Emzirmek

Acisiyla, tatlisiyla emzirme hikayemizi anlatacagim bu yazida.  Daha bir ay kadar once “kafayi yiyecegim, bir arada oldugumuz her an tepemde emmek istiyoooorr” diye isyanlarimi yaziyordum.  Simdi ise bu 2 yillik maceramizin sonuna geldigimizi gordugumden, daha bitmeden hikayesini yazmaya niyetlendim. Artik her emmenin son emzirmem olabilecegini dusunerek emziriyorum.  Memeyi birakma sureci ile ilgili ayrica yazi yazmayi dusunuyorum ama emzirme surecinin kendisi belirliyor bir nevi sonunu, onu da belirtmem gerek.

Emzirme ile bilincli olarak ilgilenmem Sureyya ile tanismamla oldu. Yeni tasindigim sehirde nadir Turk arkadaslarimdan ve daha da nadir dostlarimdan oldu o ve ailesi.  Ilk baslarda, daha birbirimizi tanimaya calisirken bile laktivist kimligi one cikiyordu.  O zamanlar daha gundemde bebek falan yok bizde, o anlatiyor ben dinliyordum ama yani “Yav bu kizcagiz da anne sutuyle biraz bozmus olabilir mi acaba?” diyordum.  4 yasindaki kuzusu gunde bir iki kez de olsa hala emiyordu ve ben buna bayagi hayret ediyordum. Anne sutu ve emzirme ile ilgili anlattiklari “Bu bilgi gercek hayatta ne isime yarayacak?” kategorisinde zihnimin arka odalarina atiliyordu.  Derken onun ikinci cocuga hamile kalmasi, bicir oglanin dogup aramiza katilmasi, elimizde gun be gun buyumesi gibi gelismeler oldu; o zaman biraz daha gozlerimi kulaklarimi acip gozlemledim, bu cocuk isi neymis, ne oluyormus diye.

Sonra, sonunda, bir bebek sahibi olmayi gundemimize alabilecek duruma geldik. Geldik gelmesine de bebek gelmez oldu.  Zorlu bir donemdi, Sureyyalar hayal kirikliklarimda oldugu gibi sonunda piyangoyu tutturunca hamileligimde de hep destek oldular.  Hamileligim suresince hep soylemisimdir, burada da yazmis olmaliyim, dogumdan hic korkmuyordum, emzirememekten korkuyordum.  “Amaan ne olacak, emziremezsen mama verirsin” degil mi?  Ama benim icin bu bir secenek degildi, cocugumu mamayla, formulle, kimyasalla beslemek istemiyordum. Neden? Istemiyordum iste!  Anne sutu ve emzirmek ile ilgili Sureyya ve esinden duydugum onca sey zihnimin arka odalarinda atildiklari yerde uslu uslu durmamislar, bir sekilde kimligime islemisler.  Ben “emziren anne” olmak istiyordum.  9 ay cocugu karnimda tasirken nasil iyi besleneyim de o da iyi beslensin diye ugrastiysam, ayni beklentilerle ve motivasyonla emzirmek istiyordum.  Bebegim icin en iyisini yaptigima emin olmak istiyordum.  Ha, hazir mama ocu degil, mecbur kalirsan verirsin ama hazir mama kesinlikle bir anne sutu degil, muadili kesinlikle degil, o konuda da kendimizi kandirmayalim.

Emzirme konusunda cok okudum, videolar izledim hamileligimde (en faydali bulduklarimdan biri sudur). Teorim acayip saglamdi.  Pratik ise malesef ilk baslarda o kadar kolay olmayacakti.  Iki sene once su gunlerdeki halimi dusunuyorum da.  Of of of of.  Su andan geri donup “Her sey yoluna girecek, az disini sik, sonra her sey guzel olacak ve hatta 2 yil sonra simdi aci veren, seni perisan eden bu emzirme isinin arkasindan yas tutacaksin” diyebilseydim 2013 ben’e.

