Emmeyi/Memeyi Birakmak

Subat ayi basinda, kuzu 25 aylik olmusken yazdigim yazida o gun ilk defa kizimin hic meme istemedigini yazmistim.  Zaten Ocak ayi boyunca her emzirmem son olacak beklentisi icindeydim, nitekim o yaziyi yazdigim gunun onceki sabahki emzirmem sonuncuymus.  25 aylik emzirme maceramiz Subat basi itibariyle son buldu.  Daha Aralik ayinda tepemden inmeyen, beni gordugunde “memmeee” diyen kuzu kendi istegiyle memeyi birakti ve boyle kolay ve huzurlu bir bitis beni hem sasirtti hem de mutlu etti.  “Daha bitirmemistir, belki bugun ister” diye bekleyerek birkac hafta gecti.  Su anda son emmemizin uzerinden bir aydan fazla sure gecti, ben ancak “Tamam, gercekten bitti” deyip bu yaziyi yazabiliyorum.  Gercekten bittigine dun sabahki muhabbetimizle ikna oldum: Sabah uyandiginda yanina gittim, yataginda uzanmis debeleniyorduk.  Uzerimde yukaridaki 5 aylik fotografinda da gorulen tshirt vardi, icimde bir sey yoktu.  Debelenirken, minciklasirken oturdu, suratima bakti.  “Meme?” dedi.  Uzun zamandir ilk defa.  Ama emdigi zaman meme isterkenki “memee!” deyisinden cok cok farkli bir “Meme?” idi.  Nasil tarif edecegimi bilemiyorum.  Istemek degil de, yoklamak amacli.  Nostaljik neredeyse.  “Aa, bir ara sabahlari uyaninca meme emiyordum ben” seklinde.  “Annecim memede sut kalmadi ki artik” deyince israr etmeden, hicbir sey olmamis gibi oyuna devam etti.

Aralik ayina geri sarayim: Aralikta bir suredir yaptigi gibi ben etrafinda oldugumda tepemden inmiyordu.  Kitabini alip, kucagima kurulup kitabini okurken cok cok cok.  Artik daral gelmisti.  Bir iki kez “yok meme kizim, memeler dinleniyor” falan diyesim oldu ama ortaligi yikti.  2 yasina geldiginde artik emmeyi sonlandirmak istiyordum ama iste boyle aglayip yirtinan, memeeee memeeee diye aglayan bir cocukla bitsin istemiyordum emzirme hikayemiz.  Hemen actim kellymom ve diger emzirme ile ilgili kaynaklardan birkac sey okudum, cogu mantikli geldi, uygulamaya basladim hemen.  Amac emzirmeyi benim sonlandirmam, bitirmem degil onun emmekten, emmek istemekten kendi karariyla vazgecmesiydi.  Onun vazgecisine onayak olacak taktiklerdi oneriler, birazdan bahsedecegim.

Daha onceki yazilarda bahsetmis olmaliyim: Ben bebekken emzirilmemisim ama tam bir emzik hastasiymisim. 2.5 yasimdayken emzigi tuvalete atip “bak o kaka oldu” diyerek biraktirmislar ama icimde ukde kalmis.  4-5 yasinda eczaneye gidip emzik almalarini istedigimi hatirliyorum (kafam yarilmis kaniyordu, “Vah yavrum, ne istersin?” dediler, “emzik” dedim. Bunu net hatirliyorum).  Derya kuzumun icinde boyle bir ukde kalsin istemedim meme ve emme konusunda.  Bebegini bayagi emzirmis bir arkadasim o siralarda 4-5 yasinda olan kizinin hala gelip memelerini oksayip “Guzel memeler, beni beslediginiz icin tesekkur ederim” dedigini anlatmisti.  Ben de kizimin emmeyi ve memeleri boyle hatirlamasini istiyordum.  O yuzden cogu annenin -ozellikle canina tak etmis annelerin- basvurdugu bantlamak, aci surmek, siyah kalemle boyamak gibi yontemlere basvurmamaya kararliydim.  Is oraya gelse belki mecbur oyle bir sey yapacaktim ama sukur gerek kalmadi.

