25 Ay: Gelismeler, gelismemeler

Bugun kuzucugum 25 ay 4 gunluk.  Biraz once her aksam oldugu gibi banyosunu yaptirdik, pijamalarini giydirdik, dislerini fircaladik, iyi geceler kitabini okuduk.  Ben onu opup babasiyla biraktim, onlar uykuya dalarken ben asagi indim.  Bugun 25 ay 4 gundur ilk defa butun bir gun yavrumun agzi mememe degmedi.  25 ay 4 gundur ilk defa kuzum hic meme istemedi, hic meme emmedi.  Bir suredir devam eden emmeyi bitirme maceramiz da nihayetine ermek uzere. Bir suredir sadece sabahlari 5 dakika emiyordu sadece ve ben her sabah “Acaba bu son emmesi mi, bu son emzirmem mi olacak?” diye emziriyordum.  Ve bu sabah uyandigini duyup yanina gittigimde her zamanki gibi “Annee!” diye beni cagirip yataginda yanina yatirmak yerine kalkmis “Ciss!” diye tuvalete gidiyordu.  Sabah emmek istemedi, zaten 1 ay kadar oldu gunduz hic istemiyor, coook seyrek aksam iyi geceler kitabini okurken istiyordu onu da istemedi ve bu gunu emmeden bitirdik.

Gecen yazim emzirmek uzerineydi, kuzunun emmeyi bitirme surecini ayrica yazarim sonra (cunku ben de “nasil oluyor bu is?” diye okuyup baskalarinin deneyiminden faydalandim).  Sadece iki sey soylemek istiyorum: Birincisi, su anda boyle yazdigima bakmayin bayagi allak bullak bir haldeyim.  Dile kolay bunca sure aramizda varolan bir emme iliskisi vardi ve o artik yok, sevincli ve uzucu ayni anda bu bitis, o yuzden de insani duygusal olarak allak bullak ediyor.  Bunun anneye psikolojik etkisini yasamayanin anlayabilecegini sanmiyorum.  Ne kadar ilgili ve cocukla hasir nesir olsalar da emzirmeyi ve onun duygusal, hormonal, ve fizyolojik etkilerini bunyelerinde yasamayan babalar da bunu anlayamazlar.  Insan bu “bitme” surecinde en cok anlasilmak ve empati odagi olmak istiyor halbuki.  Soylemek istedigim ikinci sey ise benim kuzum gibi meme manyagi bir cocugun salca/aci biber surmeden, bant yapistirip “uf oldu” demeden kendi istegi ile memeyi birakacak duruma gelmis olmasi beni sevindiriyor.  2 yildir en sevdigi caanim memelerden zorla vazgecmek durumunda kalmadi, onlardan igrenmedi.

2 yasina girdigi bu gecen ay icinde emmenin giderek azalmasi ve bu aralar sonlanmasi disinda onemli baska bir gelisme daha oldu.  Ocak basindan beri gunduzleri bez takmiyoruz!  Geceleri hala takiyoruz, onu da atmak icin 1 hafta sureyle geceleri sabahlari bezlerini kuru bulmayi bekliyorum ama hala dolu kalkiyor.  Acelemiz yok, gunduzleri halletmis olmak bile muhtesem.  Arada tek tuk kazalar olmuyor degil ama cook seyrek, yok gibi.

Simdi artik bebeklik defterini kapatmak icin son bir sey kaldi: Emzik.  Meme isini bitirir bitirmez ona da girisecegiz.  Emzigin ucunu delince emzik emmekten ayni hazi almayip birakiyorlar diye okumustum, buna bel bagliyorum, umarim ise yarar.  Evet, gelismeler boyle.  Simdi sira gelismemelerde 😦

Bu sabah 2 yas doktor randevumuz vardi.  Kuzu 25 aylik oldu ama anca Subat’a randevu vermislerdi.  Ilk dogduklari zaman iki haftada, iki ayda bir randevular oluyor ama 2den sonra rutin doktor ziyaretleri senede 1 oluyor.  O yuzden 1 ay sonra olmasi cok da sorun degil.