Dogumdan korkmamakta hakliydim, hikayesini yazmistim, her sey guzel gitti, hatirimda “guzel” kalan bir dogum deneyimi oldu.  Videolar izlemistim dogumdan onceki aylarda: bebegi dogdugu gibi annenin gogsune yatiriyorlar, pit pit pit annenin gogsunde debelenip gidip memeyi buluyor, yapisiyor ve emmeye basliyor cok cok cok.  Daha dogali dakikalar olmus, daha kordonu kesilmemis, gozleri acilmamis bebeler bunu yapabiliyordu.  Ben de hep boyle olmasini hayal ettim ama icten ice de oyle olmayacagini biliyordum dogrusu.

Bizim baligi da dogar dogmaz gogsume verdiler, hic memeye gideyim, emeyim derdinde degildi.  Ben kollarima alip memeyi vermeye calistim, dudagini meme ucu ile soyle bir yoklayip agzini acmasini sagliyorsun, sonra da acik agzi ile basini memeye yasliyorsun, teori boyle (deminki linkteki videoda anlatildigi uzere).  Gel gor ki, bizimki agzinda meme varken de emmiyor, o emme hareketi zinhar cikmiyor kizdan.

Dogum planimda bile yaziyordu, bebek dogduktan sonra en kisa zamanda emzirme danismanindan ziyaret istiyorum diye. Ama bizimki 1 Ocak’ta yani resmi tatilde gelince ilk gun sadece hemsirelere kaldik.  Hemsireler bu konuda bilgili olabilir ama danismanlarin yerini tutmuyorlar, her biri ayri bir sey diyor, gosteriyordu.  Ilk gun yorgunluk ve uykusuzluguma, dogumla ilgili rahatsizliklarima ragmen devamli denedim.  Pozisyonumu duzgun yapmaya calisiyorum, oraya buraya yastiklar koyuyorum, emzirme yastigimizi getirtmisim onu deniyorum.  Yok, kiz uyuyordu devamli, bir turlu emmiyordu.  O arada bir pompa ile devamli pompaliyorum, sut gelsin diye.  Ben pompaladiktan sonra kocambey parcalari yikiyor banyoda (hastaneden ciktigimizda bu bulasikcibasilik yuzunden elleri yara icinde kalmisti). Bir yandan korktugum basima geliyor endisesi icindeyim ama diger yandan “Midesi minicik zaten, su anda cok bir sute ihtiyaci yok” diyordum.  Memeden damla damla bir seyler geliyor, her damlayi bir sekilde toparlayip agzina akitiyorduk cok kiymetli colostrum bu diyerek.  Midesine ne giderse kardir diye seviniyorduk da.  Ama butun bunlar olurken ikimizin de nasil yorgun, uykusuz, endiseli ve perisan oldugumuzu anlatamam, o halin hakiki bir tarifi yok dogrusu, sadece yasayanlar anlar herhalde.

Colustrum

Iste colustrum bu!

Sonrasinda hala hatirlamak istemedigim bir sacma karmasa oldu. Sarilik sebebiyle zorla mama verdirdiler, mecburi verdik iki kere.  Ben hala duzenli pompaliyordum ve dogumun ertesi sabah colostrum geldi (ben onceden gelen seffaf siviyi colostrum sandigim icin bunu sut sanmistim). Hemen mamayi kestik, onun yerine pompaladigim sutu (colostrum tabii o anda) vermeye basladik.  Neyse ki bebek emmese de pompalamak ise yaramisti ve iyi miktarda colostrum cikmaya baslamisti.  En azindan vucudum sut uretiyor diye seviniyordum (ve bu yolda kova kova su ve meyve suyu iciyor, cok duzenli bir sekilde, ibadet gibi pompaliyordum.  Ben pompaladikca parcalari yikayan kocambeyin elleri paramparca olmaya baslamisti).  O pompaladiklarimi bebise icirmek ise ayri meseleydi, siringa, kasik, minik bardak, damlalik her turlu seyi denedik, yeter ki midesine sut gitsin.  Gidiyordu da, bir sekilde iciriyorduk.  Sorun su ki kakasini yapmiyordu, kaka yapmadikca sarilik vucuttan atilmiyordu.  Sutu uretebiliyor olmanin mutlulugu fena halde yarim kaliyordu, cunku bebegim sutu mememden degil babasinin parmagindaki siringa ucundan emiyordu.  O ilk gun benden cok babasi doyurdu onu ve ben onun oyle beslenmesini gordukce mahvoldum, icim kiyildi.  Bir anneydim, yepyeni anneydim ama bebegime yetemiyordum bir sekilde.  O yetersizlik duygusu cok beter.  Duzenli olarak memeyi veriyordum, surekli ten tene temas halindeydik ama yok, hatun cenesini oynatip emmiyordu, o memeye bir yapismiyordu.  Cok caresizdik.