Emzirmeyi sonlandirma ile ilgili diger bir istegim azaltarak bitirmekti, tak diye kesmek yerine.  Bunun hem kuzu icin hem de benim icin daha iyi olacagini dusunuyordum.  Gun icinde sik sik yaptigi bir aktiviteden mahrum kalan cocuk kendini boslukta bulabilir, buna tepki verebilir; bundan kacinmak istiyordum.  Memeyi tak diye kesen anneler hem memede siskinlik/tikaniklik gibi rahatsizliklar hem de hormonlarin ani degisimi ile psikolojik sorunlar yasayabiliyor.  Ikimizin de en az yipranmasi yavas yavas, azaltarak bitirmekle mumkundu.  Azaltarak bitirme yolunda iki buyuk adimi zaten kuzu 1 yasini doldurduktan sonra atmistik.  14 aylik kadarken gece emmelerini -bababeyin buyuk destegi ile- kesmistik.  O zamana kadar zirt pirt uyanip emmeden geri uyumayan zilli birkac gunluk adaptasyondan sonra geceleri istemez olmustu.  Bu ise kalkistigimizda kopek dislerinin cikisi tamamlanmisti, son 4 disin (2. azilar) cikmaya baslamasi bundan 6 aydan fazla bir sure sonra oldu.  Ikinci adim 16 aylikken krese baslamasi oldu.  Sagip yollasam da o sutu icmedi, ben de pompa yapmaktan vazgectim.  Haftaici gunduzleri ve butun geceler emmiyordu ama sabah uyanisindan itibaren benimle oldugu her an kafasina estikce emiyordu, gece yatmadan once son emmesi dahil (memede uyumuyordu ama).  Kresteyken memeden uzak olmaya hic aldirmadi, cunku kreste dikkatini cekecek cok sey var. Arkadaslari, oyuncaklar, aktiviteler, disarida oynama, ogretmenler derken meme aklina bile gelmiyordu herhalde.

Internetten okuyup ogrendigim seylerden biri “cocugun emme ile baglanti kurdugu yerlere oturmayin”di.  Asiri basit bir sey, cok cok mantikli ama benim hic aklima gelmezdi.  Okuyunca “tabii ya, nasil da akil edemedim?” dedim.  Bizimkinin hastaneden eve geldigi gunden beri emerken beraber oturdugumuz sallanan koltugumuz oturma odamizda (Yukaridaki fotograflardan ucunde o koltukta oturuyoruz). Rahat oldugundan ve aliskanliktan ben hep o koltuga oturuyorum.  Oturdugum gibi de zilli kitabini alip gelip kucagima cikiyordu.  Bazen zorla o koltuga oturtuyordu beni hatta.  Ben bu prensibi ogrendikten sonra koltugu kaldirmadik ama koltuga oturmamaya calistim, hatta hic oturmamaya.  Baska bir tavsiye cocugun etrafinda ve erisilebilir olmak ama kendinizi ayakta mesgul etmek.  Cocuktan uzaklastirmiyorsunuz kendinizi ama emmeye davetiye cikaran bir rahatlikta olmak yerine mesela mutfakta isleniyorsunuz.

