2015 ve 2 yas

Yarin aksam yeni yila giriyoruz.  Yilin bu zamani hep heyecanli oluyordu zaten: Noel, Yeni Yil, tatil, tatille gelen muhtemel seyahatler, ve daha neler neler.  2 sene once “yilbasi”nin anlami tamamen degisti bizim icin, cunku bir 31 Aralik aksami hastaneye gidip, 1 Ocak sabahi kuzucugumu, minik balik kizimi kucagimiza aldik.  Beklenen dogum gunu 9 Ocak’ti; blogu okuyanlar bilecektir, ben 28 Aralik’ta dogacagi gibi bir fikre sahiptim.  28’i gelip gectiginde hala dogmamis oldugundan, eh 9unu bulur ve belki gecer bile diye dusunuyordum.  O aksam hastaneye gitmeyi kesinlikle beklemiyordum.

Ama olan oldu, 2 sene once yeni yila hastanedeki yatagimda sancilar icinde bekleyerek girdim, gecen sene de zar zor uyuyan, uykulari cok boluk porcuk yavru uyanmasa bari diye diken ustunde oturarak.  Gecen sene ben de aksam 8-9 gibi gidip uyuyordum, o aksam bir istisna yapip 12ye kadar oturmustum.  Oturduk da ne yaptik, parti falan yapmadik, film izledik kocambeyle tin tin.  Gece bizim ust katin penceresinden gorunuyordu biraz havai fisekler, onlara baktik “aman cok gurultu yapmasa havai fisekler de kiz uyanmasa” diyerek.  Bu sene nasil olacak bilmiyorum ama kuzunun uykulari gecen seneki halinden cok cok farkli, cok daha guzel uyuyor.  Hatta Sukran Gunu icin eve bir suru arkadas geldiginde “Off, bunca insan evdeyken hayatta gidip uyumaz bu kiz” diyordum beni utandirdi.  Uyku vakti gelince baybaayy deyip yukari cikti, hic mizmizlanmadi.  Rutinimizi yaptik her zamanki gibi, uyudu ve biz asagida saatlerce muhabbete devam ederken o guzel guzel uyumaya devam etti.  Bu sene Noel tatili icin arkadaslar geldi ziyarete (yatili) ama bu sabah gittiler, yeni yila yalniz giriyoruz yine.  Belki buradaki arkadaslar gelirler yine, onlarla iki tek atariz bebeyi uyutup!

Yeni yila nasil girdigimiz sene sene farkliliklar arzetse de bir sey hic degismiyor, 2 senedir artik biz anne-babayiz ve 1 Ocak bizim en mutlu gunumuz.  Her 1 Ocak’ta o 1 Ocak’in bir onceki seneki 1 Ocak’tan ne kadar farkli oldugunu, kuzumuzun bir onceki 1 Ocak’taki halinden ne kadar farkli oldugunu gorup biraz hayret biraz da hayranlik icinde dusuncelere dalacagiz buyuk ihtimalle. Gecen 2 yil, onumuzdeki (umarim) uzuuuun yillar, insan hem saskin hem mutlu oluyor bunlari dusundukce.

Dedim ya arkadaslar yatili misafir geldiler diye. Bes gun neredeyse 15 aylik bir bebis misafirimiz vardi.  Bizim balikkiz bir yandan cok cok mutlu oldu Aylin (onun deyisiyle Aylay) gelince, onunla oynarken.  Bu sabah gittiklerinde arkasindan agladi.  Diger yandan da biraz kiskanclik emareleri gostermedi degil, ozellikle ben Aylin’i kucagima alirsam onu indirip kendisini almami istiyordu hemen.  Misafirlerimizle gezerken arabasinda 30-40 dakikalik oglen uykulari uyudu 2 gun ust uste.  Hic alisik olmadigi seyler arabada uyumak ve bu kadar kisa oglen uykulari, biraz felegi sasti.  Simdi misafirler gidip ortalik sakinlesince normal rutinimize donuyoruz.  5 Ocak’a kadar evde, kres somestr tatilinde cunku.  2 yillik bebemize iyice doyacagiz bir hafta daha!