2. gun hastaneden ciktik, ogleden sonraydi.  Hastanede danismanlar elimizin altindaydi ikinci gun, cok faydalari olmadiysa da kafa rahatlaticiydi bu.  Eve gidip bebekle birbasimiza kalinca ne yapacagimizi bilmemek gozumuzu korkutuyordu ama hastanede dogum sonrasi gecirdigimiz zaman biraz travmatikti (uzun hikaye ama yeni dogum yapmis, hormonlardan kafayi yemis perisan anneyi azarlayacak kadar salak hemsireyi hala unutamiyorum), artik eve gitmek istiyorduk.  Bababey esyalari topladi arabaya tasidi, ben de minige uzerine coook buyuk gelen kiyafetlerini giydirip araba koltuguna yerlestirdim.  Beni bir tekerlekli sandalyeye oturttular, bebegi de koltuguyla kucagima aldim.  Disari ciktigimizda araba kapinin onundeydi.  Bebegi de alip kalkip arabaya yoneldigimde bir sey oldu.  Arabaya binip bebegi yerlestirme telasi icinde cok onemseyemedim ama olan sey oyle garipti ki “beni onemse, heyooo, alooo!” diye bagiriyordu.  Memelerim bir anda dolmus, sepsert, tas gibi olmustu.  Tam hastane kapisinda sutum gelmisti!

Ben tabii “sut gelmesi”nin nasil bir sey oldugunu bilmiyordum, colostrum geldiginde geleni “sut” saniyordum cunku! “Eyvah mastit oldum!” dedim kendime, bir an once eve gidip sagip bosaltmaliydim, boyle kalirsa hasta olurdum, bir enfeksiyon hic lazim degildi o anda.   Bebegimin emmemesinin ustune mastit, yoo dostum yooo!  O hissettigimin “engorgement/siskinlik” oldugunu bilmiyordum, mastitin ne oldugunu ogrenmisim ama onun da nasil hissettigini bilmiyordum!  Su anda o zamanlardaki saskin halime bakip uzuluyorum, elimden geldigince ogrenmeye calismisim bir seyleri ama basa gelmedikce bilinmiyor, anlasilmiyor.  Emzirme ile ilgili her turlu sorunu en az bir kez yasamis deneyimli bir anne olarak buruk buruk gulumsuyorum simdi.  Bu sorunlardan engorgement yani dolu meme rahatsizligi ile de o andan itibaren tanismis olduk, kendisiyle 4-5 ay suren siki fiki bir iliskimiz oldu sonrasinda.

Hastaneden ciktigimiz gun ve gece biz yine duzenli olarak bebegi memeye tuttuk, emmeyince siringa ve saire ile sagilmis sutu verdik.  Verdigimiz sutu olcebildigimiz icin duzgun ve iyi beslendigini biliyorduk (ama tabii o deneyimsiz, endiseli halimizle hep “az” buluyorduk, “Yetiyordur di mi?” endisemizi atlatamiyorduk).  Endisemizin iki ana sebebi memeden emmemesi ve hala kakasini yapmamis olmasiydi.  Cis yapiyordu, bu iyiye isaretti ama hani ya kaka neredeydi?

