Nursemaid’s elbow-Dadi cikigi

Bababey ne zaman konferansa, calistaya sehir disina gitse basimiza bir musibet geliyor.  Bu seferki musibet de “nursemaid’s elbow” oldu, Turkcesi dadi cikigi imis, bir dirsek sorunu.  Buraya yazayim basimiza gelenleri de yasayan olursa ne yapacagini bilsin, gereksiz endise yasamasin.

Daha once yazmisimdir, “single parent” yani tek ebeveyinli ailelere hayret dolu bir saygi duyuyorum.  Hayretim de “Nasil beceriyorlar?”dan kaynaklaniyor.  Bizde bababey’in sehir disinda toplantilari oluyor arada, her geri donusunde bir faciadan cikmis gibi karsiliyoruz onu.  Ozellikle aksam rutini cok cileli oluyor bir basina, sinirler geriliyor, sinirler gerilmeden atlatsak da asiri yoruluyor insan bedenen ve ruhen.  Bir de ustune, her seferinde ya kuzu ya ben hastalaniyoruz.  Bir seferinde kuzunun hafif atlattigi el-ayak-agiz hastaligi bana bulasmis, ben yari baygin birkac gun gecirmistim.  Sagolsun arkadaslar Derya’yi krese goturup getirerek yardimci olmuslardi, o kresteyken ben baygin yatmistim.  Bunu hic unutamiyorum, perisanlik hikayesi olarak.

Bu sefer bababey cok uzun sure gitmeyecekti bile, cok endiseli degildim aslinda.  Gercekten de ilk aksam gayet guzel, huzurlu gecti; kriz yasamadan banyosunu yaptik, yattik, uzatmadan daldi uykuya.  Ikinci gun de kresten aldim, geldim, yemegimizi yedik rahat rahat.  Yukari cikmadan once yarim saat kadar vaktimiz vardi.  Hizlica masayi topladim, oturdum koltuga, bir iki kitap getirdi beraber okumamiz icin.  Oh, yatma vaktinden once sakinlesip uyku moduna gecmek icin cok ideal!  Kucak kucaga kitap okumaca!  Kucaga oturunca farkli islere giristi ama zilli.  Uzerimdeki ceketin onundeki fermuari acip kapatmaya basladi, bir sure boyle fermuarla oynadik.  Sonra fis fis kayikci (yani row row row your boat) oynamaya basladik. Herkesin bildigi sey, cok basit, hep oynanan oyun.  Kucaginda yuz yuze oturdugun cocugun ellerinden tutup ileri geri sallaniyorsun (belden yukari).  Bunu oynadik biraz.  Sonra yine fermuara yoneldi sag eliyle, son elini de belime dogru goturdu, sarilir gibi.  Ve sonra birden ciyak ciyak aglamaya basladi!

Ben sasirdim kaldim, niye agladigini anlayamadim cunku.  Cok agliyor, sakinlesmiyor, niye agladigini anlamaya calismam da hic sonuc vermiyordu.  Fufuu (uf olmak/acimak), elmo bandaid falan dedi.  Susam sokagi karakterli yara bantlari var bizde, onlardan yapistirmami istiyordu, gittim getirdim, actim yapistiracagim ama hala agliyor ve ben nereye yapistirmam gerektigini dahi bilmiyorum.  Bir yandan da “NIYE AGLIYOR YAHU YAVRUCAK?” diye kafalari yiyecegim.  Secenekler: 1. Uykusu geldi, uyku ve yorgunluktan manyadi ondan agliyor, 2. Aksam oldu ve babasi gelmedi, bu aksam da gelmeyecegini idrak etti ona agliyor, 3. Resimli yara bandi istiyor, bunu koparmak icin yaygara yapiyor.  AMAAAAA: 1. Uykusu geldiginde sacma sapan hareketler yaptigi, mizmizlastigi oluyor ama boyle dugmeye basmis gibi birden olan bir sey degil, vites arttirarak gelisen bir surec o. 2. Babasinin yoklugunu anliyor, ucakla gitti ucakla gelecek, yarin aksam gelecek diye anlattigimda bunlarin hepsini anlayip kabul etmisti.  Bir iki babaa dedi aglarken ama baba icin agliyormus gibi degil.  3. Bir sey istediginde, istedigi olmadiginda agladigi, tantruma bagladigi oluyor ama o “isterim” aglamasi daha degisik bir aglama, genelde konusmaya, anlasmaya, pazarliga cevap veriyor o mizmizlanma sirasinda.  Bu teselli edilmez, kuvvetli, canhiras bir aglamaydi.