Doktor randevusu rutindi, klasik bas cevresini olc, boyunu olc, kilosunu olc.  Bir asi yapildi ve bir de kan degerleri olcumu icin kan alindi.  Bundan onceki iki randevusunda (12 ve 18 aylikken) bu olcumler yapilirken bile ortaligi yikiyordu, kilosunu olcmek icin tartiya oturtmak bile zor oluyordu agla agla.  Bu sefer cok usluydu yavrum, onceden anlatmistim o da guzel guzel soyleneni yapti.  Bir tek kan alinirken agladi, ona da sasirmamak lazim.  Islem bittikten sonra hemen toparladi neyse ki.

84.5 cm ve 10.5 kilo olctuler, boyda 27 persentil kiloda 7 persentil oluyor.  Boyda normalde 50 persentil egrisinde cikiyordu, beklenilenden dusuk boy olcumu.  Ama 50 persentil yani 25 ay icin ortalama da 87 cm falan, bir buyume atagi ile tekrar ortalamayi yakalayabilir.  Asil dert kilo.  12-12.5 kilo ortalama deger.  Bizim kiz normalde 30 persentil civari seyrediyordu, 11-11.5 kilo 30 persentil degeri.  Kendi normalinden de 1 kilo kadar eksigi var.  Doktor 4 ay sonra tekrar gelmemizi ve kilo olcumu yaptirmamizi istedi, daha once kilo durumunu hic sorun etmemisti, bu sefer biraz “hmmmm” modunda yaklasti.  Ben de bu duruma bozuldum acikcasi.  Diger acilardan hicbir sorun yok, her sey yerinde, saglik muhtesem (devamli okuldan hastalik kapip durmasina ragmen).

Simdi hemen kayitlara gecmesi adina yaziyorum: KUZUNUN KILOSU BENIM ICIN SORUN DEGIL!  Neden?  Cunku kilo benim icin saglik olcutu degil (ha 2 aylik bebek olsa durum farkli ama bir “cocuk” icin degil).  O neden?  Iki sebepten: 1. Cocugum benim gozumun onunde, ogretmenleri ile de surekli iletisim halindeyiz.  Enerjisi, hareketi, sosyalligi, davranislari, bilissel gelisimi konusunda en ufak bir sorun yok.  Hatta biraz fazlasi var diyebilirim, cok hareketli bir cocuk, hep oyle oldu.  Bunyesi de bayagi saglam, demin de dedigim gibi okuldan surekli bir seyler kapiyor ama (masallah diyeyim) cok sarsilmadan atlatiyor.  Bu hastalik ve burun tikanikliklarinin tek etkisi istah kaybi oluyor.  2. Kilo benim icin saglik olcutu degil cunku ben hayatimin buyuuuuuk bir kismini “underweight” yani siska gecirdim ve siska bir cocuk olmanin ne demek oldugunu cok iyi biliyorum.  Bu cocuk da benden ciktigina gore genetik olarak “siska” yapimi benden devralmis olmasi cok mumkun. Aile icinde bana ciroz, supurge sopasi, kuru kemik torbasi, kuru diye hitabedilirdi.  Sulaledeki ve komsu kadinlar devamli kendi etlerini koparip bana yapistirma onerileriyle karsima cikarlardi 🙂 Annem beni defalarca doktora goturup “Bu kiz cok zayif, buna bir sey verin doktor bey!” diye ricada bulunurdu.  Saglikli oldugumu goren doktorlar da supradyn’i yazip bizi yollardi.  Ictigim balik yaginin, vitaminin haddi hesabi yok.  Ha siskaydim ama domuz gibiydim.  Tiknaz abim her sebepten hasta olur yataga duserken ben sarilik, kabakulak gibi cocuk hastaliklari disinda hastalandigimi bilmem.  Annem de simdi diyor, sen hic hastalanmazdin diye.  30 yasima merdiven dayayana kadar falan 45 kiloydum (boy 170cm), ondan sonra metabolizma yavasladikca kilo aldim.  10 yil ve bir cocuk dogurduktan sonra su anda 60 kiloyum.