Azaltarak bitirmedeki en onemli prensip: Do not offer, do not refuse=Teklif de red de etme!  Emzirme jargonudur teklif etmek, ilk gunden itibaren bebege memeyi teklif edersin emerse emer emmezse emmez.  Ilk gunlerde sik sik teklif edilir, bu bitirme doneminde ise hic teklif etmiyoruz.  Onun aklina gelir de isterse “hayir, olmaz, memeler aciyor, memeler uf olmus” vs. vs. demek, cocugu “memeeeee” diye aglatmak yerine baska taktikler uyguluyoruz.  Bu taktiklerden birincisi erteleme, ikincisi limitleme.  Ertelemede cocuk “memee” diye gelince “Kizim/oglum emmek mi istiyorsun?  Once su trenle biraz oynayalim mi?” diye reddemeyecegi bir teklifle karsisina cikiyorsunuz.  Hayir derse israr etmeden memeyi veriyorsunuz.  Benimki lego trenlere pek hayir diyemiyordu.  Ama mesela kitap okumak cok kotu bir alternatif teklifti bizde, cunku kitap okuyarak meme emen bir cocuktu!  Cocugunu iyi taniyan anneler bu tekliflerde basirili olup emmeyi erteleyebilecektir kesin.  Limitleme icin cocukta biraz sayi ve zaman kavraminin olusmus olmasi gerekiyor.  Bunlara tumden hakim olmasi gerekmiyor ama bir fikri olsa iyi olur.  Bunu ozellikle son 1 ayda sabahlari cok kullandik.  Sabahlari yarim saat meme keyfi yapiyordu.  Son ay uyanip cagirinca normal yanina gidiyordum ama “5 dakika emelim sonra cis yapip cicileri giyelim” diyordum.  Emerken de “4 dakika kaldi, 4 dakika em, sonra cis” diye geri sayiyordum, 3,2,1.  Elimde saat dakika tuttugum falan yoktu, oyle kafama gore sayiyordum geri.  Sola gecip oradan da emmek istediginde 3 dakika diyordum.

Bizde Aralik-Ocak aylarinda gerceklesti bu emmeyi birakma sureci.  Bu surede iki uc onemli sey oldu onu memeyi birakmaya cesaretlendiren.  Birincisi: gece emmelerini kesmemizin oncesinde oldugu gibi telkin yaptik bayagi.  “Artik annenin memelerindeki sut bitecek, inekler sana sut yapacak. Ineklerin yolladigi sutu iceceksin” gibi basit telkinler.  Gece emmesi kesme telkinlerini yaparken Turkiye’deydim, “evimize dondugumuzde” diye belli bir zaman vermistim.  Bu sefer bir zaman vermedim, ne verebilirdim ki, bilemedim.  “Artik buyudun” gibi bir sey soylenmemesi tavsiye ediliyor ama ben soyledim dogrusu.  Bu da ikinci onemli faktorle birlesince ise yaradi.  Ocak 1 kizin dogum gunu, iki yasina girdi.  Biz yasgunu olayini abartmasak da 3 kere mum yakildi, pasta yendi, sarki soylendi degisik ortamlarda.  Bir seyler oldugunu, buyudugunu anladi hatta bize hala israrla dedigi uzere “Derya abla.”  Kendisine bebek denmesini kesinlikle kabul etmiyor, cocuk bile cok hosuna gitmiyor.  Derya abla!  2 yasina girdiginden beri abla.

Bu ablalik da aslinda 3. faktorle alakali: Misafir!  Yakin zamanda cocugunu memeden kesmis arkadaslarimin ikisi de bunu anneleri Turkiye’den ziyarete geldiginde yapti ve bu bir tesaduf degil!  Cocugu mesgul eden, aklini memeden baska yere ceken birileri, bir seyler, gezmeler tozmalar isi cok kolaylastiriyor.  Bizim 3-4 gunluk misafirlerimiz bir de bonuslariyla geldiler: Derya’dan 10 ay kadar kucuk kizlariyla!  Derya Aylin’i (Aylay diyor Derya) cok sevdi.  Onun yanindayken ondan buyuk oldugunu, onun ablasi oldugunu idrak etti.  Kreste kendisindan cok daha kucuk cocuklar vardi Kasim ayindan onceki infant/bebek sinifinda, onlara karsi boyle bir ablalik/buyukluk hali yoktu.  Aylin’den sonra onlari hatirladikca “Lev bebek” falan diye bebek olduklarini belirtmeye basladi.  “Aylay bebek, Derya abla!”  Aylin buradayken biz kesinlikle vurgulamadigimiz halde onun annesini emmedigini farketti sanirim (Aylin 10 aylik kadarken birakmisti galiba).  O siralar sabah ve uyku oncesi emmeleri sekmezdi, kresten gelince olan emmeyi bazen unutuyordu bazen istiyordu.  Ben “noel/kis tatili 10 gun evde, tepemden inmez artik” derken Aylin’i gozlemlemekten midir, gun boyu onunla eglenmekten midir bilmem aksamlari yatmadan once istememeye basladi. Butun gun sadece sabah emdigi, aksam da istemedigi bir gun asagi indigimde cok saskindim.  Bunu neye borclu oldugumu tam bilmesem de, sanirim:  Tesekkurler Aylay!!!