Bizim kuzucuk daha bu senenin Nisan-Mayis aylarinda Aylin kadardi, hani cok uzun bir zaman once degil.  Ama Aylin ve Derya kuzularinin davranislarini, kendilerini ifadelerini, becerilerini, genel hal ve tavirlarini karsilastirinca arada daglar kadar fark var.  Derya da o zamanlar Aylin gibiydi tabii, aradan gecen 10 ay icinde ne kadar gelistigini farkettim Aylin’le birarada olunca.  Hatta dun gece blogdan 15 ay yazisini actim okudum, gayet Aylin’in su anki hallleri! Bir yandan blog tuttuguma memnun oldum: Cok sik ve detayli yazamasam da her ay icin bir ozet yazabildim ve geriye donuk belgeleme olmasi acisindan cok iyi oldu.  Bir yandan da daha 10 ay oncesini ne cabuk unutuverdigimi, kuzunun yeni hallerine nasil da hemen alistigimi gorup sasirdim.  Sanki Derya hep simdiki gibiymis, sanki raftaki oyuncaklari firtina gibi ortaliga hic sacmayip hep alip guzel guzel oynuyormus, sanki merdiven basina engel takmamiza gerek hic olmamis, sanki derdini anlatacak kadar kelimesi hep varmis gibi.

Oysa bu bir sene icinde inanilmaz degisti, fiziksel, bilissel ve kisilik olarak.  Boyu uzadi, buyudu.  10.5 aylikken yurumeye baslamisti zaten ama artik vucuduna cok hakim, dengesi cok iyi.  Zip zip ziplama, tek ayak ustunde durma, geri geri veya yengec gibi yan yan yurume, her turlu numara var.  Kendi kendine yoga yapiyor (bizden gormus degil, kendi uydurdu).  Bildigin downward dog, cobra ve tree poselari yapiyor, cok komik.  Son iki disi de cikmak uzere, 20ye tamamlayip bu dis cikarma meselesini kapatacagiz hayirlisiyla. Her seyi anliyor, yaninda konusurken bunun bilinciyle konusuyoruz bayagidir.  Yaklasik Ekim’den beri konusma konusunda cakralari acildi, Turkce ve Ingilizce soyleyebildigi kelimeler bayagi cogaldi, bildigin konusarak kendini ifade etmeye calisiyor.  Renkler, sayilar, hayvanlar, yiyecekler, Susam Sokagi karakterleri, kitaplardaki diger karakterler, temel fiiller ve daha neler neler.  Oyuncaklariyla guzel guzel oynuyor, masasinda ya da tahtasinda elinde boya kalemleri bir seyler ciziktirmeye bayiliyor.  Bir buyugu ayartti mi hemen kucagina oturup kitap okutuyor. Ayni seyleri okuya okuya bayildik artik, cok kitabimiz var, kutuphaneden de yenilerini aliyoruz ama bazen “aaaaaaarrghhhh, baslayacam sipsipina da topisine de beaaaa!” diyesim geliyor benim sahsen.  Kendisinin kitaplari kutularindan alip alip buyuk dikkatle inceledigi de oluyor.  Turkiye’ye gidenlerden hep Turkce kitap istiyoruz, kendimiz de almistik, o yuzden bir Turkce kitap haznemiz var ama guzel kitap tavsiyesi alip gidenlere getirtip yeni Turkce kitaplar edinsek iyi olur.

Son yazilarimda hep soyledim bunu, bu sene icinde bizim minnakin bir kucuk insan olusunu gorduk. Gun be gun bagimsizligini ilan edip kisiligini ortaya daha cok koyar oldu.  Bir bebek olmadigi asikar oldugu icin kabul etmesi de zor olmadi tabii.  Ama bu “kucuk insan”la nasil basedecegimizi hala bazen bilemiyoruz.  Bazen cileden ciktigimiz, “imdaaaaaatttt!” diye cigirasimizin geldigi oluyor.  Bazen o da bizim yuzumuzden cileden cikip isyan ediyor. Mesela bugun banyo icin kuvetine girerken.  Hic olmayan sey, gule oynaya girer suya hep.  Bu aksam bir sey istiyordu, ne istiyordu hala bilmiyorum ama o sey olmayinca banyoya girme sirasinda bir kriz patladi.  Sagolsun banyo oyuncagi kaplumbaga ve deniz yildizi, sakinlestirdik.  Yavrucak iste, derdini anlatamayinca kriz cikiyor; istesek, ugrassak da anlayamiyoruz bazen, ne yapalim?  Bu aralar bir de -ozellikle yemek masasinda- onundekileri firlatma olayimiz var, bunu niye yapiyor anlamis degiliz.  Yere atma degil, bildigin kaldirip firlatiyor tabak, kofte, eline ne gecerse.  Zorla yemek yediriyor degiliz, kalkmak istediginde zorla oturtuyor da degiliz. Bir talebi olmadan, durup dururken caaat: gelsin kirilan tabaklar, dokulen caylar.  Nedeni veya nasil son verilebilecegi hakkinda fikri olan???

