diyoruz, oyle bir koku var, ama alti temiz.  Kaka yaptiginda nasil temizliyorlarsa hem cocuk, hem kiyafeti buram buram kokuyor.  Kiyafetler temiz, tasma bulasma yok.  Bugun dank etti, “yahu bunun islak mendilleri bitti de iyi temizleyemiyorlar mi acaba?” dedim.  Yarin onu da kontrol edecegim. [Ettim, islak bezi yoktu.  Yoktu ama kimse de bize “islak bezi bitti, yenisini getirin” demedi.  Diger sinifta azaldigi zaman, bitmeden yani, hemen not yaziyorlardi.]  Bu alt degistirmede bir seyler yanlis gidiyor, o kesin.  Bir kere bizimki baska birinin bezi baglanmis geldi eve (bizimkilerde miki fare var, bunda Elmo falan vardi).  Bizimki evde kakasini cogunlukla lazimliga yapiyor (sabah ve oglen uyaninca oturtuyoruz yapiyor, henuz soylemiyor).  Arada istisna bezine yaptiginda ise altini degistirdigimizde kesinlikle koku moku kalmiyor.  Yani yedek pantolonlari falan da var, niye boyle kotu kokan bir cocukla karsilasmak durumunda kaliyorum ki? [Dun sabah bunu da ogretmeniyle konustum, aksam anladigim kadariyla diger ogretmenlerle de konusmus sonra.  Bakalim hatirlar da uykudan sonra tuvalete gotururlerse ne onlar ugrasir kakali bezle, ne de yavru kotu kokar.]

potty fun

lazimlikta is basindayken kitaplar ve sapkalarla egleniyor

Bu sinifa gectiginde artik tuvalet egitimine geceriz diye sevinmistim, ama oyle olmayacak o is galiba.  Bana dediklerine gore hep beraber tuvalete gidip oturtuyorlarmis, bezli olsalar da.  Bir kere bana “bugun oturdugunda kakasini yapti!!!” dedi birisi.  Niye sasirdilar anlamadim, iki ogretmene “bu cocuk lazimliga cis kaka yapma konusunda rahat, oturtuldugunda yapiyor, ozellikle uykudan uyaninca. Tuvalet egitimine hazir, sizin bir yol cizmenizi bekliyorum” demistim.  Uykudan uyandiginda tuvalete goturseler, kakali bez degistirmek zorunda kalmazlardi.  Bu bez birakma isinde sazi ben elime alacagim anlasilan.  Haftasonlari don (kitaptan ogrendigi uzere “undieeesss!”) giydirip salacagim evde.  Oturtulmayi beklemeden geldiginde cis-kaka demesi kaldi bir tek, onu da evde ogrensin, okulda gidip “cis” dediginde “altina yap” demek yerine tuvalete gotururler herhalde!

Bebek sinifinda devamli bir kosturmaca icindelerdi ogretmenler.  Bu sinifta cocuklar kendi kendilerini oyaliyor, gidip bir seylerle oynuyorlar.  Bebek gibi ozel ilgi beklemiyorlar cok.  Ama bir sekilde ortam daha kaotik, iletisim (ogretmenler arasi ve ogretmenler-biz arasi) daha zayif.  Cocuklarun uyuma-uyanma saatleri tablosu var, iki gundur guncellenmiyor (biz uyanma saatine ve uyku miktarina gore aksam yatis saatini ayarliyoruz).  Zamanla ayak uydurur, alisir miyim bu sinifin duzenine bilmiyorum.  Ama su haliyle eski sinifinin duzenin ariyorum.  Orada kuzunun ihmal edildigini hic hissetmedim, ama bu sinifta acikca ihmal edildigini hissediyorum.  Ozellikle de alti oyle kokar bir sekilde aldigimiz iki gundur uzuluyorum, “benim kuzum boyle kotu kokar bir halde dolaniyor ve farkedilmedigine gore ihmal ediliyor” diye.  Prenses nedimesi gibi cocugumun etrafinda dort donsunler gibi bir beklentim pek tabii ki yok ama az buz para vermiyoruz krese, belirli standartlar -ozellikle temizlik konusunda- bekleyebilirim herhalde. [Pasif agresif davranacak halim tabii ki yok, yukarida da okudugunuz uzere ogretmeniyle konustum, anlattim guzelce derdimi.]