Hastaneden ciktigimizin ertesi gunu, aksam saatlerinde bebegin ilk muayenesi ve emzirme danismani ile gorusme vardi.  Bebegi muayene icin soydugumuzda cilginca kaka yapti, hem de nasil patlatti, hem de iki kere!  Meconium ile boylece tanismis olduk ve sevincle halaya durayazdik (bu iki sene icinde pek cok sey degismedi bu konuda, hala kizin kakalari bizde halayla, gobekle, hic olmadi alkisla karsilaniyor!  Cocuk sicti gibi boktan bir sebeple sevinc dolacagimi dogumdan once soyleseler gulerdim).  Bilirubin seviyesi iyi cikti, sariligi geciyordu, ona da sevindik.  Sonra ezirme danismanina gectik, “Goster bakayim nasil emziriyorsun” dedi.  Yastigi ve bebegi teoriye gore en duzgun sekilde ayarladim, uc gundur hep yaptigim gibi.  Uc gundur ayni seyi hep ama hep deniyordum, hic ama hic olmuyordu, minik balikkiz memeyi tutup cok cok emmiyordu.  Bu sefer de danisman gorsun diye teoriye uygun actirdim agzini bebisin, kafasini memeye getirdim. Seninki yaBisiB emmeye baslamasin mi?  Sov yapti resmen!  Kaka yapisi da emmesi de boyle seyircilere sov seklinde oldu!

Kuzucugun ilk resmi emmesi orada, danismanin karsisinda oldu. Iki sene sonrasinda hala emiyor.  Son birkac haftadaki azalmayi saymazsak hem de nasil emdi iki senedir.  Katilara basladigindan beri cok guzel yiyor (Baby Led Weaning -BLW uyguladik, cok memnun kaldik, burada bundan haberi olmayan okurlar varsa mutlaka ogrenip uygulamalarini tavsiye ediyorum.  Istedikce emzirmenin gayet dogal bir uzantisi katilardan da istedigini yemesi).

Ben dogdugundan beri kuzuyla beraberim, 16 aylikken krese baslayana kadar bir iki istisna haric hep beraberdik.  O yuzden o bir iki istisna haric biberon bile kullanmadi (o biberon gerektiginde de sagip biraktigim sutu icmemis zilli).  Biz “on demand” yani talebe gore emzirme uyguladik, oyle saate bakip emzirmedim. Bebegin hareketlerini gozlemleyerek “cue” yani isaretleri verdiginde memeyi veriyorsun.  Bu isaretlerden en onemlisi “rooting” denen agzi ve yuzuyle “aranma” isareti, yanagina dokundugunda kafasini cevirip meme yakalamaya calisir gibi yapma.  Cocuk acliktan aglamaya baslamissa cok gec, aglamak cok gec gelen bir isaret, o baslamadan doyurmak gerekiyor.  Kuzucuk 16 ay istediginde emdi, gunduz uykularini koynumda uyudu.

Bizim icin uygun ve mumkundu boyle icice, koyun koyuna bir anne-bebek iliskisi yasamak ve istediginde memeyi verebilmek.  Ama bunun bir luks oldugunun da farkindayim.  Cogu calisan anne kisa bir sure sonra (Amerika’da 8 hafta gibi rezil kisa bir sure!) isine donmek zorunda.  Iste pompalayarak ugras didin emzirmeye devam eden nice anne var, onlarinkinin yaninda bizimki buyuk kolaylikti.  Ama yine de davulun sesi uzaktan hos gelir, isin icinde olunca boyle biberon bile almayan bir bebegin de buyuk zorluklari var.  Devamli bebeklesin, birakip bir yere gidemiyorsun, gitsen de aklin orada kaliyor.  Ben ilk aylarda (daha sik aciktigi donem!) dusa girdigimde bile aceleden ne yaptigimi bilmiyordum.  Her an acikip aglamaya baslayacak diye endise ediyordum.  Duslar bile boyleyken benim cikip gidip orada burada birkac saat kafa dinlemem mumkun muydu? Tabii ki degildi.