Bu saskin saskin asagi indigim aksam “Kiz birakmaya hazir galiba!” dedim.  O geceden sonra geceleri yatmaya hazirlanirken emzigini verdim, istemedikce memeyi gundeme falan getirmedim (Tesekkurler emzik!).  Arada istedigi oldu, verdim.  Ama aslinda o ilk istemedigi geceden sonra gece olayi bitmisti.  Gunduzleri bazen istedigi oluyordu, aklini baska seye celmek kolay oluyordu.  Zaten Aylin’ler gittikten, 2 yasina girdikten sonra gunduz “memee!” dedigi sayilidir.  Sabah emmelerini de 5 dakika, 3 dakika diye sinirlandirmaya basladim.  Hic itiraz etmedi, ama sabahlari o 5 dakika olsa da emmeyi istemeye devam etti.  Ocak ayi boyunca, hemen hemen butun gun tek emmesi o 5 (veya 5+3) dakika oldu.

Subat basi bir sabah uyanmis kuzu, babasi yanindaymis.  Ben geceden uykusuz muydum neydim, kulagimda tikac da var, duymamisim uyandiklarini.  Bu uyanmis, cis demis, babasiyla kalkip tuvalete gitmisler, sonra da odasina donup pek sevdigi donunu, kiyafetlerini giymisler.  Normalde uyandiginda ben yanina gelmezsem o benim yanima gelir, ya yatagina goturur, ya yanima yatar emerdi.  O sabah hic gelmedi.  Ben de bunu bir mesaj olarak aldim, ertesi sabah saati kurup o uyanmadan uyanip asagi indim, kahvaltiyi hazirladim.  Onlar uyanip cis yapip giyinip geldiklerinde de sasaali bir gunaydiiiiin! karsilamasindan sonra hemen masaya oturduk.  Koltuktan sonra yatakta sabah keyfi ile emme arasinda kurdugu baglantiyi da kesmekti amac.  Bir hafta kadar boyle erkenden uyanip asagi fiymamin ardindan sabah emmesini, meme keyfini falan unuttu.  Meme diye aglamadan memeyi birakti.

Dikkat ettiyseniz gece emmelerini kesmek terimini kullaniyorum, cunku o bizim zorumuzla olan bir seydi. Iki gun uykuya dalarken babasina sarilip agladi (neyse ki uzun surmedi).  Ama meme/emmek icin memeyi birakma diyorum, memeden kesme demiyorum.  Cunku bizim ufak durtmelerimiz ve telkinlerimiz olsa da onun istegi ile gerceklesti, onun isteklerini takip ederek vardik bu noktaya.  Ikimiz icin de cok guzel, cok yumusak, cok sorunsuz bitti emme/emzirme hikayemiz.  Sorunlu ve stresli baslangiciyla karsilastirildiginda boyle bitmesi beni cok sevindiriyor.  Emzirebildigime, sorunlariyla-guzellikleriyle 25 ay kuzuma bu en degerli besini verebildigime, emzirme sayesinde bebegimle cok saglam bir duygusal bag kurabildigime cok seviniyorum.  Artik “abla” olmus kizimla rahmime dustugu andan itibaren kurdugumuz sevimli ve gonullu host-parazit iliskisinin sonlanip kizimin gercek anlamda bir “birey” olmasini boyle guzel bir surecle yasamamiza daha cok seviniyorum.