Simdi durum buyken benim kuzucugun kilosu normalden 2 kilo dusuk diye karalari baglamami, olaganustu hal ilan etmemi, panige kapilmami kimse beklemesin.  Dedigim gibi kilo saglik olcutu degil benim icin.  Ha ama bu konuda bir seyler yapmaya da calisacagim, biraz kilo almasi icin bazi seyleri degistirmeyi dusunuyorum.  Hic dusunmedigim sey, hic hoslanmadigim sey, cocuga zorla, agzina tikarak yemek yedirmek; bunu yapmam, kendisi yemeye devam etsin istiyorum. Saglikli beslendigini dusunuyorum, yiyecek cesidi acisindan ama doktorun dedigi gibi biraz daha kalorisi bol seylerden onerebiliriz (mesela daha cok  avocado).  Kalorisi bol olsun diye onune sekerleri cikolatalari da yigacak degilim tabii.  Mesela ziyaret sonrasi ozette “bol kalorili yiyecek ornekleri” diye bir liste basmislar, (otomatik hazirlanmis bir sey, doktor buna ne diyor bilmiyorum), bakip da “yok yeaa!” dedigim seyler oldu.  Mesela “agir surup icinde meyve”.  Ben meyveyi taze alip veriyorum zaten cocuga, severek yiyor.  Konserve yiyecek yemiyoruz zaten.  Konserve teneke kutuda vicik vicik sekerli serbet icindeki meyveyi hayatta da yedirmem cocuguma (afet durumlari mecbur birakirsa o haric).

Hastalandiginda istahi kapaniyor, o konuda yapabilecegim pek bir sey yok (doktor da bir sey oneremedi sorunca).  Dun ben de biraz rahatsizdim, butun gun bir sey yiyemedim, o haldeyken biri bana zorla yemek yedirmeye calissa isyan ederdim.  Cocugun bu hallerine saygi duymak gerektigini dusunuyorum.  Ama mesela masada oyun oynama aliskanligi edindi son bir sene icinde, giderek kotulesen ve memnun olmadigim bir durum.  Kesin kurallar koymak gerekiyor, fabrika ayarlarimiza geri donmek istiyorum: yemek yerken skype gorusmesi yapilmayacak, yemek masada yenecek, masada sadece yemek yenecek gibi.  Bizimki yemekten sonra kitap okurken kuru uzum veya meyve olayina alisti, simdi ne de olsa meyve yiyecegim diye yemegi yemeyip sofradan kalkmak istiyor hemen.  Kresten aldigimda arabada yemek icin ille bir seyler istiyor (yine kuru uzum veya meyve gibi), eve gelince de tikanmis oluyor.  Arabada daha az yiyecek verip (hic vermemek zor, ciyak ciyak bebeyle araba kullanmak cok zor), aksam yemegini azicik geciktirirsek fena olmayabilir.  Biraz dusunup hem sofra aliskanliklarimizi, hem de sundugumuz yiyecek cesitlerini bir gozden gecirip bazi degisiklikler yapmamiz gerekecek bu aralar.

Bu kilo olayi bence dert degil ama malesef benden baska herkes icin dert.  Doktor olan babaanne ve dedesi zaten kilosunu hicbir zaman yeterli bulmadilar, kilo ve yemek yemesi konusunda onlarin kafasindaki tabloya uymadigimiz icin pek memnun degiller. Hadi onlarin memnuniyetsizligi uzaktan o kadar etkili olmuyor, bosverilebilir.  Ama babasi da kiloyu begenmiyor.  Her aksam banyodan once tartiya cikiyoruz ve babasi kilo aldigini gorurse seviniyor.  Sofrada devamli bir agzina yedirmeye calisma, israr etme durumu gelisti, ben feci rahatsiz oluyorum bu durumdan (kisisel gecmisim devamli “ye ye ye” israrlari ile dolu oldugu icin galiba).  Bence bu kilo “sorunu”nu cozmek yerine ona katkida bulunan bir sey, normalde kendi kendine yiyen cocuk agzina yedirilmeyi bekliyor, o arada da “ne de olsa yedirecekler, ben kendi istedigim gibi takilayim” diye oyun oynuyor. Dert ettigimiz seyleri cozmek icin yaptigimiz seyler derdimizin sebebi olabiliyor, bunlari da bir gozden gecirmek lazim.