Ha ama tabii emzirmenin soyle bir guzelligi var (benim gibi artik “amaaaan” kivamina geldiyseniz hele): cocuk seninle oldugu surece yemegi hazir, istedigi an servis edilebilir.  Ben de bu rahatligi sonuna kadar kullandim.  Iki sene boyunca nerelerde, nerelerde emzirdim.  Emzirme bluzleri gibi birkac lojistik ihtiyaci karsilayip kendinizi hazirlarsaniz oyle “frikik” durumu falan da olmuyor.  Ucak yolculuklarinda (transatlantik dahil) hep iltifat isitiriz, “aaa, ne kadar uslu bebek, gorene kadar ucakta bebek oldugunun bile farkinda degildik” falan.  Neden? Cunku yolun cogunda agzinda meme uyuyor oluyordu!  (Ama iyice tazmanya canavarina dondugu son zamanlarda yolculuk yapmadik ucakla, en son 14-15 aylikken Turkiye gidis donusumuz oldu.  Bu 2 yas sendromlu zilli ile isler daha farkli olur kesin!).

Turkiye’de de vapurda, restoranda, sahilde (gittigimiz her yerde) emzirdim, ya farkettirmedim ya da farkedilse bile tepki gormedim.  Sadece bir kere bu yaz burada (Turkiye degil Amerika’da yani!) kaldirimdaki bankta emzirirken herifin teki booooyle ayi gibi baka baka gecti yanimizdan, rahatsiz edecek sekilde bakti. Yani ortada gorunen bir sey de yoktu, neye bakti o kadar anlayamadim.  Tek “ayi” deneyimim o oldu.  Istedigi yerde, istedigi zaman emzirmenin tek negatif etkisi iki yazdir elbiselerimi giyemiyor olmam (onden dugmeli degiller, yakalari yeterince acik degil).  Ha emzirmeye uygun elbise alabilirdim ama bir de ona para veresim gelmedi.

Emzirme ile ilgili bir cok sorun yasadim, kacinilmaz bunlar.  Bebek memeyi tuttu, emmeye basladi.  Gozyaslarimiz bitti mi sandin? Nerdeee! Daha yeni basliyor!  Daha ufakken dogru durust tutunamiyor “latch” yanlis oluyor.  Meme ucu agizda daha geriye, yumusak ust damaga gelmesi gerekirken onde sert yere geliyor ve emdikce eziliyor (meme ucu acisi normal degil, yasiyorsaniz deminki videoyu izleyiniz, cok guzel anlatilmis bu).  Ilk zamanlarda bu yuzden pek cok kadin gibi ben de cok aci icinde emzirdim.  Resmen aglayarak emziriyordum o zamanlar.  O emmeyi kavradikca, daha guzel tutundukca gecti.

Sonra bir de “overactive letdown/ asiri sut salinimi” olayimiz oldu, yazmistim.  Bunu kontrol altina alana kadar memeyle ne kavgalar etti, ne agladi yirtindi.  Zor zamanlardi.  Uykusu geliyordu, emip uyumak istiyrdu ama sut tazyikli gelince rahat emip uyuyamiyordu, hem aclik hem uykusuzluktan iyice kafayi yiyip ciyak ciyak agliyordu. Emse rahatlayacak ama emmek istemiyor, kafayi ceviriyordu.  Benim sol taraftan daha az sut geliyordu, iyice perisan oldugunda sola yatirinca rahatlayip uyuyordu.  Bu tur bir sorunu yasayip “bu cocuk emmek istemiyor, birakmak istiyor” diye emzirmeyi sonlandiran anneler oluyor.  Halbuki 1 seneden once cocuk kendi istegiyle emmeyi birakmaz normal sartlar altinda.  Ben ittire kaktira emzirmeye devam ettim o krizli zamanlarda, uyguladigim taktikleri demin linkledigim yazimda anlatmistim.