Butun bunlari simdi geriye bakinca madde madde yazabiliyorum ama o anda bir yandan kizi sakinlestirmeye calisiyorum, bir yandan anlamaya calisiyorum, bir yandan icim parcalaniyor, bir yandan kafamda vizir vizir ne yapsam dusunuyorum.  Bir an ER’a (acile) gitme fikri geliyor ama o anda kalkip gitsek 3 saat icinde ancak bir doktor gorurduk ve saatlerce hastane koselerinde perisan olurduk.  Zaten uykusuz ve yorgun olan kizcagizim da iyice perisan olurdu.  O anda ben neresinin agridigini anlayamiyordum (bilek? omuz?) oyle kirik falan gibi bir goruntu yoktu, morarma-sisme falan yoktu.  Kaptim, yukari ciktik, yukari cikarken “gidelim uyuyalim” deyince sakinlesti biraz.  Kucagimdan inmek istemedigi icin banyosunu yaptirmak kolay olmadi ama yikarken kolunu ve vucudunu inceleme sansim oldu.  Tek gariplik, banyoda artik gayet belirgin farkettigim, sol kolunu kipirdatmak istememesiydi.  Ama terslik kolun neresinde anlayamadim, sorsam da pek aydinlatici bir karsilik alamadim.

Hizli bir banyodan sonra cok dikkatli bir sekilde pijamalarini giydirdim ve yatirdim.  Hemen uyudu.  Sag tarafina donuk uyuyordu, sol el vucudunun yan tarafina yaslanmis ustte oluyordu.  Yattiktan sonra cok sik aglayarak uyandi.  Gidip sss ss deyince ve kolunu rahat bir pozisyona getirince geri daliveriyordu.  Bir sekilde sabahi ettik.

Sabah o da ben de kolu konusunda temkinliydik.  O kolunu dirsekten hafif bukmus sekilde govdesine yapistirmisti ve hic kipirdatmiyordu.  Ben de giydirirken, kaldirirken falan koluna dikkat ediyordum.  Kahvaltiyi ederken kolda bir sorun oldugunu ve doktoru gormenin sart oldugunu anladim, sorunun dirsekte oldugunu da sora sora agzindan aldim.  Bizim hastanede “acil” olmayan bir durumda o gun doktoru gormek icin telefon edip hemsireyle konusman gerekiyor. O anda hemsireyi arasam on saat hatta bekleteceklerdi, ben de aldim kuzuyu goturdum.  Bekleyeceksek orada bekleriz dedim.  Yanima yiyecek, su, kitap falan aldim oyalama amacli.

Saat 9 gibiydi normal randevularimiz icin gittigimiz klinige vardigimizda.  Bekleme odasi bombostu.  Resepsiyoniste gidip durumu anlattim.  “Telefonla aramaniz gerekiyordu” dedi.  Sinirlerim tepeme cikti ama sakin kalmaya calistim.  Cocugu hik dese doktora kosan bir anne degilim, grip/ates/kusma vs. bir durum olsa ve “hmm, doktora gorunme vakti geldi” kararina varsam arar, konusur, soylediklerini takip ederdim.  Daha once normal randevularimiz disinda bir kez gittik, o da 6. hastalik olup atesi bir turlu dusmedigindeydi, boyle yaptik.  Ama bu sefer durum farkliydi, cocuk agri icindeydi ve kolunu kipirdatmiyordu.  “Buradayiz simdi, siz bakin duruma biz gerekirse bekleriz, cocuk aci icinde” dedim.  Fazla uzatmadi, bir hemsireyle gorusmek icin bekleyin dedi.  Bekleme odasinda beklemeye koyulduk.  Kuzu kolunu govdesine yapistirmisti ama bekleme odasindaki boncuklu oyuncaklara da dayanamadi, oynamaya basladi -ama tek eliyle.  Derken bir hemsire bizi cagirdi.