9-10 yaslarindaydim, okula gider gelir, arkadasim Fulya ile saatlerce evcilik oynar, mahallede kostururdum.  Gogsumun sol tarafinda bir agri basladi bir gun, dokununca sertlik ve aci hissediyordum.  O gun okul cikisi Guler teyzelere gidecektim, annem ona oturmaya gidecekti cunku, Guler teyzenin cok sevdigim sebze corbasindan icecektim.  Yalniz bir animizda anneme agrimdan bahsettim, kapinin arkasina gectik, tshirtumu kaldirdi.  Gosterdim, yokladi, “yok bir sey kizim, gecer, buyudugun icin olur boyle” gibi bir seyler dedi.  Sonra Guler teyzeyle gulustuklerini, “gogusler” falan dediklerini duydum.  Bir kiz cocugu olarak memelerimle tanismam o sebze corbasi yiyecegim diye sevindigim gune denk geldi. Bir yandan saskinlik, bir yandan garip bir korku, bir yandan da “ne gerek vardi, ne guzel cocuk cocuk oynayip duruyorduk iste” diye bir hayiflanma sarmisti beni.  Uzun sure alisamadim vucudumun o yeni haline, saklamak icin omuzlarimi one egip kambur yurudum.  Sonra bir noktada alistim yeni vucuduma (alismayip ne yapacaksin?), memeler de siradanlasti.

Memelerimin beni ikinci kez saskinlik ve endise ile doldurmasi ise siradanlasmis memelerimin iki sene once birden tas kesilmeleriyle oldu.  Yakin zamanda yazmistim bunu: Dogumdan sonra hastanedeki iki gunumuzde bebek bir turlu tutunamamis, emememisti.  Biz duzenli bir sekilde pompalamis, sonunda colostrum/onsutu getirmis, bunu bebege oyle ya da boyle vermeye baslamistik.  Ben o colostrumu asil sut saniyordum, tamam sut geldi diye seviniyordum.  Hastaneden cikarken, bebegi arabaya yerlestirirken birden bir sey oldu, memelerim tas kesildi ve feci sizlamaya basladi.  Ben ne oldugunu anlamadigim icin sasirdim, korktum, mastit oldum diye endiselendim.  Meger o an gelmis sutum!  Sevgili memeler, guzel memeler, 9-10 yaslarindaki halime geri dondurduler beni.  Bu sefer biyolojik/evrimsel kaderlerini tamamlamak, icimde buyutup dogurdugum yavrumu beslemek icin tam gaz sut uretmeye baslamislar meger.  Teorisi tam, pratigi sallantida taze anne de ergenligine yeni girdigi zamanki kadar cahil saskin kalakalmis oldu.

Iste 25 ay boyunca hic teklemeden, hatta bazen abartarak sut urettiler memeler.  Yavrum doyasiya emdi.  Emmenin, emzirilmenin fiziksel ve duygusal her ne faydasi varsa tam kuzumda, o acidan icim rahat (high five!).  Simdi bu 25 aylik emzirme hikayemizin sonunda ne memeler, ne ben eskisi gibi degiliz.  Yorgun ama gururluyuz diyebilirim.  Bu yaziya eklemek icin uygun brelfie (breastfeeding selfie/ emzirirken ozcekim) bulmak amaciyla eski fotograflara bakiyordum. Bazen “yeteeaaaaar!” diye sitkimi siyirdigini biliyorum, hatirliyorum ama simdi emzirme hikayemiz bitip gittikten sonra kuzumla koyun koyuna gecirdigimiz o anlar ve emzirme anilarimiz cok kiymetli, cok ozel, cok unutulmaz.  Ben bu aylari, doya doya emzirmeyi hep guzel anacagim.  Umarim kuzum da oyle hatirlar, oyle anar.  Umarim emzirmeyi isteyen tum anneler icin emzirme basindan sonuna hep cok guzel bir surec olur.

Anneeaaaa bittieeaaaa!

Reklamlar

2 thoughts on “Emmeyi/Memeyi Birakmak

  1. bu yaziyi okuduktan sonra biz bu isi nasil kiviracagiz diye kivranmaktan vazgeciyorum. Umarim bizde de mutlu son olur. Emzirmenin verdigi tatmine tamamen katiliyorum. Ben de ozlerim bitince. Derya ablaya da host parazit fikrine de cok guldum.

    • Umarim mutlu son olur. Biraz hazirlik, biraz taktik, biraz da baba destegi gerekiyor. Sizde ne su anda durum? Sen ise baslamistin coktan, ne ara emiyor?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s