Ha bir de 5 aylik kadarken maymunun gozunun acilmasi var, o da zorladi.  O noktada bu zilli emme konusunda bayagi ustalasmisti, az zamanda acligini giderecek kadar mideye indirebiliyordu.  Iki firt alip kafayi ceviriyordu, etrafindaki dunya daha ilginc oldugu icin etrafini izliyordu.  Dikkati dagilmasin diye odasina cikiyorduk, odasindaki perdelere uzuuuun uzuuuun hayran hayran bakiyordu emmek yerine (duz perde).  O noktada dikkatini versin diye ugrasmak gerekti.  Bu dis dunya ile ilgilenmekten emmeme basladiginda da pek cok anne “ha emmek istemiyor” diye emmeyi sonlandiriyor, yine yanlis cikarim.  Dikkat daginikligi ile basetmenin yollarini bulup devam etmek gerekiyor bir sure.

Bu sorunlari pek cok kadin yasiyor, aciya, bebegin memeyle kavgasina, emmeyip etrafa bakmasina dayanamayip birakiyorlar emzirmeyi.  Ben birakmayi dusunmedim de endiselendim pek cok zaman.  Bu zamanlarda o zaman oturdugumuz sehrin bedava emzirme kliniginden solugu aldik hep.  Bu muhtesem bir hizmetmis, o zaman da degerini anliyordum da simdi daha iyi biliyorum.  Cok guzel ve rahat bir ortamdi, bilgili uzmanlar vardi ve anne-bebek ikilisini desteklemek icin ellerinden geleni yapiyorlardi.  Cocugu emmeden once ciplak ve emdikten sonra bezinin darisini alip tartiyorlardi hassas teraziyle.  Ne kadar emdigini cok iyi olcebiliyorlardi ve ona gore degerlendirebiliyorlardi.  Keske butun annelerin boyle bir kaynagi olsa, ozellikle ilk defa bu isi yapanlarin.

Biz devamli birarada oldugumuz ve istedikce emzirdigimiz icin sut miktarimda hic sorun yasamadim.  Ilk bes ay asiri uretim oldu ve hep doluydu, olur olmaz akiyordu.  Besinci ay falandi, birden memelerimdeki o doluluk gidiverdi.  Ben “eyvah sut bitti” diye endiselendim ve emzirme danismanlari “sut uretimin olmasi gereken miktara geldi, normali bu, o devamli dolu memeler normal degildi” dediler.  Doluluk gitse de daha bir 5-6 ay daha gogus pedi kullanmak zorunda kaldim, cunku sizma oluyordu cok, ozellikle de geceleri.

Ah, geceler!  Hamileyken hep tekrar yuzustu yatabilecegim gunlerin ozlemi icindeydim.  En rahat uyku pozisyonum yuzustu, cok alcak bir yastikla.  Hamilelikte agrilar, koca gobek derken hamile yastigina sarilip yan donup boluk porcuk uykular uyuyordum.  Dogum yapinca yuzustu yatabilecegimi dusunuyordum, nerdeee!  Memeler gece hep daha cok sut uretiyordu, sisiyordu; o halde yuzustu yat uyu mumkunse.  Tekrar yuzustu uykularima kavusmam 14 ay civarinda kuzunun gece emmelerini kesmeyle mumkun oldu.

Gece emmelerini kesmemizin hikayesini iki yazida anlatmistim: bu bir, iste bu da iki.  Bu kuzucugun emmesine ilk mudahalemiz oldu. Gece devamli uyanip emmek istemesinin nedenini hala bilmiyorum.  Bir ihtiyac miydi, yoksa sirf aliskanlik miydi bilmiyorum.  Ama o sekilde daha fazla devam etmemiz mumkun degildi.  Gece emmelerini kestik ama gunduz emmesi tam gaz devam etti.  Emmeye ikinci mudahalemize kadar.  16 aylik kadarken tam gun krese basladi.  Sagip yanina verdigim sutu icmedi: sulugu ile kefir falan cok severek iciyordu ama sutu icmedi. Verince “aaa, icecek bir sey” diye alip, bir firt cekip, “iyyy” diye suratini burusturup geri veriyordu.  Ben de sagmayi biraktim, sabah uyandiginda uzuuun uzuuun emiyordu.  Sonra krese biraktigimda, aldigimda ve gece uykudan once emiyordu.  Haftasonlari beraberken yine istediginde emiyordu.  Haftaici emmeleri yavas yavas azaldi, krese biraktigimda emmek istemeden oyuna dalar olmustu.  Giderek aldigimda ya da babasi eve getirdiginde de istemez oldu.  Sukran gununden beri gece yatmadan onceki emmeyi de istememeye basladi.  Ama haftasonlari, o ayri hikayeydi.