Kresin disinda kuzudan haberler: ikea’dan bir sovale (easel) aldik, bir tarafi siyah bir tarafi beyaz tahta, bir de rulo kagit tahtanin uzerinden sarkitilabiliyor.  Ne sevdi ne sevdi, cok guzel oyaliyor bu onu.  Normalde masa-sandalye oturup resim defterine cizmekten hemen sikiliyor ama bu sovalenin basinda cok egleniyor.  Tebesir, gazli kalem/marker, normal kalem/pastel (Stabilo woody 3-in-1), degisik degisik kullaniyor, ciziyor.  Kagit-kalem-cizme meraklisi degilse yavrunuz bir de ayakta cizmesini saglayin.  Marker aldigima biraz pismanim acikcasi ama: sozde suyla cikiyor ama ellerinden yikayinca cikmiyor, ancak banyoda cikiyor niyeyse.  Zilli de o kalemleri gorunce digerlerine bakmaz oldu, alip saklasam kiyamet kopar.

yaz tahtaya bir daha

yaz tahtaya bir daha

Bir sabah babasi ve kuzu kres/is icin cikmadan once ben doktor randevusu icin ciktim gittim, bunu beklemedigi icin (benimle gelmek istedi) agladi arkamdan biraz.  Babasiyla karatahta basinda vakit gecirip sakinlesmis.  Ben ben kontrolu icin cildiyeye gitmistim, iki tanesini supheli bulup tedbiren biyopsi yaptilar.  Buyutulecek bir sey degil ama hastane, igne, biyopsi bilmemne insanin moralini bozuyor.  Eve gelip bunu gorunce cok mutlu oldum.  Buradan da paylasayim dedim 🙂

Son bir haftadir falan papagan moduna gecti.  Simdiye kadar bir suru kelime ogrenmisti ama oyle bir sekilde ogrenip kullaniyordu.  Simdi soyledigin gibi tekrar ediyor.  Tekrar ettigi o seyi tekrar ettikten sonra unutmuyor, kullanmaya devam ediyor.  Pazar gunu ziyaret ettigimiz arkadaslarin 10 gun kucuk ordek kizlari “yagmur yagiyor” sarkisini soyluyordu, oradan mi kapti bilmiyorum, aksam donerken yagmur yagdigini gorunce “muyayo” gibi “yagmur yagiyor” dedi, ilk cumlesi bu olsa gerek!!!  Ogretmenleri de “devamli bidir bidir konusuyor, pek anlamiyoruz ama o konusup duruyor” diyor.  Harflerden sonra rakamlari da ogrenmeye basladi.  Daha birden ona kadar sayma falan yok, sanirim sayi, saymak vs. kafasi basmiyor daha.  Ama A gordugunde “a!” dedigi gibi 3 gordugunde de “uc!” demeye basladi.

Bu aralar inanilmaz inat.  Bir seyi istiyorsa elde etmek icin agliyor (gozyasli falan hem de!), bir seyi yapmak istemiyorsa yine agliyor, hem de daha beter.  Kislik mont alalim dedik (gecen senekilerle 1-2 ay daha idare ederiz saniyordum ama i ih, kollar kisalmis iyice).  Dukkanda giydirelim, boyunu deneyelim dedik, ortaligi cinlatti, goren cocuga iskence ediyorlar diye yetkilileri arayacak diye korktum!  Konusup anlatmaya calisiyoruz bir seyi neden yapmasi gerektigini/yapamayacagini ama o aglama basladi mi bizi zaten duymuyor.  Bir sey yapmak icin inatlastiginda en azindan dikkatini baska seye cekmek mumkun ama yapmak istemedigi bir seyi zorla yaptirdigimizda cozum de yok.  (Istemedigi seyi zorla yaptirmak bizim de hosumuza giden bir sey degil, mecbur olmadikca yapmiyoruz ama bazen gerekli oluyor, bazen bir kere yapinca “haa, ok imis, o kadar da kotu degilmis, bosuna agladim” diyecegini bildigimizden zorluyoruz falan.  Ha ama bu zorlama isini ASLA yemek icin (yesin diye, yemek istemedigi bir seyi yesin diye) yapmiyoruz.)