Bir tanemiz, ilk goz agrimiz o.  Her seyin ilkini onunla yasiyor, ebeveyinlik hakkinda hemen hemen her seyi onunla ogreniyoruz.  Ben bizim acimizdan bu iki senede yasadigimiz guzellikleri ve zorluklari biliyorum, yasayarak ogreniyoruz!  Ucuncu yilina girerken tek umdugum onun da hayatindaki bu ilk iki senesinde mutlu oldugu, bir bebek ve cocukken ihtiyaci olan her seye doymus oldugu.  Biz elimizden geleni vermeye calistik: ilgi, guven, kendini gelistirme imkanlari.  Gerisi zaten elimizde degil.  Genelde uyumlu ve mutlu bir cocuk oldugu icin “hic fena degiliz gibi” diye dusunup mutlu oluyorum.

Tabii bir ebeveyin olarak kafam bu “kuzucuk 2 yasina giriyor” baygin asik hallerim uzun surmuyor.  Her ebeveyin gibi yapilacaklar, edilecekler giriyor araya. Bu aralar yavas yavas halletmeye calistigimiz bir takim isler var ve bunlari nasil en iyi sekilde hallederiz onlari dusunmek ve arastirmakla mesgul kafam. Sayacak olursak: 1. Tuvalet, 2. Meme emmeyi birakma, 3. Emzigi birakma. Bunlari bu sirayla halledecegiz gibi gorunuyor.  Ilk ikisi konusunda bayagi yol aldigimizi soyleyebilirim, ikisi de “3 gunde bezi biraktik” veya “tak diye memeyi kestik” turu ani degisimler degil aylara yayilmis bir surec olarak devam ediyor.  Su siralarda ikisinde de yavas yavas son noktayi koymaya calisiyoruz anlayacaginiz, tamamen hallolunca onlar hakkinda da ayri ayri yazilar yazacagim.

2 sene once bu aralar kuzuyu beklerken “Ay hangi bezi kullansak?” “Ay sutum cabuk gelir mi? hemen emebilir mi?” gibi sorular vardi kafamda.  Simdi ise bezlere ve memelere baybay diyoruz yavastan.  Bayagi inanilmaz geliyor: 2 yil boyunca olur olmaz yerde sayisiz kere bez degistirdim, 2 yil boyunca bulundugumuz her yerde gece gunduz emzirdim.  Ikisi de bu iki yilin surekli aktivitelerindendi.  Yakinda hayatimizdan cikip gidecekler.  Beze para vermeyi tabii ki hic aramayacagim ama simdilerde “Of baydi, yeter artik zaten” desem de emzirmeyi, emzirme ile kurulan kuzuyla aramizdaki o ozel bagi arar miyim bilmem.  Gorecegiz!

Bu seneye de bir iki fotografla son vereyim.  Herkese mutlu yillar, umarim guzel bir sene olur 2015.  Kuzucuguma da “Iyi ki dogdun, iyi ki dogurdum!” diyorum.

Kendi acimdan 2014u degerlendirip 2015ten beklentilerim hakkinda bir sey yazmak da isterdim ama hep cok uzucu, depresif seyler olacakti.  Seneyi neseli bitirelim, hayiflanma 2015e kalsin!

Reklamlar

2 thoughts on “2015 ve 2 yas

  1. Derya kuzusuna iyi ki dogdun diyoruz. Cok cok opuyoruz. Ben de yazini okudukca umutlandim, acaba 9 ay sonra biz de boyle ilerlemelerden bahsedecekmiyiz diye. Kiz cocuklar daha cabuk ve keyifli buyuyorlar galiba – hos onu bir de kiz annelerine sormak lazim. Bizimki ama hasari bir erkek cocugu olma yolunda hizla ilerliyor. Sen bu kadar guzel yazmissin, terrible two baslangicinda oldugun halde, bakalim biz ne boya boyayacagiz. Yeni yiliniz kutlu olsun.

    • Her cocuk farkli ceran’cim, bu Aylin kizimiz bizim evde ilk uzun mesafe yuruyuslerini yapti. Derya onun yasindayken geri geri bile yuruyordu. Bizimki hep cok fiziksel bir cocuk oldu zaten, bir erkek cocuk kadar hareketli. Aksam yemeklerinden sonra kosuuu kosuuu diye yemek masasinin etrafinda tur attiriyor hepimize, personal trainer gibi! Inan cileden cikmaya yaklastigimiz anlar cok ama tadindan da yenmiyor. Boyle sizofren bir sekilde buyutup gidiyoruz! Ve evet, emin ol 10 ay sonra bu gunleri hatirlarsan sen de vay be diyeceksin. Cok gelisiyorlar bir senede cook.

      Guzel dileklerin icin tesekkurler, biz de sizin yeni yilinizi kutlariz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s