Son olarak baska bir konuda bir gozlemimden bahsedip yaziyi bitirecegim.  Gecenlerde Amerikali bir arkadas yazmisti bloguna, okuyunca tam o siralarda biz de ayni seyleri yasadigimizdan “vay” demistim.  Arkadasin oglan bizimkinden 1 ay buyuk, ipad’de bir oyun varmis arada onu oynuyormus.  2 yasina yaklasirken baska oyunlar da kesfetmeye ve israrla istemeye baslamis.  Cocugun bayagi huysuz, aksi, mizmiz ve israrci olmaya basladigini farketmisler ve ipad olayini tamamen kaldirmislar.  Tam o siralarda biz de “bir bolum susam sokagi izlesin, ogretici program” diye netflixteki susam sokagi bolumlerinden izletmeye baslamistik ipadden.  Ondan once maruz kaldigi tek ekran skype ile aile muhabbeti ve haftada bir tirnagini keserken izlettigim sarkili animasyondu.  Susam sokagi izlerken iyi de ipadi kapatmaya kalkinca felaket oluyordu.  Kuzucuk mizac degistirdi resmen.  Tamam, terrible two diye bir sey var, bu mizmizliklari bekliyorduk ama bizimki gibi uyumlu ve gulec bir cocuk icin biraz asiri oldu vermeye basladigi tepkiler.  Tam o siralarda arkadasin yazdigini okuyunca dedim birakalim biz de.  Ve gercekten de bir iki isteyip de alamayinca normale dondu.  Anladim ki bu yaslarda “kontrollu ekran” diye bir sey yok.  Su yaslarda ekran direkt muptelalik yaratiyor ve bir muptela gibi tepki veriyorlar.  Bahsi gecen iki cocuk da normale donduler ipad erisimleri kesilince.  Arada zayif dusup bilgisayardan barinaktaki kopekler, hayvanat bahcesindeki pandalar, akvaryum vs. live cam goruntuleri izlettigimiz oluyor ama hemen yine israrci mizmizlik hali geri geliyor.  Fishiee fishieeee diye ortaligi yikiyor.  Bu muptelalik egilimi cok korkunc dogrusu.  Zaten istedigini aglayarak yaptirma konusunda bizi acikca test ettigi su donemde hic geregi yok.

Son olarak bizde cok faydasini gordugum bir “kontrol” yonteminden bahsedecegim.  Kontrol tam dogru kelime degil, idare etme yontemi demeli belki.  Bizimki bir iki aydir sayilara cok merakli. Buzdolabindaki rakam miknatislar, cikartmali rakamlar kitabi, rakamlari ogreten diger kitaplar derken sayi sayma konseptine yavas yavas hakim olmaya basladi.  Bir kriz durumu olacagini sezdigimizde hemen saymaya basliyoruz biz de, akli sayi saymaya gittiginde durum sakinlesiyor genelde.  Mesela banyoda sacina dus tutulmasina asiri itiraz etmeye basladi bu aralar, “Bak yirmiye kadar sayalim, saclari durulayalim, 20ye gelince bitecek” diyorum.  Sayma hizini tabii ki ben belirliyorum ve mucizevi bir sekilde (!) sac isi bittiginde “Yirmiiii!” oluyor.  Artik yatmaya cikilacak ama o hala futbol oynama pesinde mi? “Hadi 30a kadar sayip sonra yukari cikacagiz” diye basliyoruz saymaya.  Yai 20’nin 30’un ne oldugunu bilmiyor, 30’a kadar saydigi falan yok ama 1. Onunla bir anlasma yapiyorsun, biraz soz sahibi oldugu hissi olusuyor (galiba) 2. Bir sayiya gelince bir seyin bitecegini biliyor ve kendini ona gore hazirliyor: “sacimin durulanmasini sevmiyorum ama birazdan bitecek/ top oynamaya devam etmek istiyorum ama birazdan bitecek” seklinde. 10dan 5ten geriye saymak da baska durumlarda iyi olabiliyor.

Uc de fotograf koydum, artik yollarim yaziyi kimse beni tutamaz! Zengin bitirisi yaptim yaziya. ( Bu yazi yon degistirip dallanip budaklaninca o kismini kesip baska yazi yapayim dedim! Sneak preview yaptim yukarida zaten, hemen yarin post edecegim. Merakla bekleyiniz anacigim.)

Reklamlar

2 thoughts on “25 Ay: Gelismeler, gelismemeler

  1. Geri bildirim: Cocugum yemek ye! | Sapkadan Cikan Tavsanlar

  2. Geri bildirim: Emmeyi/Memeyi Birakmak | Sapkadan Cikan Tavsanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s