Bir de zilli bazi seyleri cakozladi hemen ve manipule etmeye basladiginin isaretlerini de verdi.  Istedigi bir sey “olmayacak” turdense ben “Hayir!” diyorum ve aglamasina ragmen bunun arkasinda duruyorum.  Konusma, ilgisini cekme vs. bir seyler yapip konuyu kapatmaya calisiyorum.  Babasi ise genelde “ver gitsin” modunda, aglamasina kiyamiyor galiba.  Gecen kagit mezura ile kol boyunu olcecektik, tutturdu mezurayi istiyor.  Ben “tamam, olcelim verecegim, once olcelim” diye konusmaya calisiyorum.  Ama, hayiiiir, hemen istiyor.  Ne dedi begenirsiniz? “Baba? Baba! Baba, ih!” Elimdeki mezurayi babasinin almasini istedi, babasi alinca da onun elinden kapti.  Bu ailede bad cop olacagimi ta basindan biliyordum da, pek hosuma gittigi soylenemez.

Gayet yakinimda birkac cocukta gozlemledigim bir sey aglayarak istedigini yaptirmak.  8-9 yasina gelmis, hala gayet mantiksiz veya o an mumkun olmayan istekleri yerine gelmeyince ciyak ciyak bagiran, aglayan cocuk biliyorum (artik cocuk bile degil, pre-teen, genc oncesi).  Derya kuzusunun boyle bir cocuk olmasi en buyuk korkum, bunun onunu almak icin bad cop/kotu polis olmaya raziyim.  “Aman simarmasin” diye ondan sevgimizi esirgemezlik etmedik kesinlikle, bu yasina kadar kucagimizdan, kollarimizdan indirmedik.  Ama bazi isteklerinin o an (ya da hic) gerceklesmeyecegini bilmesi, kabullenmesi gerekiyor.  Aglamakla olmayacak seyi olduramayacagini simdiden ogrensin.  Harvey Karp’in happiest toddler on the block kitabinda bu “tantrum”larla basetmek icin yontemler vardi.  Kafamda uyguluyorum sozde onlari ama bir daha okuyup tazeleyip bilincli uygulayayim, bababey de uygulasin.

Hatirladigim, metodlardan birisi “delayed gratification” diye bahsi gecen seyle ayni kapiya cikiyor (bu konuda akademik calismalar var, aratiniz).  Cocuga beklemesini ogretmek gerek.  Bir sey istediginde “Bekle! Bekle!” diyoruz, istedigini vermiyoruz.  Giderek uzayan surelerle (10 saniyeden 3 dakika ve fazlasina) bekletiyoruz ama sonunda “Bekledigin icin tesekkur ederim” deyip istedigini veriyoruz.  Sabretmeyi ogrenmesi onemli, tantrumlarin cogu “hemen simdi, su anda istiyorummmm!” yuzunden oluyor zira.  Gercekten olmayacak bir seyse o bekleme suresinde, hala sakin ve ciyak ciyak aglamiyorken ona sakince neden olmayacagini, alternatif olarak sunabileceklerimizi anlatabiliriz.  Dedigim gibi aglama basladi mi olay bitiyor.

Aglama icin de bir onerisi vardi aslinda, sihirli nefes.  Normal zamanlarda, durup durup alistirmasi yapilmasi gereken bir sey.  Derin derin nefes almak -buyuklere sinirlendiklerinde yapmalari tavsiye edilen 10a kadar sayma ile ayni vazifeyi goruyor.  Tantrum basladiginda da “haydi, sihirli nefes!” deyip sartlandigi sekilde derin nefesler almasini saglarsak sakinlesebilir.  Bunu da calisip uygulamaya koymak lazim.  Calisayim ben.

2 yas, bagimsiz bebe, aglama krizleri, inatlasmalar basladi bile.  Kuzu artik bebek degil, degisiyor.  Iste buna da alismak, ayak uydurmak geliyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s