Muayene odalarinin oldugu tarafa goturmek yerine, kapinin yanindaki sandalyelere oturttu, ne oldugunu anlatmami istedi.  Anlattim.  Cocugun kolunu ve hareket(sizlig)ini de goruyordu.  Ancak ogleden sonra bir doktora gorunebilecegimizi soyledi ben de “Ne zaman olursa kabul, sadece daha fazla cani acisin istemiyorum” dedim. Gerekirse onunla hemen yakindaki kresine gider, verdikleri saate kadar orada onunla kalir, sonra geri getiririm diye dusunuyordum.  Iceri gitti tekrar, biz orada beklemeye devam ettik ve kitap okumaya basladik.  Biz kitap okurken bizim kendi doktorumuz isbasi yapmak uzere ofisine geldi.  Bekleme odasina olsak bizi gormeyecekti, girecegi kapinin dibinde oldugumuz icin gordu.  Kuzuyu cok seviyor, merhabalastik ve gitti.  Hemsire geri geldi, “Tamam sizi alabilecegiz, Dr. X sizi gorecek ama biraz beklemeniz gerekecek” dedi.  Ben de tesekkur ettim, orada bekleyecegimizi soyledim.  Hemsire iceri gittiginde birikmis endisem ve sinirim bosaldi, iki saniyeligine agladim sonra kendimi toparladim.  Cocugun agri icindeyken, kanadi kirik kus gibi kolunu govdesine yapistirmis kipirdatmazken karsina burokratik sacmaliklarla ciktiklarinda, isyan da edemediginde iyi geliyor, katartik oluyor.  Kitap okumaya devam ettik.

Biraz sonra hemsire geri geldi, “Gelin Dr. Z (kendi doktorumuz) sizi gorecek” dedi.  Cok sevindim, ne sevindim anlatamam.  Hem cok beklemeden, kuzu aci cekmeden bir doktora gorunebilecektik hem de bu doktor Derya’yi taniyan ve seven kendi doktorumuz olacakti.  Dr. Z’nin bizi orada gorunce hemsireye sordugunu ve durumu ogrenince aradan almaya karar verdigini saniyorum.  Sagolsun, varolsun.

Iceri tarafta kuzuyu tarttilar (10.8kg), sonra muayene odasina gectik ve doktorun bir asistani gelip durumu anlattirip not aldi.  Doktor Z geldiginde yokladi etti “Bir sey deneyecegim” deyip Derya’yi kucagima almami ve saglam sag kolunu sikica tutmami istedi.  Sonra agriyan koluna bir manevra yapti (youtube’da nursemaid’s elbow diye ararsaniz bu manevrayi gorebilirsiniz).  “Aglayabilir, bagirabilir korkma, sikica tut” demisti, bizimkinden gik cikmadi.  Ben de “olmadi herhalde” diye dusunuyordum.  Ama bir baktim bizimki kolunu oynatmaya basladi!  Agriyacak diye temkinli temkinli oynatiyordu ama asistan doktor elinde cikartmalarla gelip “yakala yakala” diye sallayinca her turlu manevrayi yapmaya basladi cakal.  Doktor Z. orada 10-15 dakika kalip gozlem yapmamizi istedi, asistan doktorla cikartmalar boyalar oynadik.  Agrisi gecip cikartmalari alinca keyfi yerine geldi, 15 dakikanin sonunda dans ediyordu ortalikta zilli.  Bu manevra ise yaramasaydi rontgene falan gitmemiz gerekecekti, hic istemedigim bir sey, gerek kalmadigina cok sevindim.