Kuzuyla beraber oldugumuz gunler hep emmeye devam etti.  Hatta bazen yenidogan bebek gibi devamli emmek istiyordu.  Bu blogda cok sikayet ettim, birkac yazida dert yandim, yakin zamanda hem de.  Elinde kitap agzinda meme bana fenalik geliyor diyordum. Kahvaltidan sonra o babasiyla oynarken ortaligi topladim ve sonra geldim koltuga kicimi koydum diyelim.  Babasiyla yaptigi seyi birakip hemen kitabini kapip kucagima cikiyordu.  O noktada “Iki yasina kadar emziririm demistim ama bu halde nasil birakacak bu?” diyordum.  Bir iki canima tak edip vermemeye calistim ama protestolar cok feci oldu, vermemezlik imkansizdi.  Ciddi “yav nasil birakacak bu kiz emmeyi, beraberken cildirtiyor” diye dertlenmeye baslamistim. “Kizim icin sadece memeden mi ibaretim?” diye dusunuyordum, “Soyle huzur icinde kucak kucaga oturup kitap okuyamayacak miyiz meme agizda olmadan?” diye hayiflaniyordum. “Neyse, dur bir su tuvalet isini halledelim de sonra emmeye de sira gelir” diyerek biraz sumenalti ediyordum meseleyi.  O arada okuyup uyguladigim birkac sey, bir iki sansli tesaduf derken hizli bir gelismeyle emmeyi birakmaya bayagi yaklasmis bulduk kendimizi.  Okula da gitse, evde de olsa sabahlari bir 5 dakika emiyor sadece artik.  Bir haftadan fazladir bu durumdayiz.

Buraya kadar sabredip okuduysaniz gormussunuzdur ki iki senedir memeye doymus bir cocuk bizimki.  Gece emmelerini kesme ve krese baslama gibi iki buyuk degisiklik ona biraz empoze edildi ama onun disinda emme ile ilgili tercih ve karar ona aitti.  Tamamen bitirme kararini almasiin bekliyorum su siralarda.  Non-stop emmekten sabahlari 5 dakika emmeye gelisin daha detayli yazmak istiyorum daha sonra.  O 5 dakikayi da sifirlamayi beklemeyebilirim faydali onerileri paylasmak adina, bakalim.  Yazacagim yazacagim deyip yazmadigim cok sey oluyor, sonra kotu hissediyorum.

Neyse, iste boyle.  Daha 1 ay once hic bitmeyecekmis gibi gelen bir emzirme olayimiz vardi, simdi 5 dakikacik.  2 sene once bu zamanlar aci icinde aglaya aglaya endise icinde emzirirken “Su 6 hafta bir gecsin, bir 6 haftayi sag salim atlatalim” diyordum, sonrasinda “Bir 6 aylik olsun, 6 ay emsin, sonra bakariz” dedim.  2 sene tam gaz emzirdikten sonra o hallerime cok uzuluyorum.  Ama oyle, ama boyle; kolayliklariyla zorluklariyla; guzellikleriyle krizleriyle bizim emzirme hikayemiz ozetle boyle.  Yakinda son noktayi koyacagiz gibi gorunuyor. Bir yandan cok hazirim, hevesle bekliyorum, diger yandan da simdiden ozluyorum, eksikligini hissediyorum.  Daha uzatmayayim, arkasi yakinda.

 

Reklamlar

One thought on “Emzirmek

  1. Geri bildirim: Emmeyi/Memeyi Birakmak | Sapkadan Cikan Tavsanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s