Dr. Z olayi anlatirken “aksam row row row your boat oynuyorduk” dedigimde bu cikiktan suphelendigini ve nitekim dogru teshis oldugunu soyledi. Meger cocugun kollarini boyle cekistirmemek gerekiyormus!!! Fis fis kayikcilar, uctu uctular, no-no!  Siz de cocuklari (ozellikle 1-4 yas arasi) boyle ellerinden, bileklerinden tutup kaldirmali/cekmeli oyunlar oynuyorsaniz iki kere dusunun.  Bu tam bir eklem cikigi degil, dirsek eklemindeki ligament/bag yerinden oynuyor.  Nursemaid’s elbow diye google’da aratinca aciklayici websayfalari, videolar ve gorseller cok cikiyor, merak eden baksin.

Doktor bir kere olunca tekrarlama riski oldugunu, tekrarlamasinin iyi olmadigini soyledi (yalama oluyor, sonra cikip duruyor anladigimca).  Biz simdi bayagi dikkat ediyoruz.  Sokakta elinden tutup yururken kendini birakiveriyor “ucuralim” diye, bunu engellemeye calisiyoruz.  Doktor “Bazi aileler sokakta yurumek icin cocuk tasmasi kullaniyor” dedi. Bahsettigi cocugun sirt cantasina takili bir ip sonucta, bogazina takilmis tasma degil.  Vaktiyle bunun haberi/resmi ile Turkiye’de cok dalga gecilmisti.  O zaman da “Icinde bulunmayan bilemez, cocuga kopek muamelesi yaptiklarindan taktiklarini sanmiyorum” demistim kendi kendime.  Sokaga, arabalarin onune pat diye atlamaya meyilli bazi cocuklari gorunce onlar ve ailelerinin kafa sagligi icin faydali olabilecegini de dusundum sonra.  Elinden tutup yurumeye elverisli olmayip bir de dirsegi nanemolla cocuklar (Bkz: sekil 1-a) icin faydali olabilir!

Boyleyken boyle, basimiza boyle bir is geldi.  Doktordan sonra krese goturdum, gayet hicbir sey olmamis gibi gunune devam etti.  Olur a siz de cocugunuzda boyle bir rahatsizlik gozlemlersiniz, kolunu kipirdatmak istemedigini gorursunuz, sisme morarma olmasa da bir rahatsizlik ve agri vardir, sorun bu olabilir.  Millet youtube’daki cikik duzeltme manevrasi videosunun altina “Sagolun, ER’a gitmekten kurtardiniz beni” falan yazmis!  Youtube videosundan ogrenip kendi kendine bu sorunu giderenler var! Ben sorunun ne oldugunu bilsem de, manevra iki saniyelik bir sey olsa, basit olsa da kendim yapmaya cesaret edemem herhalde (dagda-bayirda olmak gibi ekstrem durumlar haric).  Bir daha olmasin, cesaretimi test etmek zorunda kalmayayim en iyisi.

Uctu uctu’nun ucmasin ucmasin oldugu bir dunya cok eglenceli olmayacak ama dirsek onemli!  Yavrun aci cekerken caresiz olmak ise cok kotu.  Keske hic canlari acimasa, onlarin yerine bize gelse agri, aci, hastalik.

Dun gece de ayri macerali gecti malesef.  Ozetle kuzucuk gece 4 kere uyandi, 3 kere kustu, 2 kere ust-bas-yatak ortuleri degisti.  Bir mide virusu oldugunu saniyorum.  Babasi da grip gibi hasta zaten.  Onlar kucak kucaga hasta yatip uyudular, ben kusmuk yikadim, eewewew.  Hic hastaliktan kustugu yoktu, bu aralar mide virusleri ortalikta fink mi atiyordur nedir, gecen gunkunun ustune yine kusmuklu bir gece oldu.  Neyse ki sabaha iyiydi, kendine gelmisti.  Kuzular hasta olmasin, olanlar da hemen iyilessin, kiyamiyor insan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s